Archive for Mart, 2016

ERTUĞRUL TAYYARESİ

Mart 18, 2016

Çanakkale cephesinde tayyare (uçak) sıkıntısı son haddini bulmuştu. Harbiye Nezareti Edremit topraklarına düşüp iki parça olan Ertuğrul tayyaresini gemiyle İstanbul’a getirtti, Yeşilköy’deki fabrikada tamir ettirdi ve 23 yaşındaki pilot Mülâzım-ı Evvel (Teğmen) Cemal Efendi ile Çanakkale Cephesi’ne yolladı. 7 Mart 1915 sabahıydı. Cemal Efendi mutad keşif uçuşlarından birine çıkmıştı. Dikkatle boğazı taradı, fakat Türk mayınlarından […]

No Comments »

ÇANAKKALE’DE DENİZALTILAR SAVAŞI

Mart 18, 2016

Gelibolu Yarımadası’nda kara savaşları devam ederken 5. Ordu’nun bütün ihtiyaçları İstanbul’dan temin ediliyordu. Kara ve demiryolu nakliyatı zor olduğu ve uzun zaman aldığı için cepheye deniz yoluyla ulaşılıyordu. Deniz sevkiyatının durdurulması 5. Ordu’nun cephanesiz, askersiz ve yiyeceksiz kalması demekti. 18 Mart 1915’te denizde aldıkları büyük mağlubiyetten sonra kara savaşlarında da istedikleri neticeyi alamayan İtilaf Devletleri […]

No Comments »

MUAVENET-İ MİLLİYE’NİN GAZASI: Goliaht Nasıl Batdı?

Mart 18, 2016

Çanakkale harbinde İngiliz-Fransız donanması Gelibolu’da geceli gündüzlü her tarafa ateş yağdırıyordu. Osmanlı bahriyesi Morto limanındaki düşman zırhlılarına karşı bir torpido hücumu yapılmasını kararlaştırmış; bu son derece zor ve tehlikeli iş için 29 Nisan 1915 günü “Muavenet-i Milliye” torpido muhribi vazifelendirilmişti. Muavenet-i Milliye bütün ışıklarını söndürmüş, karanlık gecede ilerliyordu. Muavenet-i Milliye ile İngiliz zırhlısının arasında 600 […]

No Comments »

Hamiltonun Çanakkale hatıralarından..

Mart 18, 2016

7 Nisan 1915, İskenderiye; Yahûdîlerden faydalanacağımıza inandım. Onları kendi çıkarlarımız için istismâr edip Yahûdî gazetecilerin ve

No Comments »

ALIN TERİ

Mart 18, 2016

İmam Kazım (a.s) kendi tarlasında çalışmakla meşguldü. Fazla faaliyet İmamdın bütün vücundan terler akıtmıştı bu arada Ali ibni Ebi Hamza-i Bata ini geldi imamın yanına, ve o manzarayı görünce: – Kurban olayım, niçin bu işi başkalarına bırak mıyorsun? diye sordu. – Niçin başkalarına bırakayım? Halbuki benden daha üstün kişiler bile, daima bu gibi işlerle meşgul […]

No Comments »

Azman Dede

Mart 18, 2016

Azman Dede Balıkesir`de son gömdüğümüz Çanakkale gazisi İvrindi’nin Mallıca köyünden 104 yaşında Azman Dede idi. Gençliğinde iki metreyi şkın boyu,dev  görünümüyle insan azmanı sayılmış herkes ona azman demeye başlamış,soyadı kanunu çıkınaca da Azman soyadını almıştı. Esas ismi adeta unutulmuştu.Yıllar önce bir yerel araştırma sırasında Mallıca köyü kahvesinde kendisiyle görüştüm. Kulakları ağır işitiyordu. Köylülerden biri yardımcı […]

No Comments »

Günün Ayeti Kerimesi

Mart 17, 2016

Allâhü Teâlâ buyurdu:”…Şüphe yok ki namaz mü’minler üzerine muayyen vakitlerle yazılı bir farzdır.”(Nisâ Sûresi, âyet 103)

No Comments »

Günün Hadisi Şerifi

Mart 17, 2016

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ اللهَ تَعَالَى يُحِبُّ أَبْنَاءَ السَّبْعِينَ وَيَسْتَحْيِى مِنْ أَبْنَاءِ الثَّمَانِينَ‏.‏ (حل Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Allâhü Teâlâ (mümin olarak) yetmiş yaşına ulaşanları sever, seksen yaşına ulaşanlara da azâb etmez.” (Hadîs-i Şerîf, Ebû Nuaym, Hilyetü’l Evliyâ)

No Comments »

SON NEFESTE ŞEYTANIN HÎLESİ

Mart 17, 2016

  Mümin’in ruhu çıkarken susuzluğu artıp ağzı kurur. İşte o vakit şeytan bu hali fırsat bilip sevinir ve müminin yanına gelir. Elinde bir bardak buzlu su gösterir. Hasta harâretinin şiddetinden iştahla o bardağı isteyince, -Allah muhâfaza- dînini terk et de vereyim, der. Mümin kabul etmeyince ayağı tarafına gelir. Bardağı ona karşı tahrik ederek iştahını artırır. […]

No Comments »

BEKİR BİN ABDULLAH MÜZENÎ

Mart 17, 2016

Tâbiîn’in tanınmışlarından. 108 (m. 762)’de vefât etti. Ebû Hâtem; Alkame bin Abdullah el-Müzenî’nin, Bekir bin Abdullah’ın kardeşi olduğunu söylerse de, âlimler, kardeşi olmadığını bildirmişlerdir. Bekir bin Abdullah el-Müzenî, Enes bin Mâlik, İbn-i Abbâs, İbn-i Ömer, Mugîre bin Şû’be, Ebû Râfî es-Sâig, Hasan el-Basrî, Hamza, Urve bin Mugîre bin Şû’be, Ebû Temime el-Huceymî ve başkalarından hadîs-i […]

No Comments »

SILA-İ RAHİM

Mart 17, 2016

Bir adam Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) geldi ve: “Benim akrabalarım var. Ben onları ziyaret ediyorum, fakat onlar beni ziyaret etmiyorlar. Ben onları affediyorum fakat onlar bana zulmediyorlar. Ben onlara iyilik ediyor, ihsanda bulunuyorum fakat onlar bana kötülük ediyorlar. Ben de onlara yaptıkları gibi muamele edeyim mi?” diye sordu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Hayır. Sen öyle yapma. Yoksa […]

No Comments »

KULUN İLK HESABA ÇEKİLECEĞİ ŞEY NAMAZIDIR

Mart 17, 2016

Beş vakit namazın fazilet ve ehemmiyetinin beyan edildiği hadîs-i şerîşerden: •    “Kulun ilk hesaba çekileceği şey namazıdır. Allâhü Teâlâ’nın bu ümmete (imandan sonra) ilk farz kıldığı şey de namazdır.” •     “Büyük günahlardan kaçınıldığı müddetçe beş vakit namaz, aralarında geçen (küçük) günahlara keffâret olur.” •   “Kıyâmet günü kulun ilk hesaba çekileceği şey, beş vakit namazıdır. Eğer […]

No Comments »

