Cemaatle namaz kılınırken imam ile cemaatin yerleri hükmen bir olmalıdır. Aralarında yüksek bir duvar olup imam görülmez veya sesi işitilmezse imama uymak sahih olmaz. İmamın sesi kâfi gelmezse cemaatten biri tarafından iftitah ve intikal tekbirleri cehren (sesli) alınır. Rükûdan kalkarken cehren ‘Rabbenâ leke’l-hamd’ denilir. Selâm da cehren verilir. Bu, bir tebliğ ve i’lamdır. Şu kadar […]
Archive for Şubat 11th, 2017
Günün Ayeti Kerimesi
“Ba şı nı za her ne mu si bet ge lir – se, ken di yap tık la rı nız yü zünden dir. O, yi ne de ço ğu nu af fe der.” (Şûrâ, 42/30)
Günün Hadisi Serifi
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا سَأَلَ اللهَ أَحَدُكُمُ الرِّزْقَ فَلْيَسْأَلِ الْحَلَالَ. (الجامع الصغير Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Biriniz (Allâhü Teâlâ’dan) rızık istediği zaman helâl olanı istesin.” (Hadîs-i Şerîf, Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)
Günün Hadisi Şerifi
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ فُتِحَ لَهُ بَابُ خَيْرٍ فَلْيَنْتَهِزْهُ فَإِنَّهُ لَا يَدْرِى مَتَى يُغْلَقُ عَنْهُ. (شهاب Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kendisine bir hayır kapısı açılan kimse bunu fırsat bilsin (bundan istifâde etsin). Zîrâ o, bu kapının ne zaman kapanacağını bilemez.” (Hadîs-i Şerîf, Kuzâî, Müsnedü’ş-Şihâb)
KONUŞMADA SAKINILACAK ŞEYLER
Müslüman, konuşurken şunlara dikkat eder: 1- Münâkaşa ve mücâdeleden uzak durur. Çünkü bunlar düşmanlığın anahtarıdır. 2- Din kardeşini kötülemez. Zîrâ kötülemek kişinin kalbini Müslüman kardeşinden nefret ettirir. 3- Gıybet etmez. Müslüman, gıybet etmediği gibi gıybet edenleri de dinlemez. 4- Koğuculuk yapmaz. (Koğuculuk bir kimsenin sırrını, duyulmasını istemediği şeyi başka birine götürmektir.) Ancak anlatmakta dînî bir […]
Günün Sözü
İnsan bunalınca O’ndan başkasını çağırmaz. Allah’ım der. Ama dertten kurtulunca yine çer çöpe takılır. (Mevlâna)
Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri
Bağdat’ın genç hatibi Cüneyd 7-8 yaşlarındadır. Bir gün babasını ağlarken görür. -Neler oluyor baba? -Dayına (Sırriyi Sekati Hazretlerine) zekât için bir kaç gümüş yolladım, almadı. Yoksa ben ömrümü Allah adamlarının beğenmediği şeyleri kazanmak için mi geçiriyorum? -Müsaade edersen bir de ben deneyeyim. -Alacağını zannetmem ama sen bilirsin. Nurlu çocuk dayısına gider ve gümüşleri uzatır. Büyük […]
NAMAZLARDA KIYAM: AYAKTA DURMAK
Kıyam, farz ve vâcip namazlarda farz olan bir rükündür, bir esastır. Kıyâma (ayakta durmağa) gücü yeten kimsenin bir farz veya vâcip namazı oturarak kılması câiz olmaz. Bir hasta, bir yere dayanarak ayakta namaz kılabiliyorsa farz namazları oturduğu hâlde kılamaz. Bir müddet ayakta kılmaya gücü yeterse o kadar ayakta durur, sonra oturarak namazını bitirir. Hatta yalnız […]
NAMAZIN EHEMMİYETİ
Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Beş vakit namaz büyük günahtan sakındıkça aralarındaki diğer günahlara keffâret olur.” “Kıyâmet gününde kulun ilk bakılacak ameli namazıdır. Eğer o tam bulunursa diğer amelleri de kabûl edilir, eğer noksan bulunursa diğerleri de kabul olunmaz.” “Muhakkak ümmetimden iki adam namaz için dururlar, rükû ve secdeleri de birdir. Lâkin onların namazları arasındaki derece […]
