Peygamberimizin Medine’ye hicretinden önce İslâmiyeti kabûl edip, Medine’nin ilk müslümanlarından olmakla şereflenen sahâbî. Adı Abdullah bin Atîk bin Kays bin Esved bin Berâ bin Ka’b bin Ganem bin Seleme bin Hazrec-i Ensârî’dir. Soyu ve kardeşi Cebr bin Atîk hakkında başka rivâyetler de bildirilmektedir. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. Hicretin 12. (m. 633) yılında Yemâme harbinde […]
Archive for Şubat 24th, 2017
Günün Ayeti Kerimesi
“Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır… ” (Bakara, 2/257)
Günün Hadisi Şerifi
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا أَتَاكُمُ الزَّائِرُ فَأَكْرِمُوهُ Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Ziyaretçiniz geldiği zaman ona ikram ediniz.” (Hadîs-i Şerîf, Feyzu’l-Kadîr)
CÜNÜP KİMSEYE BEŞ ŞEY HARAMDIR
1- Namaz kılmak. Tilâvet ve şükür secdesi yapmak da haramdır. 2- Kur’an okumak niyetiyle bir âyet bile olsa Kur’ân-ı Kerîm okumak. (Duâ niyetiyle olursa caizdir. Mesela Fâtiha-i Şerîfe’yi duâ niyetiyle okuyabilir.) 3- Kur’ân-ı Kerîm’e -bir âyet veya yarım âyet bile olsa-el sürmek, dokunmak. Üzerinde âyet-i kerime yazılı bir levhayı, kâğıdı el ile tutmak. 4- Kâbe-i […]
İNSANLARIN EN HAYIRLISI İNSANLARA FAYDALI OLANDIR
Meşhûr Seyyâh İbn-i Batûta (1304-1369), Seyâhatnâmesi’nde der ki: Dimaşk (Şam)’da pek çok vakıf vardır ki bunların çeşitlerini ve gelirlerini saymak imkânsızdır. Bu vakıflardan bazıları şunlardır: Hacca gitmeye gücü yetmeyenler için vakıflar: Fakirlere Beytullâh’ı ziyârete yetecek meblağ verilir. Fakir âile kızlarına çeyiz vakfı. Esirleri esâretten kurtaran vakıf. Ebnâ-i sebîle (yolda kalmışlara) yardım vakfı: Yiyecek ve giyecekleri […]
SA’D BİN EBÎ VAKKAS’IN DUÂSI
Hz. Ömer’in halîfeliği zamanında Kûfe’den bazı kimseler Medîne-i Münevvere’ye gelip valileri olan Sa‘d bin Ebî Vakkas’ı şikâyet ettiler, hatta “Namazı iyi kıldırmıyor!” dediler. Hazret-i Ömer hemen işin doğrusunu öğrenmek için Muhammed bin Mesleme’yi birkaç kişi ile Kûfe’ye gönderdi. Muhammed bin Mesleme, Hazret-i Sa‘d’ı alıp her kabîlenin mescidine gittiler. Onun hâlini sordu. Herkes, onun iyi hâllerini […]
TEMİZLİK ÎMÂNDANDIR
İslam dini maddî ve mânevî tahârete; temizliğe büyük ehemmiyet vermiştir. Bu iki kısımdan biri diğerinden ayrılmaz. Hatta bunlardan her biri bir bakımdan maddî ise diğer bakımdan mânevîdir. Abdest gibi. İslam’da maddî şeylerle kirlenen bir vücûdu, bir elbiseyi, bir mekânı temizlemek bir vazîfe olduğu gibi günahla yani manevî kirlerle kirlenen bir ruhu da temizlemek bir vazîfedir. […]
Altınlar Ağıza, Dil Keseye
Bir adam hem cimri, hem de geveze imiş. Böyle dâimâ kesesi kapalı, ağzı açık olmasına işâret etmek için nüktedan biri, birgün ona: “Altınlarını ağzına al, dilini kesene koy!” demiş…
PEYGAMBER EFENDİMİZİN BİR MUCİZESİ
Bedevîlerde müsafirden hoşlanmayan bulunsa bile âdab ve örfe riâyet edip fikrini açığa vuramazdı. Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz Hazretleri böyle bir bedevînin çadırına müsafir olmuştu. Bedevînin hanımı, müsafirin teşrifine çok sevinip kocası için hazırlamış olduğu mercimek çorbasını getirerek yemesini rica etti. Gelenin kim olduğunu bilmeyen bedevî, çorbasının müsafire verilmesine fena halde canı sıkıldı. Lakin sesini çıkaramadı. O […]
“AHLÂKINIZI GÜZELLEŞTİRİNİZ”
Edeb, zahirin ve bâtının yani hem için ve hem dışın güzelleşmesi, güzel ahlâkla bezenmesidir. Edeb kulda ancak güzel ahlâkların kemâle ermesi ile tamamlanır. Resûlullâh (s.a.v) Efendimiz: “Ahlâkınızı güzelleştiriniz.” buyurmuştur. Resûlullâh (s.a.v) Efendimiz buyurdular: “Bir babanın çocuğuna verdiği en değerli hediye iyi bir terbiyedir.” “Çocuğun babası üzerindeki hakkı, ona güzel bir isim vermesi, yerini, yuvasını güzel […]
ÖFKE ŞEYTANDANDIR
ÖFKE ŞEYTANDANDIR Kötü bir ahlâk olan öfke, külün altındaki köz gibi kalbde saklı olan bir ateştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ümmetine bu kötü ahlâktan sakınmalarını emredip buyurdular: • “Öfkelenmekten sakının. Zira öfke, âdemoğlunun kalbinde ateş yakar. Öfkelenen birini görmez misiniz; gözleri nasıl kızarır, şah damarları nasıl şişer? Biriniz öfkeleneceğini hissettiği zaman ya uzansın veya vücudunu yere […]
‘ARKADAŞINI AL, BERABERCE CENNETE GİRİN’
Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Resûlüllah (s.a.v.) ile beraber bulunuyorduk. Bir ara azı dişleri görülecek şekilde gülümsedi. Sebebini sorduğumuzda şöyle buyurdular: -Ümmetimden iki kişi Allâh’ın huzuruna gelirler. Birisi, -Yâ Rab, benim bunda hakkım var; hakkımı bundan al, bana ver, der. Allah Teâlâ da ötekine, – Hakkını ver, buyurur. Adam, -Yâ Rab, bende sevap nâmına bir şey […]
Ağızdaki Taşın Hikmeti
Birgün hazret-i Ebû Bekr ‘r.a.’, hazret-i Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem Nebiyyi muhterem ve habîb-i mükerremin ‘s.a.v.’ huzûr-ı şerîflerinde, se’âdetle otururlarken; Bir bedbaht kötü huylu kimse; bir edebsizlik edip, Ebû Bekre dil uzatıp, yakışıksız sözler söyledi. Hazret-i Server-i kâinât; o edebsiz, Ebû Bekre edebsizlik etdikce; birşey söylemez, ba’zan da tebessüm eder idi. Hazret-i Ebû Bekr; […]