NAMAZIN FARZLARINDAN: NİYET

Mart 17, 2016

NAMAZIN FARZLARINDAN: NİYET Niyet namazın şartlarındandır. Zira Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) “Niyetsiz hiçbir amel kâmil değildir (sevâbı yoktur).” buyurdular. Niyet kalbin bir ameli işlemeyi irâde ve kasd etmesi ve kişinin hangi namazı kılacağını kalbiyle bilmesidir. Kişiye hangi namazı kıldığı sorulsa hiç duraklamadan söyleyemezse namazı olmaz. Niyette asıl olan kalbin amelidir. Bir kimse niyetinde kalbiyle öğle namazını […]

No Comments »

Harun Reşit ile İhtiyar

Mart 17, 2016

Harun Reşit Veziri ile birlikte tedbili kıyafet dolaşırken bahçesinde hurma fidanları diken bir ihtiyar görür. Selam verir ve aralarında şu konuşma geçer: – Kolay gelsin, ne yapıyorsun böyle? – Hurma fidanları dikiyorum. – Peki bu diktiğin hurma fidanları ne zamana kadar büyür ve meyve vermeye başlar? – Kim bilir belki on, belki yirmi sene sonra […]

No Comments »

ALLÂHÜ TEÂLÂ’NIN İFTİHAR ETTİĞİ KULLAR

Mart 17, 2016

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v), bir gün ashabından halka olarak oturan bir topluluğun yanına vardı ve ‘Sizi buraya ne oturttu? (Buna sizi teşvik eden sebep nedir?)’ diye sordu. ‘Allâh’ı zikretmek ve bizi İslâm’a hidâyet ettiği ve bize İslâm’ı ihsân ettiği için ona hamd etmek üzere oturduk.’ dediler. Peygamber Efendimiz (s.a.v), ‘Siz sadece bunun için oturduğunuza yemin eder […]

No Comments »

Günün Ayeti Kerimesi

Mart 16, 2016

“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin. Amellerinizi boşa çıkarmayın.” (Muhammed, 47/33)

No Comments »

ALLAH BENİ HER ZAMAN VE HER YERDE GÖRÜR

Mart 16, 2016

Evliyânın büyüklerinden ve âlim bir zat olan Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri, talebelerinden birini diğerlerinden daha fazla sever ve kıymet verirdi. Arkadaşları bundan dolayı onu kıskanırlardı. Şeyh hazretleri: “Ben hepinizi bir imtihan edeceğim.” dedi. Bir gün yirmi tavuk satın almalarını, her talebeye bir tane verip, hiçkimsenin görmediği bir yerde bu tavukları kesip getirmelerini emir buyurdu. Herkes birer […]

No Comments »

REBÎA BİN EBÎ ABDURRAHMÂN

Mart 16, 2016

Tabiîn devrinin büyük hadîs ve fıkıh âlimlerinden. Künyesi, Ebû Osman’dır. Doğum tarihi bilinmemektedir. 137 (m. 753) senesinde Enbar’da vefât etti. Babasının ismi Ferrûh’tur. Irak âlimlerinin yolunu tutmuştur. Bu yolun özelliği bir işin nasıl yapılacağı, Kur’ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş ise, buna benziyen başka bir işin nasıl yapıldığı aranır bulunur. Bu iş de onun […]

No Comments »

NAMAZ HAKKINDA

Mart 16, 2016

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Kim ki abdestini güzel alır, namazını vaktinde kılar, rükû ve sücûdunu tamamlar, huşûuna riâyet ederse o namaz beyaz ve parlak olduğu halde yükselir ve benim hakkıma riâyet ettiğin gibi Allah da seni korusun der. Kim ki abdestini güzel almaz, namazı vaktinde kılmaz, rükû, secde ve huşûuna riayet etmezse, siyah ve karanlık […]

No Comments »

BİR SAHABÎ: UMEYR BİN VEHB (R.A.)

Mart 16, 2016

Umeyr bin Vehb, Bedir Harbinde müşrikler safında idi.Kureyş onu, Resûlullâh’ın (s.a.v.) Ashâbını kontrol etmek, sayıları ve hazırlıkları hakkında bilgi toplamak üzere gönderdi. Döndü ve Kureyşlilerin Bedir’de harbe girmesine şiddetle karşı çıktı. Umeyr’in oğlu esir alındı. Umeyr de yaralandı ve bayıldı. Hava kararınca kendine geldi ve sürünerek ölülerin arasından çıkıp Mekke’ye döndü. Bir gün amcasının oğlu […]

No Comments »

VEFATLARINDAN SONRA ANA BABAYA İYİLİK

Mart 16, 2016

Benî Seleme kabilesinden bir kişi Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) gelip: Annem ve babam vefat ettiler. Benim onlara yapabileceğim bir iyilik var mı? diye sordu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Evet, onlar için istiğfar etmek, ahitlerini, sözlerini yerine getirmek, arkadaşlarına ikramda bulunmak, onlar hayatta iken onlarla beraber ziyarette bulunduğun kimselerle irtibatı devam ettirmektir.” buyurdular. (Tenbîhü’l-gâfilîn)

No Comments »

KABİR, ÂHİRET KONAKLARININ İLKİDİR

Mart 16, 2016

Hazret-i Osman (r. anh) bir kabrin başında durdu ve ağlamaya başladı. “Sen cenneti ve cehennemi hatırlıyor, fakat hiç ağlamıyordun. Fakat kabrin başında ağlıyorsun.” denilince; Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştu dedi; “Kabir, âhiret konaklarının ilkidir. Kim ondan kurtulursa sonrası daha kolay olur. Eğer kurtulamaz ise ondan sonrası daha şiddetli olur.” Hz. Ali bir gün minbere çıktı. […]

No Comments »

İBADETİN ONDA DOKUZU; HELÂL KAZANÇTIR

Mart 16, 2016

İBADETİN ONDA DOKUZU; HELÂL KAZANÇTIR Peygamber Efendimiz (s.a.v.): • “Dilenmekten utanarak, ailesinin nafakasını temin ve komşusuna ikram için dünyâda helâl rızık kazanan kimseyi Allâhü Teâlâ kıyâmet günü, yüzü ayın on dördü gibi parlak olarak diriltir. Kim de çok mal biriktirmek, övünmek ve gösteriş yapmak için helal kazanırsa kıyamet günü Allah’ın huzuruna, Allâhü Teâlâ’yı gadablandırmış olarak […]

No Comments »

NİL NEHRİNİN TAŞMASI

Mart 16, 2016

Mısır, Hz. Ömer r.a.’ın halifeliği zamanında fethedilmişti. Mısır’ı fetheden komutan ise Hz. Amr b. As r.a. idi. Fetihten sonra Mısırlılar, Amr b. As r.a.’a gelerek bir adetlerini anlattılar: – Ey komutan, adetlerimize göre Haziran ayını oniki gece geçince, bakire bir kızı güzelce süsleyip giyindiririz. Sonra Nil nehrine atarız. Böyle yaptığımız zaman Nil nehri taşıp, çevresini […]

No Comments »

ABDÜLHÂLIK GUCDUVÂNÎ HAZRETLERİNİN NASÎHATLERİNDEN

Mart 16, 2016

Oğulcuğum! Sana bütün hallerde ilim, edeb ve takvâ öğrenmeni tavsiye ederim. Ehl-i sünnet ve cemâatten ayrılma. Fıkıh ve hadîs öğren. Câhil mutasavvıfdan uzak dur. Namazları dâimâ cemâatle kıl. Şöhretten sakın, çünkü şöhret âfettir. Kimseye kefîl olma, insanların vasiyet mesuliyetini üzerine alma. Sultanlara ve sultan çocuklarına yakın olma. Az konuş, az ye, az uyu. Çocuklar ve […]

