Ancak sabredenlere ecirleri hesapsız olarak verilir. (Zümer Sûresi, âyet 10)
Archive for Ağustos, 2014
Günün Hadisi Şerifi
“En fazîletli sadaka bir müslümanın ilim öğrenmesi, sonra da onu müslüman kardeşine öğretmesidir.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i İbn-i Mâce)
Günün Sözü
İnsanın en büyüğü, en yüksek mevkide iken tevazu gösteren, kudret sahibi iken affeden, kuvvetli olduğu vakit zulmetmeyen ve adaletle hareket edendir. (Abdülmelik b. Mervan)
GIDA ZEHİRLENMESİNE DİKKAT
Gıda zehirlenmelerinin sebepleri arasında kimyevî maddeler, metaller, tarım ilaçları, deterjanlar, plastikler, parazitler ve bakteri, küf gibi mikroorganizmalar sayılabilir. Gıdaları saklamaya uygun olmayan kaplarda bulundurmak zehirlenmeye sebep olur. Asitli gıdaların bakır veya içinde kurşun bulunan kaplarda saklanması veya kalaysız bakır kaplarda bekletilmesi ağır metal zehirlenmelerine sebep olur. Kalaysız bakır, boyalı plastik ve alüminyum kaplarda yiyecekler bekletilmemelidir. […]
GIDA ZEHİRLENMESİNE DİKKAT
Gıda zehirlenmelerinin sebepleri arasında kimyevî maddeler, metaller, tarım ilaçları, deterjanlar, plastikler, parazitler ve bakteri, küf gibi mikroorganizmalar sayılabilir. Gıdaları saklamaya uygun olmayan kaplarda bulundurmak zehirlenmeye sebep olur. Asitli gıdaların bakır veya içinde kurşun bulunan kaplarda saklanması veya kalaysız bakır kaplarda bekletilmesi ağır metal zehirlenmelerine sebep olur. Kalaysız bakır, boyalı plastik ve alüminyum kaplarda yiyecekler bekletilmemelidir. […]
FAYDALI İLİM NEDİR
Faydalı ilim önce Allâhü Teâlâ’yı, onun sıfatlarını, isimlerini bilmektir. Allâhü Teâlâ’ya nasıl ibâdet edeceğini, huzûrunda dikkat edilmesi gereken edebleri öğrenmektir. İşte bu ilim kalbe yerleşen ve kalbin İslâm’a açılmasına sebeb olan ilimdir. Faydalı ilim: • Allâhü Teâlâ’ya tâat ve ibâdete yardımcı olan, • Dâimâ Allâhü Teâlâ’dan korkmaya sebep olan, • Allâhü Teâlâ’nın yasakladığı şeylere yaklaştırmayan […]
FAYDALI İLİM NEDİR
Faydalı ilim önce Allâhü Teâlâ’yı, onun sıfatlarını, isimlerini bilmektir. Allâhü Teâlâ’ya nasıl ibâdet edeceğini, huzûrunda dikkat edilmesi gereken edebleri öğrenmektir. İşte bu ilim kalbe yerleşen ve kalbin İslâm’a açılmasına sebeb olan ilimdir. Faydalı ilim: • Allâhü Teâlâ’ya tâat ve ibâdete yardımcı olan, • Dâimâ Allâhü Teâlâ’dan korkmaya sebep olan, • Allâhü Teâlâ’nın yasakladığı şeylere yaklaştırmayan […]
ABDULLAH BİN ÜMM-İ MEKTÛM ( radıyallahü anh )
Eshâb-ı kiramın ilk îmân edenlerinden. Resûlullah’ın ikinci müezzini ve Medine vâlisidir. İsmi önceden Husayn iken, Peygamber efendimiz “Abdullah” olarak değiştirdi. İsminin Amr olduğu da rivâyet edilir. Lakabı Ümm-i Mektûm’dur. Ümmü’l-Mü’minîn Hadîcet-ül-Kübrâ’nın ( radıyallahü anha ) dayısı Kays’ın oğludur. Annesi Ümm-i Mektûm Âtike binti Abdullah el-Muhzûmiyye’dir. Mekke’de bi’setten önce doğdu. İbni Ümm-i Mektûm, ( radıyallahü anh […]
Dağ başına mı, şehir içine mi?..
İki kardeştiler. Biri köyde çobanlık yapmayı tercih ederek diyordu ki: Bu zamanda şehre gitmek, oranın günahlı hayatına karışmak çok kötü. İyisi mi, ben köyün çobanlığını yapayım, günahlardan uzak kalayım. Diğeri ise şehre gitti. Bir mahallede küçük bir tamir kulübesi açıp başladı ayakkabı tamirine. Çoban dağda koyunları, keçileri otlatıyor, hiçbir namazını kaçırmıyor, hiçbir şekilde de nâmahreme […]
Günün Ayeti Kerimesi
“…Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz…” (Bakara, 2/110)
Günün Hadisi Şerifi
“Sizden biriniz hayır işlerse sevabı âhirettedir. Her kim de şer işlerse cezasını dünyada musibetler ve hastalıklar olarak görür.” (Hadîs-i Şerîf, Suyûtî, ed-Dürrü’l-Mensûr)
Günün Sözü
İşinde ve sözünde doğruluktan ayrılma. Hak, doğruların yardımcısıdır. (Ali Fuad Başgil)
İNSANLARIN EN CÖMERDİ (S.A.V.)
