TA’DÎL-İ ERKÂNA RİÂYET

Mart 15, 2016

Namazlarda tâdil-i erkâna riâyetten maksat, namazın kıyâm, rükû ve secde gibi her rüknünü sükûnetle yerine getirmek ve bu rükünleri yaparken her âzânın yerine yerleşmiş olmasıdır. Meselâ:

Rükûdan kıyâma kalktığında vücut dimdik bir hâle gelmeli ve sükûnet bulmalıdır. En az bir kere, “Sübhânallâhi’l-azîm” diyecek kadar ayakta durup sonra secdeye varmalı, her iki secde arasında da böylece bir tesbih okuyacak kadar durmalıdır.

Namazlarda tâdil-i erkâna riâyet, İmam Ebû Yûsuf’a göre, -bir rükün olduğundan- farzdır.

Tâdil-i erkân, İmam-ı A’zam ile İmam Muhammed’e göre vâcibdir.

Tâdil-i erkân, farz olduğu takdirde, tâdil-i erkâna dikkat etmeden kılınan bir namazı yeniden kılmak lazımdır.

Vacib olduğu takdirde ise, tâdil-i erkânı terk ettiğinden dolayı sehiv secdesi lâzım gelir. Fakat böyle bir namazı -vacib olduğunu bilerek terk etmek tahrimen mekruh olduğu için- yeniden kılmak evlâdır.

Namazdan manevî bir zevk duyanlar, namazda tâdil-i erkâna riâyet ederler, acele etmekten sakınırlar. Acele etmeyi saygıya ve edebe muhâlif görürler.

İbâdetle geçen zamanlar hayatın en faydalı ve en kıymetli saatleridir. Boş yere veya geçici bir fayda uğrunda zamanlarını harcayan insanların namaz gibi yüce bir ibâdetten, bir ebedî saâdet vesîlesinden, bir an evvel çıkıp kurtulmaya çalışmaları pek garip ve acınacak bir hâl değil midir?

Comments are closed.

Links

Calendar

  • Eylül 2026
    P S Ç P C C P
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    282930