No Comments »

KAZÂ VE KADERE ÎMAN

Mart 16, 2016

Kaza ve kadere iman etmek farzdır ve Allâhü Teâlâ’ya îmâna dâhildir. Çünkü kader, olacak şeylerin zaman, mekân, evsâf vesâir tafsîlâtını Allâhü Teâlâ Hazretlerinin bilip ezelde takdîr etmesinden ibâret olduğundan ilim ve irâde sıfâtına râcidir. Kazâ dahi, Hak Teâlâ Hazretlerinin irâde ve takdîr buyurmuş olduğu şeyleri zamanı gelince ilim ve irâdesine uygun olarak yaratması demek olduğundan  […]

No Comments »

Lügatçe

Mart 15, 2016

Nedâmet: Pişmanlık, Mâye-i saâdet: Saâdet mayası, Kahr odun: Kahır ateşini. Od: Ateş, Ukûbet: Cezâ, azâb, Şedîdü’l-ıkâb: Azabı şiddetli Serîu’l-hisâb: Allâhü Teâlâ hesâbı süratle görücüdür, Serkeşler: İtaatsizler.

No Comments »

Günün Ayeti Kerimesi

Mart 15, 2016

“Sakın şeytan sizi yoldan çevirmesin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.” (Zuhruf, 43/62)

No Comments »

Günün Hadisi Şerifi

Mart 15, 2016

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا تَوَضَّأَ الرَّجُلُ الْمُسْلِمُ خَرَجَتْ ذُنُوبُهُ مِنْ سَمْعِهِ وَبَصَرِهِ وَيَدَيْهِ وَرِجْلَيْهِ فَإِنْ قَعَدَ قَعَدَ مَغْفُورًا لَهُ. (حم Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Müslüman bir kimse abdest aldığı zaman günahları kulağından, gözünden, ellerinden ve ayaklarından dökülüp gider. Abdestini bitirdiği zaman bağışlanmış olur.” (Hadîs-i Şerîf, Müsned-i Ahmed)

No Comments »

TEYEMMÜM

Mart 15, 2016

Teyemmüm, su bulunmadığı veya bulunduğu hâlde kullanılmasına kudret (imkân) bulunmadığı takdirde temiz toprak cinsinden birşey ile abdestsizliği gidermek maksadıyla yapılır. Teyemmümün farzları, bir niyet ile iki meshten ibârettir. Şöyle ki: Teyemmüm yapan kimse, iki elini toprak cinsinden bir yere bir kere vurup yüzünü mesheder. Sonra iki elini bir daha vurur ve dirseklerine kadar iki kollarını […]

No Comments »

SA’İD BİN İYÂS EL CERÎRÎ

Mart 15, 2016

Basralı hadîs âlimlerinden. Künyesi, Ebû Mes’ûd’tur. Sahâbe-i kiramdan Hazreti Ebû Tufeyl gibi en son vefât edenlerle görüşmüştür. Bu bakımdan Tâbiîndendir. Hazreti Abdurrahmân bin Ebû Bekir, Hazreti Yezîd bin Abdullah, Hazreti Semâme bin Harbe Kureyşî ve daha birçok kimselerden hadîs-i şerîf rivâyet etmiştir. Kendisinden de Bişr bin Mufaddal, Ebû Kudâme, Süfyân-ı Sevrî, Abdullah bin Mübârek hazretleri […]

No Comments »

ALLÂH’IN SEVDİKLERİ

Mart 15, 2016

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: “Üç kimse vardır ki Allah onları sever: Allâh’ın kitabını okumak için gece kalkan kimse, Bir sadaka verip de sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyecek derecede onu gizleyen kimse, Bir seriyyeye (askerî kıt’aya) katılıp da arkadaşları hezîmete uğradığı (mağlub olduğu) hâlde düşmanla savaşan kimsedir.”

No Comments »

TA’DÎL-İ ERKÂNA RİÂYET

Mart 15, 2016

Namazlarda tâdil-i erkâna riâyetten maksat, namazın kıyâm, rükû ve secde gibi her rüknünü sükûnetle yerine getirmek ve bu rükünleri yaparken her âzânın yerine yerleşmiş olmasıdır. Meselâ: Rükûdan kıyâma kalktığında vücut dimdik bir hâle gelmeli ve sükûnet bulmalıdır. En az bir kere, “Sübhânallâhi’l-azîm” diyecek kadar ayakta durup sonra secdeye varmalı, her iki secde arasında da böylece […]

No Comments »

GARİP BİR TECELLİ

Mart 15, 2016

Osmanlı son devirinin Haliç sandalcılarından Hasköylü Salih, on beş defa deniz kazası geçirmiş ve hepsinden de sağ salim kurtulmuştu. En sonunda bir kahvede su içerken boğularak ölmüştür.

No Comments »

KABİR HALLERİ

Mart 15, 2016

KABİR HALLERİ Kabirde Münker ve Nekir isimli iki melek gelir. Ölüye “Men rabbüke ve men nebiyyüke ve mâ dînüke”; Rabbin kim, peygamberin kim, dînin ne” diye sual sorarlar. Mü’minler “Rabbiyallâh ve nebiyyî Muhammed Aleyhisselâm ve dîniye’l-İslâm: Rabbim Allâh, peygamberim Muhammed aleyhisselâm, dînim İslâm” diye cevap verirler. Kabirde, sâlih mü’minlere cennet nimetleri, kâfirlere ve bazı âsî […]

No Comments »

Sen Namaz Kılmış Olmadın

Mart 15, 2016

Resulullah (s.a.v.) Efendimiz, bir gün mescitte ashabıyla birlikte otururken, isni Hallad olan, yeni öğrenmiş bir bedevi zat girdi. Rüku ve secdesini tam yapmadığı bir namaz kıldı. Sonra huzura gelerek selam verdi. Resulullah Efendimiz selamını aldı ve. – Dön namazını tekrar kıl, buyurdu. O zat dönerek, önceki kıldığı gibi namazını tekrar kıldı. Resul-i Zişan (s.a.v.), – […]

No Comments »

HAKKA VE RESÛLE İTAAT EYLE

Mart 15, 2016

Hakka ve Resûle itaat eyle İsyânın sonunda nedâmet vardır Tâat ile özge ticâret eyle Tâatte mâye-i saâdet vardır. Çekerler kılıcı düşman olana Yakarlar kahr odun isyân kılana Yeter bu nasihat ibret alana Hak’dan gâfillere ukûbet vardır. Zâhir olsa düşmanların ezası Lazım olur mü’minlere gazası Diken dikenlerin budur cezası Eziyet ehline eziyet vardır. Şedîdü’l-ıkâbdır düşmana Kahhâr […]

No Comments »

Günün Ayeti Kerimesi

Mart 14, 2016

“Şüphesiz yerde ve gökte Allah’a hiçbir şey gizli kalmaz.” (Âl-i İmrân, 3/5)

No Comments »

Günün Hadisi Şerifi

Mart 14, 2016

  قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: دَعْوَةٌ فِي السِّرِّ تَعْدِلُ سَبْعِينَ دَعْوَةً فِي الْعَلانِيَةِ. (الجامع الصغير Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Gizli (kimsenin görmediği yerde) yapılan duâ, açıktan (başkasının gördüğü yerde) yapılan yetmiş duâya denktir.” (Hadîs-i Şerîf, Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)