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) insanların en cömerdi idi. Onun verdiği malların hepsi Allâhü Teâlâ’nın rızası içindi. Bazan fakir ve muhtaç olanlara verirdi. Bazan Allah yolunda cihada harcar, bazan da bir kimsenin gönlünü kazanmak için verirdi. O öyle bir kimse olurdu ki onun Müslüman olmasıyla İslam kuvvetlenirdi. Bu gibi kimseler fakir değillerdi. Fakat yine de onlara bol […]
AKÎL BİN EBÎ TÂLİB (Ukayl) ( radıyallahü anh )
Eshâb-ı kiramdan. Resûlullah’ın ( aleyhisselâm ) amcasının oğlu. Hazreti Ali ve Ca’fer-i Tayyar’ın ( radıyallahü anh ) büyük kardeşidir. Ca’fer-i Tayyar’dan ( radıyallahü anh ) on, Hazreti Ali’den yirmi yaş büyük olup, üçü de aynı anadandır. Künyesi Ebû Yezîd’dir. 60 (m. 680) târihinde vefât etti. Hazreti Akîl başlangıcından beri İslâm’a yakınlık duyuyordu. Ancak, Mekke’deki sosyal […]
EKMEK VEREN ELİ KIRAN BABA
Bağdat’ı kıtlık kırıp geçiriyordu. Herkesten önce de hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin kapısından seslendi hamalın biri: – Allah rızası için birazcık ekmek. Günlerdir lokma girmedi ağzımdan. Tandırın başındaki kadın taze ekmekleri kızına uzattı. “Ver şu adama” dedi. Kızcağız ekmekleri güzelce katlayıp verdi aç hamala. Hamalın sevincine […]
İSLAM TARİHİNDEN: EVTAS HÂDİSESİ
Huneyn harbi neticesinde esir düşen Benî Hevâzin kabîlesi İslâmiyet’i kabul ettiği için azat edilmişti. Düşman firarilerinden bazıları ise Evtas denilen vadide toplanmışlardı. Gönderilen bir İslâm müfrezesi tarafından esir edildiler. İçlerinde Benî Sa’d kabilesinden Hâris’in kızı Şeymâ da vardı. Şeymâ Fahr-i Âlem’in süt kızkardeşiydi. Resûl-i Ekrem Efendimiz onun esir düştüğünü haber alınca müteessir oldu, mübarek gözlerinden […]
Günün Ayeti Kerimesi
“An dol sun biz, Kur’an’ı dü şü nüp öğüt al mak için ko lay laş tır dık. Var mı dü şü nüp öğüt alan?” (Ka mer, 54/17)
Günün Hadisi Şerifi
“Her kim Kur’ân-ı Kerîm’i kendi re’yi (görüşü) ile tefsîr ederse cehennemdeki yerine hazırlansın.” (Hadîs-i Şerîf, İthâfü ‘s-Sâde)
Günün Sözü
Hemen Mevla ile sana dayandım / Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey Yoktur senden gayri kolum kanadım / Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey (Köroğlu)
KUR’ÂN-I KERÎM’İ ANLAMAK İÇİN
Kur’ân-ı Kerîm’in en muteber Türkçe tefsirini yazan büyük âlim Elmalılı Hamdi Efendi merhûmun (V. 1942) tefsîrinin mukaddimesinde Kur’ân-ı Kerîm’i anlamak isteyenlere tavsiyesi: Doğrusu, Kur’ân’ı cidden anlamak, tetkik etmek isteyenlerin onu usûlü ile Arabî yolundan ve muteber tefsîrlerinden anlamaya çalışmaları zarûrîdir. Kur’ân’ın falan tercümesinde şöyle demiş, diyerek hükümler çıkarmaya, meseleleri münâkaşa etmeye kalkışmamalıdır. Bunu, îmânı olanlar […]
ÂSIM BİN SABİT ( radıyallahü anh )
Eshâb-ı kiramın meşhûrlarından ve muhariblerinden. Âlim ve edip bir zât. İsmi Âsım bin Sabit bin Ebi’l Eklah-il-Ensârî olup, künyesi Ebû Süleymân’dır. Annesi Şemûs binti Ebî Âmir’dir. Hayatını dîni İslâm uğruna savaşlarda geçirdi. Vefâtından sonra’da Allahü teâlâ onu müşriklerden muhafaza etti. Doğum târihi belli değildir. Âsım ( radıyallahü anh ) hicretten önce îmân etmişdir. Ensârdan, ya’nî […]
Boyayı mı beğenemedin, yoksa boyacıyı mı?