GÜZEL VE FAYDALI İŞLERLE MEŞGUL OLMAK
İnsan dünyâda ve âhirette kendisine faydalı olacak şeyler ile meşgul olmalı, kıymetli vakitlerini faydasız şeylere sarf etmemelidir. Sonra pişmanlık fayda vermez, telâfisi mümkün olmaz. Allâhü Teâlâ (En’âm Sûresi, 151. âyet-i kerîmesinde) (meâlen): “…Kötü şeylerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın…”buyurmaktadır. Kötülüklerin ve diğer günahların âşikâre yapılması da, gizlice yapılması da haramdır. Bunlar insanların gözlerinden gizli kalsa […]
EBÛ ZERRİ’L-GIFÂRÎ HAZRETLERİ
Ebû Zer (radıyallâhü anh), ilk îman edenlerin beşincisidir. Resûl-i Ekrem (sallallâhü aleyhi ve sellem) onun hakkında: “Sözüne Ebû Zer’den daha sâdık adam dünyaya gelmedi, ümmetimin en zâhidi ve en sâdıkı Ebû Zer’dir” buyurmuştur. Ebû Zer (r.a.), zühd ve takva yoluna gider, günlük nafakasından fazlasını sadaka verir ve herkesin böyle yapmasını arzu eder, herkesin, kendi gibi […]
FIRSATI GANÎMET BİLENE MÜJDE
Evliyâdan Hâtem-i Esam hazretleri bir topluluğa uğradı ve: “Şu üç şey sizde varsa müjdeler olsun. Bunlar yoksa cehennemde azab olunursunuz.” dedi. “O üç şey nedir?” dediler. Buyurdu ki: • “Daha fazla ibâdet ve itâatle geçirmediğiniz için geçmiş günlerden dolayı pişmanlık ve üzüntü duymak. • İçinde bulunduğunuz vakitte çokça tevbe ve istiğfarda bulunmak. Bu vakit tevbe […]
SULTAN ABDÜLHAMÎD
HAN’IN EŞİ MÜŞFİKA HANIM ANLATIYOR: “KADINIM, HAKKINI HELAL ET” İstanbul, Beşiktaş’ta Serencebey yokuşunu çıktıktan sonra en sonda sol kolda eski üç katlı, fakat gayet mütevazi bir evde büyük Osmanlı hânedânının son temsilcilerinden olan Sultan İkinci Abdülhamîd Han’ın değerli eşi Müşfika Hanım, kızı Ayşe Sultan ile birlikte oturuyorlardı. Bir hünkârın eşi ve kızı olarak senelerce yaşadıkları […]
ODUNCU İLE ŞEYTAN DÖVÜŞÜ
Odunculukla hayatını kazanan bir zat vardı. Allah’a karşı kulluk” vazifesini yapar, kimsenin ekşisine tatlısına karışmazdı. Bu zahit kişinin bulunduğu köyün yakınında bir köy daha vardı, onlar da dağda kutsal diye kabul ettikleri bir ağaca taparlar, ondan meded beklerlerdi. Oduncu, bir gün: «Şunların Allah diye taptıkları ağacı kesip odun edeyim, pazarda satarak ekmek parası kazanırım; hem […]
PEYGAMBERİMİZ’İN PEHLİVANI YENMESİ
PEYGAMBERİMİZ’İN PEHLİVANI YENMESİ Kureyşlilerin en güçlü ve o güne kadar sırtı yere getirilemeyen pehlivanlarından Rükâne birgün, Mekke vâdîlerinden birisinde, peygamberimize rastlamıştı. Peygamberimiz (s.a.v.) ona “Ey Rükâne! Sen hâlâ Allah’tan korkmamakta ve seni dâvet ettiğim şeyi kabul etmemekte direnip duracak mısın?” diyerek kendisini İslâmiyete dâvet etti. Rükâne “Eğer söylediklerinin hak ve gerçek olduğunu bilsem sana tâbi […]
KEFEN SOYANIN HALÎ
Arif-i Billah’tan birisi, Bağdat caddelerinde dilenen kör bir dilenciye rastladı. Allah’ın suçsuz yere hiçbir belâ vermeyeceğini bilen Allah dostu: «Sana ne oldu da gözlerin kör oldu? Sonradan mı oldu, ana doğma mı körsün?» diye sordu. Âmâ sonradan gözlerinin kör olduğunu söyledi ve başından geçen hadiseyi şöyle anlattı: – Ben vaktiyle kefen soyardım. O zaman gözlerim […]
