“Kim bir hasene (iyilik) ile gelirse ona on misli verilir, kim de bir seyyie (kötülük) ile gelirse o ancak misliyle cezalandırılır ve hiç¬birine haksızlık edilmez.”(En ‘âm Sûresi, âyet 160)
Archive for Şubat 14th, 2017
Günün Hadisi Şerifi
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اِستَكْثِرُوا مِنَ الْإِخْوَانِ فَإِنَّ لِكُلِّ مُؤْمِنٍ شَفَاعَةً يَوْمَ الْقِيَامَةِ. (كنز Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Mümin kardeşlerinizi çoğaltınız. Zîrâ kıyamet günü (kâmil ve sâlih) her müminin şefâat etme salâhiyeti vardır.” (Hadîs-i Şerîf, Kenzü’l-Ummâl)
Günün Hadisi Şerifi
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَا أُوذِىَ أَحَدٌ مِثْلَ مَا أُوذِيْتُ فِي اللهِ. (كنز Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Hiçbir kimse benim Allah yolunda uğradığım eza ve cefanın bir misline uğramamıştır.” (Hadîs-i Şerîf, Kenzü’l-Ummâl)
Günün Sözü
Anladım ki işi, sanat Allah’ı aramakmış. Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış. (Necip Fazıl Kısakürek)
ABDULLAH-I DEHLEVÎ
Hindistan evliyâsından. Silsile-i aliyye denilen büyüklerden olup, seyyiddir. 1745 (H. 1158)’te Hindistan’ın Pencab şehrinde doğdu. 1824 (H. 1240) senesinde Delhi’de vefât etti. Kabri Şâhcihân Câmii yakınındaki dergâhındadır. Binlerce seveni her zaman ziyâret edip, feyz almaktadır. Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin babası, Abdullatif Efendi âlim, sâlih, zâhid, dünyâya rağbet etmeyen, yüksek haller sâhibi Kâdirî yolunda bir zât idi. […]
PEYGAMBERİMİZİN (S.A.V.) BÜYÜK MERHAMETİ
İslâm’ın garîb devirlerinde adedi zaten az olan Müslümanlardan bazıları Kureyş müşriklerinin tazyikiyle yurdunu terk edip Habeşistan’a hicret etmiş, edemeyen zayıf Müslümanlar ise türlü türlü işkencelere uğramışlardı. Peygamber Efendimizi (s.a.v.) himâye eden amcası Ebû Tâlib de vefât edince Kureyş müşrikleri iyice azıtmıştı. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v), Mekke hâricindeki kabîleler arasında dîni yaymaya sürat vermek istedi ve […]
SA’D BİN MUÂZ (R.A.)
Sa‘d bin Muâz radıyallâhü anh hazretleri Ensâr’dan ve Evs kabîlesinin Abdüleşhel oğullarındandır. Künyesi Ebû Amr’dır. Evs kabîlesinin reîsi olup annesi Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) İkinci Akabe’de bîat edenlerden Kebşe binti Râfi‘’dir (R. Anhâ). Hazret-i Sa‘d, Mus‘ab bin Umeyr (r.a.) vasıtasıyla Müslüman oldu. Onun Müslüman olması üzerine bütün Abdül- eşhel oğulları İslam diniyle müşerref oldular. Ensâr’dan âilece […]
TALEBENİN EDEPLERİ
• Hocasını gördüğünde selâm vermeli, • Hocasına hürmetkâr olmalı, • Edepli olmalı, • Derse vaktinde hazır olmalı ve derste dikkatli olmalı, • İyi arkadaş seçmeli, • Kitaplarını güzel kullanmalı, onlara hürmetsizlik etmemeli, • Sual sormaktan çekinmemeli, • Çalışkan olmalı, • Öğrendiklerini tekrar etmeli, not tutmalı ve derslere ara vermemeli • Güzel yazı yazmalı, • Dersi […]
MEVLÂNÂ DERVÎŞ MEHMED (K.S.)
MEVLÂNÂ DERVÎŞ MEHMED (K.S.) Mevlânâ Derviş Mehmed es-Semerkandî, el-Emkenevî (k.s.) hazretleri Silsile-i Sâdât’ın yirminci halkasıdır. Dayısı ve Silsile-i Sâdât’ın on dokuzuncu halkası olan Hâce Muhammed Zâhid (k.s.) Hazretlerinin en büyük müridi ve halifesidir. Daha önce her ne kadar Hâce Ubeydullâh-ı Ahrâr Hazretlerine intisab etmişse de terbiyesi, kâmil ve mükemmil mertebesine ulaşması ve halifeliğe icâzeti Muhammed […]
‘SİLÂHINI TESLİM ET ONA!’
Ahzab Harbi’nde, hendek kazmaktan yorulan Sa’d bin Muaz (r.a.), Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz’in yanında oturmuş dinleniyordu. Bu esnada, toprak taşıyan Zeyd bin Sâbit (r.a.)’in çalıştığını görünce, ona işaret ederek; ‘ Yâ Resûlellah, dedi, Allâh’a hamd olsun ki, bunun babası beni sağ bıraktı da, sana îmân etmek şerefini bana nasip eyledi. Buas günü, ben bunun babası Sâbit […]
Onlar Oruç Tutmadılar
Peygamberimiz bir gün ashabına oruç tutmalarını emrederek: – Ben izin vermeden kimse orucunu açmasın, buyurur. Herkes orucunu tutar. Akşam olunca, teker teker müracaat edenlere, iftar müsaadesi verir. Bu arada bir adam gelerek: – Ya Resulullah! İki genç kız oruç tuttu ve yoruldular. Zat-i alinize gelmeğe utanıyorlar. Müsaade buyurursanız iftar etsinler, dedi. Resul-i Ekrem (s.a.v.) müsaade […]
BEŞ VAKİT NAMAZ GÜNAHLARA KEFFARETTİR
Allâhü Teâlâ Hûd Sûresinin 114. âyet-i kerîmesinde (meâlen) “Ve namazı gündüzün iki tarafında ve geceden de gündüze yakın saatlerde dosdoğru kıl. Hasenât seyyiatı giderir (Beş vakit namaz günahlara kefaret olur.) Bu namaz zikir ehline bir va’zdır.” buyurmaktadır. Bu âyet-i kerîme beş vakit namazın farz olduğunun açık bir delilidir. Nitekim beş vakit namazın farz olması diğer […]