Hep hikmetli konuşan Lokman Hekim’in derisi siyah, dudakları da kalınmış. Değerli sözlerini duyarak hayranı olan biri bir gün bakmış ki hayalinde büyüttüğü Lokman, siyah yüzlü, kalın dudaklı biri. Şaşkınlıkla yüzüne bakarken Lokman Hekim, adamın içinden geçenleri sezmiş olacak ki, şöyle çıkışmış: – Birader, neden öyle şaşkın bakıyorsun? Boyayı mı beğenemedin, yoksa boyacıyı mı? Sonra da […]
Günün Ayeti Kerimesi
“Kendilerine hainlik edenleri savunma. Zira Allah, hiçbir haini, hiçbir günahkârı sevmez.” (Nisâ, 4/107)
Günün Hadisi Şerifi
“Bir kimse kendisine ait olmayan bir şeyi benimdir diye iddia ederse bizden değildir. O kimse Cehennemdeki yerine hazırlansın.” (Hadîs-i Şerîf, Müsned-i Ahmed)
Günün Sözü
Yürü bre yalan dünya Sana konan göçer bir gün İnsan bir ekine misal Seni eken biçer bir gün (Karacaoğlan)
KALBİN MÜHÜRLENMESİ
Bakara Sûresinin 7. Ayet-i kerîmesinde -meâlen- “Allah kalblerini ve kulaklarını mühürlemiş…” buyurulmuştur. Kalb nasıl mühürlenir? Üzeri mühürlenmek, zarf, kap, örtü ve kapı gibi şeylerde olur. İnsanların kalbleri de ilim ve marifetin zarfı ve kabı gibidir. Ne kadar idrâklerimiz varsa orada saklıdır. Kulak da bir kapı gibidir, işitilenler oradan girer. Bilhâssa mazide, gelecekte ve hâldeki gaybe […]
PEYGAMBERİMİZİN HUNEYN HARBİ
Mekke-i Mükerreme’nin fethi üzerine birçok kabileler, Müslüman oldular. Ancak en büyük kabilelerden olan Benî Hevâzin ile Benî Sakîf kabileleri harbe kalkıştılar. Tâif ile Mekke-i Mükerreme arasında Huneyn denilen mahalde toplandılar. Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) henüz Mekke-i Mükerreme’de idi. Şevvâl’in yedinci günü on bin askerden müteşekkil bir ordu ile Huneyn’e doğru yürüdü. Müslümanlardan bazıları “Bu ordu […]
AMR BİN ÂS ( radıyallahü anh )
Eshâb-ı kiramın büyüklerinden. Tahminen m. 574 yıllarında Mekke-i Mükerreme’de doğdu. 43 (m. 663) yılında, doksan yaşlarında Mısır’da vefât etmiştir. Amr bin Âs hazretlerinin nesebi: Amr bin Âs bin Vail bin Hâşim bin Suayd bin Sehm bin Amr bin Hesis bin Kâb bin Le’vi Kureyşî Sehmî’dir. Âs bin Vâil Es-Sehmî’nin oğludur. Ebû Abdullah, Ebû Muhammed künyeleri […]
Boşa Yorulmuş
Râbia-tül Adeviyye, bir gece, evinde geç vakitlere kadar namaz kılarken hasırın üzerinde uyuya kaldı. Bu arada evine bir hırsız girdi. Her tarafı aradı, çalacak bir şey bulamadı. Giderken; “Girmişken boş çıkmayayım” diyerek, Râbia hazretlerinin dışarıda giydiği örtüsünü aldı. Evden çıkarken yolunu şaşırdı, kapıyı bulamadı. Geri dönüp örtüyü aldığı yere bıraktı. Bu sefer rahatlıkla kapıyı buldu. […]
Günün Ayeti Kerimesi
“Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. ” (Enfal, 8/46)
Günün Hadisi Şerifi
“Gece ibadetine devam edin. Muhakkak bu sizden önceki sâlihlerin âdetidir. Çünkü gece ibadeti, Allâh’a yaklaştırır, haramlardan sakındırır, günahlara keffaret olur ve hastalıkları bedenden uzaklaştı¬rır.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)
Günün Sözü
İlim dağıtmakla çoğalır, mal ise dağıtılmakla noksanlaşır. İlim hükmeden, mal ise kendisine hükmedilendir. (Hz. Ali)
HASTALIK, KITLIK VE ZULMÜN SEBEPLERİ
Abdullah İbn-i Ömer (r.anhumâ) anlatıyor: “Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) mescidinde on kişi vardı: Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, İbn-i Mesûd, Muâz b. Cebel, Huzeyfe, Abdurrahman b. Avf, Ebû Saîd radıyallâhu anhüm hazretleri ve ben de onuncu kişiydim. Ensardan bir genç geldi ve Resûlullâh’a (s.a.v.) selam verip oturdu. Sonra da “Yâ Resûlallâh! Mü’minlerin hangisi en faziletlidir?” diye […]
TEHECCÜD NAMAZI KILANLAR ÖVÜLMÜŞTÜR
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), o sırada genç bir çocuk olan Hz. Ömer’in oğlu Abdullah (r.anhümâ) için; “Abdullah ne iyi bir adamdır. Eğer gece kalkıp namaz kılmayı âdet edinse.” buyurmuşlardır. Abdullah İbn-i Ömer (r.anhümâ), “Ben bundan sonra gecenin az bir kısmında uyur, kalanında teheccüd namazı kılar, ibadetle meşgul olurdum.” demiştir. İmam-ı Kastalanî büyük bir zatın şöyle dediğini […]
ABÎDE BİN AMR ( radıyallahü anh )
Tabiînden meşhûr fıkıh âlimi. İsmi Ubeyde bin Amr es-Selmânî el-Muradî olup, Abîde es-Selmânî ismiyle de meşhûr olmuştur. Künyesi Ebû Amr el-Kûfî’dir. Doğum târihi bilinmemektedir. 72 (m. 691) senesinde vefât etti. Abîde bin Amr Yemenli olup, mensûb olduğu kabilenin reîsi idi. Peygamberimiz ( aleyhisselâm ) hayatta iken, Mekke’nin feth edildiği günlerde müslüman olmakla şereflendi. Fakat Peygamberimizi […]