No Comments »

İLK HEKİM VE CERRAH MEKTEBİ

Mart 14, 2016

Sultan İkinci Mahmud Han zamanında askerler için ihtiyaç duyulan hekim ve cerrahı yetiştirmek üzere 14 Mart 1827 günü Şehzâdebaşı’ndaki Tulumbacı Konağı’nda Tıbhâne ve Cerrahhâne adı ile iki mektep açıldı. Üst katta Tıbhâne, altta Cerrahhâne talebelerine dört sene tıp öğretiliyordu. Mezun olanlar deniz ve kara ordularına ve askerî hastanelere tayin ediliyordu. Mektep, 1831’de Topkapı Sarayı’nın deniz […]

No Comments »

REBÎ’ BİN SABİH

Mart 14, 2016

Hadîs âlimlerinden. Künyesi Ebû Bekr’dir. Ebû Hafs Basrî’de denilmiştir. 160 (m. 776) senesinde vefât etmiştir. Sünen-i Tirmizî’de, Sünen-i İbni Mâce’de ve Sahîh-i Buhârî’nin ta’likatlarında rivâyetleri yer almıştır. Hadîs-i şerîf işitip, rivâyet ettiği zâtlar Hasan-ı Basrî, Humeyd-üt-tavîl, Yezîd Rekkâşî, Ebû Zübeyr, Ebû Gâlib, Sabit el-Benânî, Mücâhid bin Cebr (r.aleyhim) ve diğer hadîs âlimleridir. Kendisinden hadîs-i şerîf […]

No Comments »

İlim Öğrenmenin Adabından: Sual sormak

Mart 14, 2016

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) bir mecliste huzurunda bulunanlara nasihatta bulunduğu sırada bir ârâbî gelip “Kıyamet ne zaman?” diye sordu. Resûlullah (sözünü kesmeyip) konuşmasına devam buyurdu. Oradakilerin kimi “Resûlullah ârâbînin ne dediğini işitti, ama suâlinden hoşlanmadı.”; kimi de “Belki işitmedi.” dedi. Resûlullah (s.a.v.) nasihatını bitirdikten sonra “O kıyameti soran nerede?” diye sordu. Ârâbî, “İşte benim, yâ Resûlallah!” […]

No Comments »

KÜÇÜKLERE ŞEFKAT BÜYÜKLERE SAYGI VAZİFEMİZ

Mart 14, 2016

İslâmiyet bir fazilet ve insaniyet dinidir. İnsanlar birbirine hürmet ve merhamette bulunmalıdır. Hususiyle çocuklarımızı güzel bir terbiye ile yetiştirmek bizler için bir vecibedir. Bizden evvel dünyaya gelmiş, bizleri yetiştirmiş, bizler için birer rehber olmuş büyüklerimize hürmet etmek de bizim için mühim bir vazifedir. Büyüklerine hürmet ve muhabbette bulunmayanlar, küçüklerinden hürmet beklememelidirler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Bizim […]

No Comments »

EMÂNETE RİÂYET ETMEYEN KÂMİL MÜMİN DEĞİLDİR

Mart 14, 2016

Emânet; esasen insanın emin ve mutemed olması yani kendine maddî veya manevî herhangi bir şeyin rahatça teslim olunabilmesi ve arzu edildiği zaman sağlam bir halde alınabilmesidir. Dini vazifelerin tamamına da ehemmiyetlerinden dolayı emanet denilmiştir. Mükellefin geciktirmeden yerine getirmesi vacip olan dinî vazifeleri, birer emanettir. Emanetlere riayet, mühim bir vazifedir. Nisâ sûresinin 58. âyetinde “Haberiniz olsun […]

No Comments »

ANA BABAYA İYİLİK

Mart 14, 2016

ANA BABAYA İYİLİK Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz’e Benî Seleme’den bir zat geldi ve “Yâ Rasûlallah! Anam ve babam vefat ettikten sonra onlara yapacağım bir iyilik kaldı mı?”, dedi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Evet var. Onlara duâ etmen, onlar için istiğfar etmen, vefatlarından sonra onların sözlerini yerine getirmen, onların dostlarına ikramda bulunman ve kendilerine ancak anne ve babanla […]

No Comments »

Selâme – İlk Sözcü Kadın

Mart 14, 2016

Selâme, Resûl-ü Ekrem Efendimizin biricik oğlu İbrahim’in dadısı olan hanımın adıdır. Yani sahabe hanımlardan biridir. Hatta hanımların çekinip de soramadıkları bir çok sualleri gelip Selâme’ye söyleyerek sordurdukları da İmam-ı Malik’in naklettiği hadisten anlaşılmaktadır. Bir gün Resûlullah Efendimizin huzuruna gelen Selâme, rahatça sualini sorar: – Ya Resûlallah, sen hep erkeklere müjdeler veriyor, hayırları erkeklerin yaptıklarını beyan […]

No Comments »

Günün Ayeti Kerimesi

Mart 13, 2016

“Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.” (Şûra, 42/30)

No Comments »

Günün Hadisi Şerifi

Mart 13, 2016

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: خَصْلَتَانِ لَا تَجْتَمِعَانِ فِي مُؤْمِنٍ اَلْبُخْلُ وَسُوءُ الْخُلُقِ. (د Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “İki haslet (vasıf) müminde bulunmaz: Cimrilik ve kötü ahlâk.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Ebû Dâvûd)

No Comments »

MANSÛR BİN ZÂZÂN

Mart 13, 2016

Tabiînden hadîs ve kırâat âlimi. Künyesi Ebü’l-Mugîre’dir. İsmi Mansûr bin Zâzân el-Vâsıtî es-Sekafî’dir. Aslen Vâsıtlı olan Mansûr bin Zâzân’ın doğum târihi kesin olarak belli değildir. 129 (m. 746) yılında taundan vefât etmiştir. Mansûr bin Zâzân sika (güvenilir, sağlam) bir râvidir. Hadîs-i şerîf işitip, rivâyet ettiği âlimler, Enes bin Mâlik, Ebu’l Âliye, Atâ bin Ebî Rebâh, […]

No Comments »

ABDÜLAZÎZ BİN EBÎ REVVÂD

Mart 13, 2016

Meşhûr hadîs âlimlerinden. Doğum târihi bilinmemektedir. 159 (m. 775) târihinde vefât etti. Aslen Horasanlıdır. Sonra Mekke-i Mükerreme’ye yerleşmiş, burada vefât etmiştir. Mugîre bin Mühelleb bin Ebî Sufre’nin âzâdlısıdır. Babasının ismi Meymûn’dur. Nâfî, İkrime (İbn-i Abbâs’ın âzâdlısı), Muhammed bin Ziyâd ve diğer âlimlerden (r.anhüm) hadîs-i şerîf rivâyet etti. Ondan da oğlu Abdullah, Süfyân-ı Sevrî, Hüseyn el-Ca’fî, […]

No Comments »

Ashâb-ı Bedir……………BİŞR BİN EL-BERÂ (R.A.)