BİR DELİYE BİR VELİ ROLÜ
Ebu Müslim Havlani bir toplulukta konuşulanları dinler.Hemen hepsi de hanımından şikayette bulunmaktadırlar. Ancak Ebu Müslim’de şikayet filan yoktur. Derler ki: – Veli gibi bir hanıma düştün de sesin sedan çıkmıyor değil mi? Omuzlarını silkerek cevap verir: – Bizimki veli filan değil kelimenin tam manasıyla delidir deli!… – Öyle ise derler nasıl geçiniyorsun böyle deli biriyle? […]
Günün Ayeti Kerimesi
“Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah, buna hakkıyla gücü yetendir.” (Nisâ, 4/133)
Günün Hadisi Şerifi
“İnsanların gördüğü yerde namazını güzel kılıp da kimsenin olmadığı yerde dikkat etmeyenin bu yaptığı, namazı hafife almaktır.” (Hadîs-i Şerîf, Musannef-i Abdurrezzak)
Günün Sözü
Şefkatte güneş gibi ol, cömertlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. (Mevlâna)
RESÛLULLÂH’IN (S.A.V.) İSLÂM’A DAVETİ
Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) Himyer hükümdarı Nuaym bin Abd-i Kilâl’e İslâm’a davet mektubunu Ayyâş bin Ebi Rebîa ile gönderdiler. “Allâhü Teâlâ ile Resûlüne inandıkça üzerinizden rahmet ve selâmet eksik olmaz. Allah birdir, ortağı yoktur…” diyerek başlayan bu mektubu Ayyâş bin Ebi Rebîa el-Mahzûmî’ye (r.a.) verirken buyurdular ki: “Onların bulunduğu kasabaya eğer gece varırsan girme, sabahı bekle. […]
İMANIN ŞUBELERİNDEN: VERA
Vera: Takva, günahtan uzak durmak, Allah korkusu, güzel amellere devam etmek, dünyânın geçici metaı peşinde koşmayı terk etmektir. Veraın üç mertebesi vardır: 1 – Haram olan şeyleri terk etmek. Haramı işleyen fâsık ve fâcir olur. 2 – Şüpheli şeylerden sakınmak. Yani ummadığı başka bir taraftan harama düşmemek için dînen almasına ruhsat olduğunu bildiği şeyi kalbiyle de helâl […]
ABDULLAH BİN ZÜBEYR ( radıyallahü anh )
Eshâb-ı kiramdan. Aşere-i mübeşşereden olan Zübeyr bin Avvâm’ın oğludur. Nesebi Abdullah bin Zübeyr bin Avvâm bin Huveylid bin Esed bin Abdil’uzza bin Kusayyel Kureyşî, el-Esedî’dir. Annesi Hazreti Ebû Bekir-i Sıddîk’in kızı Esmâ’dır. Teyzesi, mü’minlerin annesi Âişe-i Sıddîka’dır. Medine’de muhacirlerden ilk önce dünyâya gelen çocuk budur. Hicretten yirmi ay sonra (veya birinci senede) (m. 622) Medine […]
BİRLİKTE YEMEK
Resul-i Ekrem, dostlarıyla birlikte, binek hayvanlarından iner inmez, yüklerini yere koydular, daha sonra bir koyun keserek yemek hazırlamaları için karar aldılar. Birisi: – Koyunu ben keserim, dedi. Diğeri: – Derisini ben yüzerim,dedi. Üçüncüsü: – Etini de ben pişiririm’ diye söze katıldı. Dördüncü:………… Resul-i Ekrem (s.a.s) – Çölden odunu da, ben toplarım, buyurdu. Topluluk: – Ey […]
Günün Ayeti Kerimesi
“İman, yetmiş küsur şubedir ve utanma imandan bir şubedir.” (Buharî, “İman”, 3)
Günün Hadisi Şerifi
“İnsanlara öyle bir zaman gelir ki, o devirde kişi, ele geçirdiği malı helalden mi, haramdan mı kazandığına hiç aldırmaz.” (Hadîs-i Şerîf, Sahîh-i Buhârî)
Günün Sözü
Sen iyilik et de o zâyi olmaz / Darılub da başa kakıcı olma! / Elinden geldikçe sen iyilik eyle / Hatıra dokunup kırıcı olma! (Karacaoğlan)
RESÛLULLAH’IN BİR MÛCİZESİ
Seyyâh-ı Âlem Evliyâ Çelebi’den: Mekkeliler Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) kendilerine putları bırakıp Allâh’a, cennete da’vet etmesinden muzdarip oldular, binlerce ihanet ettiler. İntikam almaktan aciz olunca şeytani bir hile kurdular. Bazı hediyelerle beraber bir kutu içinde kaşiyan-ı Acem diye meşhur akrepleri getirdiler. Resûlullah (s.a.v.) “Bu hediyeniz nedir?” diye sorunca “Yeni çıkmış bir kavun.” dediler. Efendimiz, “Biz bu […]
EVLİYANIN ŞEFÂATİ
Hâce Bahâüddîn Hazretlerinin irtihâlinden sonra müritlerinden biri, Buhârâ’da bir bayram gecesi rüya gördü: Rüyasında, bayram gecesinde gayet büyük bir çadır kurulmuştu. Hâce Bahâüddîn ve Hâce Alâüddîn Hazretleri bu çadırın yakınında idiler. Sonra bu çadırın Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) çadırı olduğu kendisine mâlum oldu. Hâce Bahaüddîn Hazretleri, peygamberimizle görüşmek üzere çadıra girdi. Bir müddet sonra sevinçli bir […]
BİR KISIM DİNİ TABİRLER
İbadet: Lügatte kullukta bulunmak demektir. Istılahta: Yapılmasında sevap olup Allah rızası için Allâhü Teâlâ’ya ta’zim etmek için yapılan ameldir. Namaz kılmak, oruç tutmak gibi. Taat: Emre imtisal etmek, emri tutmak demektir ki, buna itaat da denir. Dinde taat: Yapılmasından dolayı sevap bulunan -niyetli veya niyetsiz- herhangi bir ameldir. Kur’ân-ı Kerîm’i okumak gibi Hak Teâlâ’nın emirlerini […]
ABDULLAH BİN ZEYD ( radıyallahü anh )
Ezân-ı Muhammediyye’nin okunuşunu rüyasında görüp haber vermesinden dolayı “Sâhibü’l-ezân” adı ile meşhûr olan sahâbî. Adı, Abdullah bin Zeyd bin Abd-i Rabbih bin Sa’lebe bin Zeyd bin Haris bin Hazrec el-Ensârî’dir. Ebû Muhammed el-Medenî adı ile künyelenmiştir. Medîneli müslümanların Hazrec koluna mensûbtur. Akabe bî’atinde bulunarak Resûlullah’a ( aleyhisselâm ) îmân edip müslüman olmakla şereflenmiştir. Hicretin ikinci […]
AZI YARAR ÇOĞU ZARAR: ŞEKER
Vücudun ihtiyacından fazla şeker alınması kan şekerini çok çabuk artırır ve pankreas aşırı insülin salgılar. Buna “metabolik sendrom” denir. İnsülin, şekeri ayarladıktan sonra fazlasını yağ olarak depolar. Kan şekerindeki ani düşüş acıkma hissi verir, yemek ihtiyacı hâsıl olur. • Fazla şeker diş çürümesi başta olmak üzere, obezite, diyabet, kalp ve dolaşım hastalıkları, böbrek taşları, kanser, […]
Hz. Ebubekir (r.a) ile Hz. Ali (r.a)’nın Münazarası
Bir gün Ebu Bekir Sıddık (r.a) Resulüllah(S.A.V)’ın evine geldi. İçeri gireceği sırada, Hz. Ali Bin Ebi Talib (r.a) da geldi. Hz. Ebu Bekir (r.a.) (Geri çekilip) : -Ya Ali sen buyur, gir dedi. O da cevap verip, aralarında, aşağıdaki uzun konuşma oldu: -Ya Ebu Bekir! Sen önce gir ki, her iyilikte önde olan, her hayırlı […]
Günün Ayeti Kerimesi
“Şüphesiz inkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.” (Nisâ, 4/167)
Günün Hadisi Şerifi
“Sıkıntı ve üzüntüde Allâhü Teâlâ’nın duâsını kabul etmesi kimin hoşuna giderse bollukta çok dua etsin.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)
HACCIN FARZ OLMASININ SEBEBİ
Haccın farz olmasına sebep, Beytullah’ın mevcudiyetidir. Bu mukaddes mabedi ziyaret için Hak Teâlâ’nın emriyle hac farz kılınmıştır. Mükellef olan bir zatın ömründe bir defa hac etmesiyle bu fariza yerine getirilmiş olur. Hac, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hicretinin dokuzuncu senesinde farz kılınmıştır. Bu sene Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) tarafından Ebû Bekr-i Sıddîk (radiyallahü anh) hac […]
HAZRET-İ LÛT ALEYHİSSELÂM
Hazret-i İbrâhim’in kardeşi Haran’ın oğlu olan Lût Aleyhisselâm onunla beraber Bâbil’den Şam civarına göçmüştü. Sedom şehri ve çevresindeki insanlara peygamber olarak gönderildi. Bu memleketin ahalisi dine inanmazlar ve hiçbir kavmin yapmadığı ahlâksızlığı işlerlerdi. Hz. Lût, onları doğru yola (hak dine) çağırdı, dinlemediler. Çok nasihat etti, kabul etmediler. Cenâb-ı Hakk da onların başına taş yağdırdı ve […]
ABDULLAH BİN SÜHEYL ( radıyallahü anh )
İlk müslüman olanlardan. Künyesi Ebû Süheyl’dir, m. 594 veya 596 senesinde Mekke’de doğdu. 12 (m. 633) senesinde Yemâme’de şehîd oldu. Annesi, Fahite binti Âmir, babası, Süheyl bin Amr’dır. Abdullah bin Süheyl ( radıyallahü anh ) ikinci Habeşistan hicretine kadar müslümanlığını gizledi. Sonra Habeşistan’a hicret eden kâfileye o da iştirâk etti. Habeşistan’dan dönüşünde, babası tarafından, hapsedilip, […]
BİR KISIM DİNİ TABİRLER
Kurbet: Yakınlık demektir. Dinde kurbet: “Hak Teâlâ’ya manevi yakınlığa sebep olan herhangi bir güzel ameldir. Sadakalar, nafile kılınan namazlar gibi. Teklif: Bir kimseye meşakkatli bir şeyi emretmektir. Dinde teklif: İslamiyet’in “Ehliyet ve salahiyet sahibi olan insanlara bazı şeyleri yapmalarını, bazı şeyleri de terk etmelerini emretmesinden ibarettir. Bu emirleri yapmaya memur ve vazifeli olan bir insana […]
BİR KESE ALTIN
Süfyân-ı Sevrî hazretleri son anlarını yaşıyordu. Yastığının altından bir kese çıkardı. İçinde altınlar vardı. Yanındaki dostlarına, ‘Bunu sadâka olarak dağıtın’ buyurdu. Dostları bu hâli hayretle karşıladılar ve:’Allah Allah!Süfyân-ı Sevrî dünya malına ehemmiyet vermez, yanında dünyalık bulundurmazdı. Bu kadar parayı saklamanın sebebi ne ola ki?’diye birbirlerine sordular. Süfyân-ı Sevrî hazretleri onların şaşkınlığını görünce, durumu şöyle izah […]
Günün Ayeti Kerimesi
“…Namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ın anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir…” (Ankebût, 29/45)
Günün Hadisi Şerifi
“Ümmetimin en şereflileri, Kur’ân okuyup, ezberleyip onunla amel eden ve geceleri ibâdet edenlerdir.” (Hadîs-i Şerîf, Beyhakî, Şuabü ‘l-Îmân)
Günün Sözü
İyileri besleyen kötülük görmez. Ama kötüyü besledin mi kendine düşmanlık edersin. (Sadi Şirazî)
HÂCE ALÂÜDDÎN ATTÂR K.S.