Mart 13, 2016

Bişr bin Berâ‘ bin Ma‘rûr radıyallâhü anh Hazretleri Ensâr’dan ve Hazrec kabîlesinin Ubeydoğulları’ndandır. Akabe’de, Bedir ve Uhud’da bulunmuş; Hayber Gazâsı’nda Peygamberimiz’e (s.a.v.) getirilen zehirli koyundan yiyerek vefât etmiştir. Şöyle ki: Hayber’in fethinde Resûl-i Ekrem’e (s.a.v.) bir Yahûdî kadın kurutulmuş koyun eti takdîm etti. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.), bir parçasını biraz çiğneyip çıkardı ve: “Bundan yemeyiniz. Bu […]

No Comments »

ALLAH YOLUNDA CİHAD’IN FAZÎLETİ

Mart 13, 2016

Ebû Ümâme radıyallâhü anh buyurdu: “Resûlullâh Efendimizle (s.a.v.) beraber bir kıta askerle çıkmıştık. Bir zât içinde su ve yenilecek bazı yeşilliklerin bitmiş olduğu bir mağara gördü. Kendi kendine orada kalıp dünyayı terk etmeyi düşündü ve bunun için Resûlullâh Efendimizden (s.a.v.) izin istedi. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) ona şöyle buyurdular: “Muhakkak ben Yahudilerin yahut Hıristiyanların diniyle gönderilmedim. […]

No Comments »

BEDİR GAZÂSI

Mart 13, 2016

Bedir Gazâsı, hicretin ikinci senesinde olmuştur. Resûlullah (s.a.v.) Kureyş’in Şam kervanının yolunu kesmek maksadıyla Medine’den Ashabı ile yola çıktı. İki at, yetmiş deve vardı. Nöbetleşe biniyorlardı. Bedir mevkiine geldiler. Efendimiz (s.a.v.)’e gölgelik yapıldı. Ebu Bekir (r.a.) ile beraber oturdular. Kureyş kervan reîsi bulunan Ebû Süfyân haberi işitince Mekke’ye adam gönderip vaziyeti Kureyş’e bildirmişti. Müşrikler, Mekke’den […]

No Comments »

BEDİR MUHÂREBESİ

Mart 13, 2016

MÜSLÜMANLAR NİÇİN MUHÂREBE ETTİLER İslamdan evvel birtakım zâlim hükümdarlar, memleketleri zabtedip mülklerini genişletmek, ahâlinin malıyla hazînelerini doldurmak ve mağlup ahâliyi esir ederek köle gibi kullanmak için muhârebe ederlerdi. Fakat İslâmiyette harpler ancak hakikatin ortaya çıkması ve adâletin yerini bulması, insanların bir kısım zâlimlerin zulmünden kurtulması için yapıldı. Hem de bu harbler hep düşmanın tecâvüzü üzerine […]

No Comments »

TEVAZU

Mart 13, 2016

Ahmed Rufai Hazretleri, bir gün talebelerine: – İçinizde kim bende bir ayıp görüyorsa bildirsin, dedi. Müritlerinden biri: – Efendim, sizde büyük bir ayıp var, diye cevap verdi. Ayıbını talebesine soracak kadar kendini aşmış bu mütavazi insan hiç kızmadı, talebesi böyle söylüyor diye üzülmedi, belki sadece ayıbından kurtulabilmek ümidiyle sordu: – Söyle dedi, kardeşim, o ayıbım […]

No Comments »

Günün Ayeti Kerimesi

Mart 12, 2016

“(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.” (Fâtiha, 1/5)

No Comments »

HAZRETİ ABDURRAHMÂN BİN AVF

Mart 12, 2016

Eshâb-ı Kirâmın büyüklerinden ve Cennetle müjdelenen on kişiden biri. Adı, Abdurrahmân bin Avf bin Abd-i Avf bin Hars bin Zühre bin Kusey’dir. Soyu, yedinci dedesi Kilâb bin Mürre’de Resûlullah efendimiz ile birleşmektedir. Künyesi Ebû Muhammed’dir. İslâmiyetten önce adı Abd-i Amr, bir rivâyette de Abdul-ka’be veya Abdülhâris olup, İslama geldiğinde Peygamber efendimiz tarafından ismi değiştirilip “Abdurrahmân” […]

No Comments »

HAMÎD-ÜT-TAVÎL

Mart 12, 2016

Tabiînin meşhûr hadîs âlimlerinden. Haramlardan sakınması ile meşhûrdur. İsmi Hamîd bin Ebî Hamîd-üt-Tavîl Ebû Ubeyde el-Hûzâî’dir. Babasının isminin Hamîd Tirev Tireveyh veya Zâdeveyh olduğunda ihtilâf edildi. 68 (m. 761)’de doğdu. Hamîd hazretleri Basra’da yaşadı ve 143 (m. 761)’de namazda kıyamda iken düştü ve vefât etti. Talha el-Hûzâî’nin âzadlısı idi. Hamîd-üt-Tavîl boyu kısa fakat elleri uzun […]

No Comments »

HAZRET-İ BİLÂL’İN EZÂNI

Mart 12, 2016

Hz. Ömer’in hilâfeti zamanında Suriye’de vebâ salgını çıktı ve yayıldı (H. 18 – M. 639). Ashâb-ı Kirâm’dan meşhur zâtlar ile beraber yirmi beş bin kadar kişi vebâdan vefât etti. Vebâ salgını sırasında Hazret-i Ömer (r.a.), Medîne-i Münevvere’den Şam’a hareket etti. Yaklaştığında Suriye emirleri gelip kendisiyle görüştüler ve vebânın dehşetini anlattılar. Abdurrahman bin Avf (r.a.) Hazretleri, Hazret-i […]

No Comments »

KOĞUCULUK YAPAN CENNETE GİREMEZ

Mart 12, 2016

İnsanlar arasını bozmak için laf getirip götürerek birbirine düşürmeye (nemîme) koğuculuk; bu işi yapan kimseye de nemmâm yani koğucu denilir. Koğuculuk haramdır, en büyük günahlardan ve topluluk için en büyük musibetlerdendir. İnsanlar arasında yayılması ve kaçınılması lazım gelen bir kusur olarak görülmemesi daha büyük bir felakettir. Koğucu, yaptıklarına pişman olup ölmeden önce tevbe ve istiğfar […]

No Comments »

CA’FER-İ SÂDIK (R.A.) HAZRETLERİNDEN

Mart 12, 2016

“Takvâdan daha faziletli azık, Sükût etmekten daha güzel bir şey, Cehâletten daha zararlı bir düşman, Yalandan daha büyük bir hastalık yoktur.” “Mümin kardeşinden sana kötülük gelirse; hakkında fenâ bir söz söylerse sakın üzülme: Şayet onun dediği doğru ise, yaptığının cezası dünyada iken verilmiş, âhirete kalmamış olur. Eğer dediği gibi değilse, çalışmadan elde ettiğin bir sevab […]

No Comments »

MÜ’MİNE CİMRİ OLMAK YAKIŞMAZ

Mart 12, 2016

“MÜ’MİNE CİMRİ OLMAK YAKIŞMAZ” Cimrilik, malı (zekat ve sadaka olarak) harcanması gereken yerlere harcamamaktır. Bunun aksi ise israf olup o da malı icab eden yerlerin haricine sarf etmektir. Bu ikisi de kötü ahlâktandır. Doğru olan her hususta itidali; orta yolu tutmaktır. Âyet-i celîlede -meâlen- “Hem elini bağlayıp boynuna asma, hem de onu büsbütün açıp saçma […]

No Comments »

SULTANIN KARŞISINDA İKEN

Mart 12, 2016

Birgün İslâm âlimlerinden Ali Dekkak hazretlerine sordular: -Namazda iken, sinek kovalayan kimse için ne dersiniz? -Allahü teâlânın huzurundaki edep, Ayaz adındaki bir Türkün, Sultan Mahmud-i Gaznevi’nin yanındakinden az olmamalıdır. Şöyle anlatırlar: ”Ayaz isminde bir genç, bir gün Sultan Mahmud-i Gaznevi’nin resmi hizmetinde bulunurken, aniden ayakkabısının burnunu salladı. Sultan, Ayaz’ın bu haline şaştı. O zamana kadar […]

No Comments »

ADAK KURBANINDAN KİMLER YİYEBİLİR

Mart 12, 2016

Nezir (Adak) kurbanının etini, adayan kimse yiyemeyeceği gibi, hanımı ile usul ve fürûu (babası, anası, dedeleri, evladı ve torunları) da yiyemezler. Bunu fakirlere sadaka olarak dağıtmak gerekir. Eğer adak etinden yiyecek olurlarsa, yediklerinin kıymetini fakirlere vermek gerekir.

No Comments »

İstiklâl Marşı

Mart 12, 2016

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl… Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl! Ben ezelden beridir […]

No Comments »

Günün Ayeti Kerimesi

Mart 11, 2016

“Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.” (Mü’min, 40/19)

No Comments »

NUMAN BİN MUKARRİN ( radıyallahü anh )

Mart 11, 2016

Mekke’nin Fethi’nde Müzeyyine kabilesinin sancaktarı, Nihavent Muharebesi’nde İslâm ordusunun kumandanı, şehîd Sahâbî. Künyesi Ebû Amr’dır. 21 (m. 642) târihinde şehîd oldu. Müzenî kabîlesindendir. Kardeşleri, Suveyd bin Mukarrin ile Nuaym bin Mukarrin’dir. Her ikisi de, Numan ( radıyallahü anh ) gibi askerlik ve kahramanlık bakımından meşhûr Sahâbîlerdendir. Numan bin Mukarrin ( radıyallahü anh ) Resûlullah ( […]

No Comments »

MELEKLERE İMÂN

Mart 11, 2016

İmanın ikinci şartı: Ve melâiketihî: Allâhü Teâlâ’nın meleklerine inandım, demektir. Melekler yemezler, içmezler. Onlarda erkeklik dişilik olmaz ve günah işlemezler. Hak Teâlâ’nın emri her ne ise dâima yerine getirirler. Hak Teâlâ her birini bir hizmet için yaratmıştır. Sayılarını ancak Allâhü Teâlâ bilir. Meleklerin içinde mukarreb; makâmı yüksek olup Allâhü Teâlâ’ya yakın olanları ve peygamberleri vardır. […]

No Comments »

KİRÂMEN KÂTİBÎN MELEKLERİ

Mart 11, 2016

Kirâmen kâtibîn, herkese tayin olunan iki melektir. Biri o kimsenin sağ tarafında hayırlı amellerini ve biri sol tarafında kötü amellerini yazarlar. Bu kimse oturduğu vakit biri sağına ve biri soluna oturur. Yürüdüğü vakit biri önünde ve biri arkasında gider. Yattığı vakit biri baş tarafında ve biri ayak ucunda dikilir. Kirâmen kâtibîn melekleri ancak cinsî yakınlık […]

No Comments »

TOPAL AYAĞIYLA HARBE KATILIP ŞEHİT OLAN SAHÂBÎ

Mart 11, 2016

Benî Seleme kabilesi eşrâfından Amr bin Cemûh’un (r.a.), bir ayağı topaldı. Kendisinin arslan gibi dört oğlu, Peygamber Efendimiz’le (s.a.v.) birlikte savaşlara katılırlardı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Uhud Harbine çıkacağı sırada Amr b. Cemuh (r.a.) da sefere katılmak istemiş, oğullarına “Beni de sefere çıkarın!” demişti. Oğulları ise “Sen cihadla mükellef değilsin! Allâhü Teâlâ seni mazeretli saydı. İşte […]

No Comments »

CEHENNEMİN ÜZERİNDEKİ SEKİZ KÖPRÜ

Mart 11, 2016

CEHENNEMİN ÜZERİNDEKİ SEKİZ KÖPRÜ Cehennem üzerine kurulmuş sekiz köprü vardır. Bu köprülerin birincisinde kul, Allah’a îmandan suâl olunur. Mümin ise kurtulur, değilse cehenneme yuvarlanır. Sonra ikincisine geçer. Orada abdest ve namazdan sual olunur. Eğer bunları noksan yapmışsa yine cehenneme yuvarlanır. Rükûlarını ve secdelerini tam yapmışsa cehenneme düşmekten kurtulur. Sonra üçüncüsüne geçer, orada zekâttan sual olunur. […]

No Comments »

Suçlunun Savunması

Mart 11, 2016

Hz.Ömer (r.a.) tayin ettiği valilerden biri, Cuma hutbesi esnasında Hz.Ömer’i öyle överki, bir Sahabi dayanamaz, kalkar, valiye müdahale edip, onu susturmaya çalışır. Namazdan sonra durum Hz.Ömer’e iletilir. Halifenin emriyle valiye karşı gelen adam yakalanıp bir suçlu gibi götürülür. Suçlu kabul edilen Sahabi, Hz.Ömer’in huzuruna girince selam verir. Hz.Ömer (r.a.), hiddetinden selama mukabelede bulunmaz. Onu azarlar. […]

No Comments »

Fırında Patates

Mart 11, 2016

  Patatesi kızartmak yerine daha lezzetli ve sağlıklı olması için fırında pişirebilirsiniz: Düz dilimler halinde doğranılan patatesler; zeytinyağı, nane, kekik, kırmızı pul biber ve tuz ilave edilip karıştırıldıktan sonra üzeri kızarana dek pişirilir.

No Comments »

Günün Ayeti Kerimesi

Mart 10, 2016

“Kim de Al lah’a ve Pey gam be ri – ne is yan eder ve onun koy du ğu sı nır la rı aşar sa, Al lah onu ebe di ka la ca ğı ce hen nem ate şi ne so – kar. Onun için al çal tı cı bir azap var dır.” (Nisâ, 4/14)

No Comments »

CABİR BİN ZEYD ( radıyallahü anh )

Mart 10, 2016

Tabiînden hadîs âlimi ve fakîh. İsmi Câbir bin Zeyd El-Ezdî, El-Basrî’dir. Künyesi Ebû’ş-Şa’şâ El-Cevzî’dir. Basra’da yaşamış olup aslen Umman’lıdır. Tabiînin imâmlarındandır. İbni Abbâs, İbni Ömer, İbni Amr, İbni Zübeyr, Hakem bin Amr, Hazreti Muâyiye, İkrime (radıyallahü anhüm) ve Eshâb-ı kiramdan birçoklarından hadîs öğrenmişdir. Katâde, Amr bin Dinar, Ya’lâ bin Müslim, Eyyûb-i Sahtiyanî, Amr bin Herem […]

No Comments »

CA’FER-İ SÂDIK (R.A.) VE RİVAYET ETTİĞİ BAZI HADİSLER

Mart 10, 2016

Silsile-i sâdât’ın dördüncü halkası ve tâbiînden olan Ca’fer-i Sâdık (r.a.) Hazretlerinin Hadîs âlimleri tarafından sika (güvenilir) olduğu hususunda ittifak vardır. Dedesi Kâsım bin Muhammed’den (r.a.), babası Muhammed Bâkır’dan (rh.) ve daha birçok kişiden hadîs rivâyet etmiştir. Birçok kişi de kendisinden rivâyette bulunmuştur. Kendisinden rivâyette bulunanlar arasında İmâm-ı Âzam Hazretleri de vardır. Kütüb-i Sitte müellifleri, onun […]

No Comments »

KABİRLERE DAİR ÂDÂB

Mart 10, 2016

Kabirlerin yanında uyumak, çevrelerini kirletmek, yaş otlarını koparmak, ağaçlarını kesmek mekruhtur. Kabristandaki otlar, ağaçlar yaş bulundukça bir nevi hayata sahip demektirler. Bunlar hal lisanıyla Hak Teâlâ’yı tesbih ederler; bu vesile ile orada yatan iman sahiplerinin ilâhî rahmete nail olacakları umulur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir kabristanda bulunan iki kabir sahibine azab edildiğini görmüşler, mübarek ellerine aldıkları […]

No Comments »

İSMAİL HAKKI BURSEVÎ’DEN….