Silsile-i Sâdât’ın on altıncı halkası olan Hâce Alâüddîn Attâr’ın (k.s.) adı Muhammed bin Muhammed el-Buhârî’dir. Aslen Harezmli’dir. Buhârâ medreselerinde ilim tahsil etti ve bütün ilimlerde temâyüz etti. Hâce Bahâüddîn Şâh-ı Nakşibend Hazretleri (k.s.), Hâce Alâüddîn Attâr’ı (k.s.) kızı ile evlendirdi. Bu evlilikten Hâce Hasan Attâr (k.s.) doğdu. Hâce Bahâüddîn Hazretleri, Hâce Alâüddîn Attâr’ı bulunduğu meclislerde […]
BİD’ATLERDEN SAKINMAK
Sâriye bin İrbaz (r.a.) şöyle anlatır: “Resûlüllah (s.a.v.) bize öyle bir vaaz etti ki, kalpler ürperdi ve gözlerden yaşlar aktı. Bunun üzerine biz, “Ya Resûlallah! Bu vaaz, vedâ edenin vaazına benziyor, bize vasiyette bulunun” dedik. Resûlüllah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Size Allâh’tan korkmanızı, siyah bir köle bile olsa emîre kulak verip itaat etmenizi tavsiye ederim. Sizlerden, […]
ABDULLAH BİN SELÂM ( radıyallahü anh )
Eshâb-ı kiramdan. Ensârın büyüklerinden. Hicretten sonra müslüman oldu. Müslüman oluşu ibretlidir. Cennetlik olduğu hadîs-i şerîfte bildirildi. 43 (m. 663)’de Medine’de vefât etti. Hazreti Yûsuf (aleyhisselâm) soyundan ve Medine’deki Yahudi Benî Kaynuka kabilesinden idi. Cahiliyyet devrinde Husayn olan ismini Müslüman olunca Resûlullah ( aleyhisselâm ) “Abdullah” olarak değiştirdi, Nesebi Abdullah bin Selâm bin Haris Ebû Yûsuf […]
BİR İNSANI TANIMA YOLLARI NELERDİR?
‘Bir adam Hz. Ömer (r.a.)’in yanında bir hususta şâhitlikte bulunmuştu. Ömer ibnü’l-Hattâb hazretleri ona, ‘ Ben seni tanımıyorum, seni tanıyan birini getir, dedi. Orada bulunanlardan birisi, ‘ Ben onu tanıyorum, deyince Hz. ömer, ‘ Nasıl bilirsin? diye sordu. O da, ‘ Emin ve âdil bir adam olarak tanıyorum, cevabını verdi. Hz. Ömer (r.a.) tekrar sordu: […]
GIDALARDA KATKI MADDELERİNE DİKKAT
Katkı maddeleri; gıdanın besleyici değerini korumak, dayanıklılığını artırmak, lezzetini ve rengini çekici hale getirmek ve gıdanın işlenmesi sırasındaki teknolojik zaruretler ve gıdada mikroorganizmaların çoğalmasına mani olmak gibi sebeplerle kullanılmaktadır. Katkı maddeleri belli standartlar çerçevesinde E numaralandırılmıştır. Katkı maddelerinin bilinen ve henüz bilinmeyen tesirleri vardır. Hassas bünyelerde kaşıntı, kurdeşen, alerjik nezle, alerjik deri döküntüleri, baş ağrısı, […]
Günün Ayeti Kerimesi
“Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.” (Bakara, 2/152)
Günün Hadisi Şerifi
“İki kimse arasında hüküm verecek olan sakın öfkeli bir halde iken hüküm vermesin.”(Hadîs-i Şerîf, Sahîh-i Buhârî)
Günün Sözü
Üç şeyi kötü günlerinde dene, dostunu, eşini ve sabrını. (Atai)
İDARECİLERİN VASIFLARI
Abbasî Halîfelerinden Me’mûn vezirinde bulunmasını istediği vasıfları şöyle sıralamıştır. “İşlerimin idaresi için bir adam isterim ki hayırlı ve övülen hasletleri şahsında toplasın, edepli, terbiyeli, tecrübeli ve isabetli görüş sahibi olsun. Kendisine emanet edilen sırları muhafaza etsin, emin olsun, uhdesine verilen mühim işlerin yapılmasında gayretli olsun. Hilmi (yumuşak huyluluğu) ile sükût etsin, ilmiyle konuşsun; ufak işaretten […]
SAFÂ ILE MERVE ARASINDA SA’Y
Hac mevsiminde Safâ ile Merve arasında sa’y etmek, bu sa’ye Safa’dan başlamak ve özürleri olmayanların bu sa’yi yaya olarak yapmaları vâciptir. Safâ ile Merve, Mekke-i Mükerreme’de Mescid-i Haram’ın doğusunda 350 metre mesafeli iki tepedir. Bunlar, geniş bir cadde ile birbirine bağlıdır. Safa’dan başlayıp Merve’ye dört ve Merve’den Safa’ya üç defa geliş-gidişe “sa’y” denir. Bu hareket, […]
ABDULLAH-I İLÂHÎ
Anadolu evliyâsının büyüklerinden. Şah-ı Nakşibend Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin yolunu Buhârâ’da Ubeydullah-i Ahrâr’dan alarak Anadolu’ya ilk olarak getirip yayan âlim. Germiyanoğulları beyliğinin sınırları dâhilinde olan Kütahya’nın Simav kasabası civârında bir köyde doğdu. 1491 (H.897) yılında Rumeli’nde Vardar Yenicesi’nde vefat ederek oraya defnedildi. İlk tahsîlini Simav’da tamamladıktan sonra İstanbul’a gitti. Zeyrek Medresesinde büyük âlim Alâeddîn Tûsî’nin talebesi […]