Mart 10, 2016

Emr-i Hak’dan taşra çıkma ey gönül ferman gözet Sıdk ile kul ol rızâ-yı Hazret-i Sultan gözet Nefsle şeytan sana rehzen-dürür aç gözünü Gâfil olma sağ u sola kıl nazar her an gözet Cehle yâr olan kişinin ermedi Hakk’a eli Hakk’a vuslat ister isen ilmle irfân gözet Zülcelâlin kahrına düş olmadan iste aman Zülcemâl Allâh’dan var […]

No Comments »

CENNETE GÜLEREK GİRECEK OLAN SAHÂBÎ

Mart 10, 2016

“CENNETE GÜLEREK GİRECEK OLAN SAHÂBΔ Ashâb-ı Kirâm’dan Nuaymân (r.a.) Resûlullah Efendimizi (s.a.v.) güldüren sahabelerden biridir. Bir gün Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) onun yanına girmişti. Nuaymân (r.a.) gözünden rahatsız olduğu halde hurma yiyordu. Resûlullah (s.a.v.) onu bu halde görünce, “Gözün ağrıdığı halde hurma mı yiyorsun?” buyurdu. Bunun üzerine Nuaymân (r.a.) “Ağrımayan tarafı ile yiyorum, yâ Resûlallah!” diye […]

No Comments »

Hayır

Mart 10, 2016

Bir zamanlar Afrika’daki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kray, daha çocukluğundan iitbaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü. Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı. İster kendi başına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi: […]

No Comments »

Sebzeli Kuzu Haşlama (5-6 kişilik)

Mart 10, 2016

Malzemeler: İncik eti veya incik ayarında kıyılmış kuzu eti yarım kg. Kuru soğan 1 adet, Patates, sivri biber ve havuç 2’şer adet, Un 1 tatlı kaşığı, sarımsak, sıvı yağ, karabiber, tuz. Yapılışı: Hazırlanmış et, tencerede üstünü aşıncaya kadar suyla kaynatılır, kefi-köpüğü alınarak pişirilir, tuz ilave edilip fırın tepsisine döşenir. Hazırlanmış soğan, havuç, patates ve sivri […]

No Comments »

Günün Ayeti Kerimesi

Mart 9, 2016

“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun… “ (Tahrîm, 66/6)

No Comments »

DEHHAK BİN KAYS

Mart 9, 2016

Tabiînin büyüklerinden olup, hilmi (yumuşaklığı) darb-ı mesel haline gelmiş, güvenilir bir hadîs âlimi. İsmi Dahhak olup, Sahra da denmiştir. Künyesi; Ebû Bahr, lakabı Ahneftir. Ayağı eğik veya ayaklarının arkası üzerine basarak yürümesinden dolayı Ahnef denilmiştir. Bu lakab ile de şöhret bulmuştur. Babası Kays, Ebû Mâlik künyesi ile tanınırdı. Cahiliyye devrinde Hâzin kabilesi tarafından öldürüldü. Annesi […]

No Comments »

PEYGAMBERİMİZ’İN (S.A.V.) AÇIKTAN İLK DAVETİ

Mart 9, 2016

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) peygamberliğinin üçüncü senesine kadar peygamberliğini gizli tutuyor, az sayıda ashabıyla namaz kılıyor, ibadet ediyordu. Şuarâ sûresi’nin “Habîbim! En yakın hısımlarını, akrabanı ve kabileni (Allâh’ın azabıyla) korkut.” mealindeki 214. âyeti nazil olduğunda Peygamber Efendimiz (s.a.v.) evinden çıktı. Safâ dağına, yüksek bir kayanın üstüne çıkıp; “Ey Kureyş! Buraya geliniz, toplanınız. Büyük bir iş karşısında […]

No Comments »

HZ. ÖMER VE NAMAZ

Mart 9, 2016

Misver bin Mahreme (r.a.) anlatıyor: Hazret-i Ömer (r.a.) hançerlendiğinde, zaman zaman bayılıyordu. Ziyaretine gittim. Üzerine bir örtü örtmüşlerdi. Yanındakilere: “O ne halde?” diye sordum. “Gördüğünüz gibi.” dediler. “Namaza çağırdınız mı? Yaşıyorsa, onu namazdan başka hiçbir şey korkutup uyandırmaz.” dedim. “Ey Emîru’l-müminin! Namaz vakti.” dediler. Bunun üzerine uyanarak: “Öyle mi? Vallâhi namazı terk edenin İslâm’da nasibi […]

No Comments »

BANA EN SEVGİLİNİZ, AHLÂKI EN GÜZEL OLANINIZDIR

Mart 9, 2016

“BANA EN SEVGİLİNİZ, AHLÂKI EN GÜZEL OLANINIZDIR” …Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:  “Muhakkak Allâhü Teâlâ refîktır, rıfkı (yumuşak huyluluğu) sever, sertliğe ve başka bir şeye vermediğini yumuşak huyluluğa verir.” Hadîs-i Şerîf’in diğer bir rivâyetinde Resûlullâh (s.a.v.), Hz. Âişe’ye (r.anhâ) şöyle buyurmuştur: “Yumuşak huylu ol. Öfkeden ve çirkin şeylerden kaçın. Çünkü yumuşak huyluluk nerede olursa onu süsler, […]

No Comments »

ÜÇ MESELE

Mart 9, 2016

İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretleri rh.a., hac için yola çıkıp Medine’ye ulaştığında karşılaştığı Seyyid Muhammed Bâkır Hazretleriyle arasında şöyle bir konuşma geçer. Seyyid Muhammed Bâkır: -Sen kendi aklınca kıyas yaparak, Peygamber dedemin dinini ve hadislerini değiştiriyorsun, der. -Böyle bir şey yapmaktan Allah’a sığınırım efendim. Lütfen oturunuz. Rasulullah’a olduğu gibi benim size de hürmetim var, der […]

No Comments »

Sağlık: ALERJİ NEDİR, ALERJİYE KARŞI NE YAPILIR?