DERVİŞLERE TEKKE YAPTIRAN HRİSTİYAN
Hicrî 161 yıllarında yaşamış evliyaullahtan Ebu Haşim-i Sufî Hazretlerinin müritleri bir hayli kalabalıktı. Fakat toplanıp ibadet edecek bir yerleri de yoktu. Birgün bir hristiyan emir ava çıkmıştı. Yolda Ebu Haşim es-Sûfî’nin müridlerinden iki kişinin birbirleri ile buluştuklarını gördü. Onlar musafaha yaptıktan sonra kucaklaştılar, orada oturdular, yanlarında yiyecekleri ne varsa ortaya serip beraberce yediler. Sonra da […]
Günün Ayeti Kerimesi
” O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. ..” (Mülk, 67/2)
Günün Hadisi Şerifi
Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Emanete riayet etmek, rızkı, hıyanet ise fakirliği celb eder; getirir.” (Kenzü’l-Ummal)
Günün Sözü
Bir dilek için padişahın huzuruna niçin gidiyorsun, tamahı bıraktın mı padişah sen olursun. (Sadi Şirazî)
RESÛLULLÂH’IN (S.A.V.) BİR MUCİZESİ
Câbir bin Abdullah (r.a.) anlatıyor: “Hendek harbinde, hendek kazarken üç gün bir şey yememiştik. Resûlullâh (s.a.v.) de karnına, açlıktan taş bağlamıştı. “Yâ Resûlallâh! İzin veriniz de, evime kadar gidip geleyim?” dedim. Hanımıma, “Resûlullâh’da (s.a.v.) öyle bir açlık gördüm ki, dayanılabilir bir hal değildir. Yanında, yiyecek bir şey var mı?” dedim. “Vallahi, şu oğlaktan ve bir […]
DİN KARDEŞİNİ ALLAH İÇİN SEVMEK
Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Bir adam, başka bir köyde bulunan bir (din) kardeşini ziyârete gitti. Allâhü Teâlâ, yolu üzerine bir meleği gönderdi. Adam onun yanına geldiğinde melek ona: “Nereye gidiyorsun” dedi. Adam: “Şu köyde bir (din) kardeşim var, onu ziyârete gidiyorum.” deyince: “Peki, gitmende senin için bir menfaat var mı?” deyince, “Hayır, sadece onu Allâh […]
ABDULLAH-I DEHLEVÎ
Hindistan evliyâsından. Silsile-i aliyye denilen büyüklerden olup, seyyiddir. 1745 (H. 1158)’te Hindistan’ın Pencab şehrinde doğdu. 1824 (H. 1240) senesinde Delhi’de vefât etti. Kabri Şâhcihân Câmii yakınındaki dergâhındadır. Binlerce seveni her zaman ziyâret edip, feyz almaktadır. Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin babası, Abdullatif Efendi âlim, sâlih, zâhid, dünyâya rağbet etmeyen, yüksek haller sâhibi Kâdirî yolunda bir zât idi. […]
DERVİŞ İLE TİLKİ
Dervişin biri gezerken ayaksız bir tilki gördü, hayrete düştü. ‘Nasıl yaşar bu hayvan, ne yer ne içer?’ diyerek, Allah’ın lütfuna hayran oldu. Derken bir arslan çıkageldi, ağzında çakal taşıyordu. Görkemli ve korkunç hayvan avının bir kısmını yedi, doyunca kalanını bırakıp gitti. Tilki artığa doğru sürünerek yaklaştı ve afiyetle yiyip karnını doyurdu. Tilkinin yiyeceğinin ayağına geldiğini […]
MÜSÂFİR ÂDÂBINDAN
1- Ev sâhibi, müsâfirleri ile berâber kapıya kadar, çıkmalıdır. Bu müsâfire ikrâmdır. Habeş kralı Necâşî’nin bir heyeti Peygamberimizi ziyârete gelmişti. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) bizzât onlara hizmet etmeye başladı. Bunu gören Ashâb-ı Kirâm: “Biz varız, siz oturunuz, Yâ Resûlallâh” deyince Efendimiz aleyhisselâm: “Hayır, asla. Çünkü onlar benim Ashabıma (Habeşistan’da) ikrâm ettiler, ben de bizzat mukâbelede bulunmak isterim.’ […]
Günün Ayeti Kerimesi
“İman edip salih ameller işleyenler cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.” (Bakara, 2/82)
Günün Hadisi Şerifi
Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Amellerin en fazîletlisi sâdık niyettir.” Hadîs-i Şerîf, Kenzü ‘l-Ummâl)
Günün Sözü
Manen yaşamayan bir kimse, daha hayatta iken ölmüş demektir. (Mevlâna)
MÜ’MİNİN NİYETİ AMELİNDEN HAYIRLIDIR
Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) bir gün Ashâbına: “Mü’min kimdir bilir misiniz?” buyurdular. “Allâh ve Resûlü en iyisini bilir.” dediler. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Mü’min, Allâhü Teâlâ’nın hoşuna giden şeylerle kulaklarını doldurmadıkça ölmeyen kimsedir. Eğer bir kul Allâh’dan korksa yetmiş demirden kapısı olan yetmiş hücrenin içindeki bir hücrede bulunsa, Allah ona amelinin elbisesini giydirir. Hatta öyle […]
HZ. KA’BÜ’L-AHBÂR (R.A.)