Mart 9, 2016

Kapalı ve tozlu yerlerde uzun süre kalmak, evde kedi-köpek gibi ehlî (evcil) hayvan beslemek, yiyecek ve içeceklere katılan kimyevî maddeler, deterjanlar, çevre ve hava kirliliği, zararlı güneş ışıkları alerjik hastalıkların başlıca sebeplerindendir. Alerji, vücudun zararlı şeylere karşı bir aksülameli (reaksiyonu)dur. Vücut, karşılaştığı zararlı madde ve organizmalara karşı kendisini korumak için antikor üretir. Aynı maddeyle tekrar […]

No Comments »

Günün Ayeti Kerimesi

Mart 8, 2016

“Kim Al lah’a kul luk et mek ten çe – ki nir ve bü yük lük tas lar sa, bil sin ki, O, on la rın hep si ni hu zu ru na top la ya cak tır.” (Nisâ, 4/172)

No Comments »

EBÛ SAÎD-İ HUDRÎ ( radıyallahü anh )

Mart 8, 2016

Eshâb-ı kiramdan. İsmi Sa’d, nesebi Sa’d bin Mâlik bin Sinân bin Ubeyd bin Sa’lebe bin Elcebr bin Af bin Haris bin Hazrec’dir. Kendisi ve babası sahabedendir. Babası Uhud gazâsında şehîd oldu. Uhud’da onüç yaşında idi. Diğer gazâlarda bulundu. 64 (m. 683)’de vefât etti. Kabrinin İstanbul’da Kariyye Câmiî yanında olduğu bildirilmektedir. Peygamberimizin ( aleyhisselâm ) hicretinden […]

No Comments »

DUÂ REDDOLUNMAZ

Mart 8, 2016

Tâbiînin büyüklerinden Sâbit bin Eslem hazretleri buyurdu ki: “Bir Müslüman Allahü teâlânın anıldığı yere dağlar kadar günahla girse, çıktığı zaman üzerinde zerre kadar günah kalmaz.” Mümin kıyamet gününde Allahü̈ teâlânın huzurunda durur. Allahü teâlâ bildiği hâlde, ona; “Ey kulum! Sen, dünyada bana ibâdet eden kullarımla beraber ibâdet ediyor muydun?” diye sorunca o mümin; “Evet, onlarla […]

No Comments »

HANIMLARIN ELDE ETTİKLERİ FAZÎLETLER

Mart 8, 2016

Hz. Esmâ (r.anhâ), Ashab’dan Yezîd bin Seken el-Eşhelî’nin kızıdır. Hz. Muâz bin Cebel’in de amcasının kızıdır. Hudeybiye’de Resûlullâh’a (s.a.v.) bîat edenlerdendir. Ashâb-ı Kirâm’ın hanımları tarafından Resûlullâh’ın (s.a.v.) huzuruna gönderildiğinde şöyle dedi: “Anam babam sana feda olsun, yâ Resûlallâh! Ben kadınlar tarafından gönderildim. Hak Teâlâ hazretleri seni bütün erkeklere ve kadınlara Peygamber göndermiştir. Biz kadınlar, sana […]

No Comments »

BAZI PEYGAMBERLER

Mart 8, 2016

BAZI PEYGAMBERLER (A.S.) Hazret-i İsmail ile Hazret-i İshak aleyhimüsselam, Hz. İbrâhîm (a.s.)’ın oğullarıdır. Hazret-i İshak (a.s.)’ın oğlu Hazret-i Ya’kûb ve Ya’kûb (a.s.)’ın oğlu Hazret-i Yûsuf (a.s.)’dır. Ya’kûb (a.s.)’ın bir adı İsrâil olup evlâdlarına Benî İsrâîl (İsrâiloğulları) denilir. Onlardan pek çok peygamber gelmiştir. Hazret-i Mûsâ, Hârûn, Dâvud, Süleymân, Zekeriyya, Yahyâ, Îsâ aleyhimüsselam da onlardandır. Hazret-i Süleymân, […]

No Comments »

Musa (a.s.) ve Fakir

Mart 8, 2016

Musa Aleyhisselam bir fakiri görür, fakir giyeceği olmadığı için kumun içine girmiştir. Fakir: – Ya Musa, bana dua et. Cenab-ı Hak ban yetişecek kadar dünyalık versin, yoksulluk beni tüketti. Musa Aleyhisselam dua eder, Hak Teala fakire dünyalık verir. Bir müddet sonra Musa Aleyhisselam bir kalabalık görür, ne oluyor diye yaklaştığında, o fakirin kalabalığın ortasında olduğunu […]

No Comments »

Günün Ayeti Kerimesi

Mart 7, 2016

“Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Haşr, 59/20)

No Comments »

DIHYE-İ KELBÎ ( radıyallahü anh )

Mart 7, 2016

Eshâb-ı kiramın büyüklerinden ve sima olarak en güzellerinden. İsmi; Dıhye bin Halife bin Ferve bin Fedâle bin Zeyd bin İmrü’l-Kays bin Hazrec olup, Dıhyet-ül-Kelbî diye meşhûr olmuştur. Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. 50 (m. 670) senesinde vefât etti. Dıhye-i Kelbî ( radıyallahü anh ) ticâretle meşgûl olup, çok zengindi. Kabilesinin reîsiydi. Müslüman olmadan önce de […]

No Comments »

FAZİLETLİ VAKİTLER

Mart 7, 2016

Hak Teâlâ bazı şeyleri, onun benzeri diğer bazı şeylerden daha muhterem; hürmetli kılmıştır: Cuma ve Arefe günlerini -onlarda hususi ibadetleri emrederek- üstün kılmıştır. Ramazân-ı şerifi diğer aylardan daha faziletli kılarak ayırmıştır. Günün ve gecenin bazı saatlerini ayırıp onlarda namazı farz kılmıştır. Mescid-i Haram gibi bazı mekân ve beldeleri diğerlerine üstün kılmıştır. Yine bazı aylarda işlenen […]

No Comments »

EFENDİMİZİN (S.A.V.) MEDİNE’DE ON YILI

Mart 7, 2016

1. sene: Allâhü Teâlâ cihâdı farz kıldı, ezan okunmaya başlandı, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hz. Âişe ile evlendi. 2. sene: Kıble Kabe’ye çevrildi; zekât, fitre, oruç, farz, bayram namazı ve kurban vacib kılındı. Hz. Ali, Hz. Fâtıma ile evlendi. Bedir, Buvât, Zi’l-aşîra, Benî Kaynuka’ ve Sevîk gazveleri (harbleri) yapıldı. 3. sene: Şarap haram kılındı, Hz. Hasan […]

No Comments »

Keramet Talebi

Mart 7, 2016

Bayezid-i Bestami (k.s.) Hazretlerinden, bir talebesi keramet talebinde bulunur. Hz.Şeyh: – Biz onu çoban Abdullah’a verdik. Git sana göstersin, diye gönderir. Bu talebe çobanın yanına geldiğinde, elindeki çomağı kırıp, sağına soluna diken çoban, çubuklardan meyve veren üzümleri göstererek: – Şu sağımdaki beyaz üzüm benim amelim, şu siyah üzümde senin amelinin sonucudur. Talebe o anda, sürü […]

No Comments »

İSLÂM’IN BEŞ ESÂSI

Mart 7, 2016

İSLÂM’IN BEŞ ESÂSI Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: “İslâm dîni beş temel üzerine kurulmuştur: Allâh’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed Mustafâ’nın (s.a.v.) Allâh’ın kulu ve peygamberi olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve ramazan orucunu tutmak.” Bu esâslardan herhangi birini inkâr eden bir şahıs Müslümanlık şerefinden mahrum olur, dinden çıkar. Bir kimsenin […]

No Comments »

Links

Calendar