Tâbi’înin büyüklerinden olup Resûlullâh Efendimiz zamanına yetişmiş, lâkin Hz. Ebû Bekir yahut Hz. Ömer zamanında Müslüman olmuştur. Medîne’ye gelmiş, sonra Şam tarafına giderek Hımıs’da hicrî 32’de Hz. Osmân zamanında vefât etmişdir. İsmi Ka’b bin Mâti’dir. Abbâs (r.a.) Hazretleri ona: “Sen Resûlullâh zamanına ve Hz. Ebûbekir zamanına yetişmene rağmen niçin geç Müslüman oldun?” deyince şöyle cevap […]
DÖRT DİRHEMLİK GÖMLEK
Ashab-ı Kiram’dam Ebu’d-Derda r.a. Hazretleri anlatıyor: Günün birinde bir gömlek almak için çarşıya çıkmıştı. Yolda Ebu Zerr r.a. Hazretleri onunla karşılaştı, nereye gittiğini sordu. Ebu’d Derda r.a. dedi ki: – On dirheme bir gömlek satın almak istiyorum. Ebu Zerr r.a. ise: – Dikkat edin! Ebu’d-Derda müsriflerdendir! diye seslenmeye başladı. Ebu’d-Derda r.a. gizlemek istediyse de bunu […]
Günün Ayeti Kerimesi
“Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.” (Mülk, 67/14)
Günün Hadisi Şerifi
“Beş şeyden önce beş şeyi ganîmet, (fırsat) bil; ölümünden önce hayatını, hastalığından önce sıhhatini, meşguliyetinden önce boş vaktini, ihtiyarlığından önce gençliğini, fakirliğinden önce zenginliğini (ganimet bil)” (Hadîs-i Şerîf, Feyzu’l-Kadîr)
Günün Sözü
Kuş, yuvasına kanadı ile uçar. Ey İnsanlar, insanın kanadı gayretidir. (Mevlâna)
BEŞ NİMETİN KIYMETİNİ BİLMEK
Allâhü Teâlâ insanlara birçok nimetler ihsan buyurmuştur. Bu nimetlerden güzelce istifade edenler ebedîsaadete kavuşurlar. Hayat: Hayat bir nimettir. Biz bu sayede dünyamızı, ahiretimizi öğrenir, Rabb’imize kullukta bulunmak şerefine nail oluruz. Fakat bu hayatımızı mutlaka ölüm takip edecektir. Onun için ölüm gelmeden bu hayatımızdan güzelce istifadeye çalışmalı, hayatı faydasız şeyler uğrunda elden çıkarmamalıyız. Sıhhat: Sıhhat de […]
Hasan-ı Basri
Basra’nın güllerinden biri… Hasan-ı Basri Bir gün Basra’da… Basra’lı Şem’ûn kendi halinde bir mecusidir. Müslümanlarla içli dışlıdır ve bir sürü güzel haslet edinir. Kimseyle uğraşmaz, yalan söylemez, sözünde durur ve cömerttir. Sonra o gülyüzlü komşusunu (Hasan-ı Basri Hazretlerini) çok beğenir, uzaktan bile görse ayağa kalkar, hürmetle yol verir. Hasan-ı Basri, Şem’ûn’un Müslüman olmasını çok ister. […]
DİRİLEN ÖLÜ
Enes bin Mâlik (R.A.) anlatıyor: ‘Gözleri görmeyen yaşlı bir hanımın Saib adında bir genç oğlu vardı. Daha hayatının baharında olan bu delikanlı Medine vebasına yakalanmıştı. Uzun zaman hasta yattı. Bir gün delikanlının ziyaretine gittik. Fakat maalesef biz orada iken delikanlı ruhunu teslim etti. Bizde gözlerini kapadık ve üzerine elbisesini örttük. İçimizden biri annesine: – Onun […]
Günün Ayeti Kerimesi
“Namazı kılın, zekatı verin. Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.” (Bakara, 2/43)
Günün Hadisi Şerifi
“Cenâb-ı Hakk’a, kulların en sevimlisi, takvâ ehli olup da kendisini gizleyenlerdir.”(Hadîs-i Şerîf, Kenzü ‘l-Ummâl)
Günün Sözü
Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi (Muhibbî-Kanunî Sultan Süleyman)
NİYETİN SEVABI
İnsanların işledikleri ameli, Hafaza melekleri yazmaya memurdurlar. Lakin onlar niyete vâkıf olamazlar. Yaptığımız ameller melekler divanında, niyetlerimiz ise Allâh’ın divanındadır. Hadîs-i Kudsî’de; “Ey Hafaza meleklerim! Sizler kullarımın amellerini yazmaya memursunuz. Ben ise onların nefsindekini pek iyi bilir ve muhafaza ederim” buyuruldu. Amellerin sevabı cennette verilir. Niyetin sevabı ise Cenâb-ı Hakk’a yakınlık dereceleriyle verilir. “Niyeti olmayanın […]
