” O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. ..” (Mülk, 67/2)
Archive for Ağustos 8th, 2014
Günün Hadisi Şerifi
Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Emanete riayet etmek, rızkı, hıyanet ise fakirliği celb eder; getirir.” (Kenzü’l-Ummal)
Günün Sözü
Bir dilek için padişahın huzuruna niçin gidiyorsun, tamahı bıraktın mı padişah sen olursun. (Sadi Şirazî)
RESÛLULLÂH’IN (S.A.V.) BİR MUCİZESİ
Câbir bin Abdullah (r.a.) anlatıyor: “Hendek harbinde, hendek kazarken üç gün bir şey yememiştik. Resûlullâh (s.a.v.) de karnına, açlıktan taş bağlamıştı. “Yâ Resûlallâh! İzin veriniz de, evime kadar gidip geleyim?” dedim. Hanımıma, “Resûlullâh’da (s.a.v.) öyle bir açlık gördüm ki, dayanılabilir bir hal değildir. Yanında, yiyecek bir şey var mı?” dedim. “Vallahi, şu oğlaktan ve bir […]
DİN KARDEŞİNİ ALLAH İÇİN SEVMEK
Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Bir adam, başka bir köyde bulunan bir (din) kardeşini ziyârete gitti. Allâhü Teâlâ, yolu üzerine bir meleği gönderdi. Adam onun yanına geldiğinde melek ona: “Nereye gidiyorsun” dedi. Adam: “Şu köyde bir (din) kardeşim var, onu ziyârete gidiyorum.” deyince: “Peki, gitmende senin için bir menfaat var mı?” deyince, “Hayır, sadece onu Allâh […]
ABDULLAH-I DEHLEVÎ
Hindistan evliyâsından. Silsile-i aliyye denilen büyüklerden olup, seyyiddir. 1745 (H. 1158)’te Hindistan’ın Pencab şehrinde doğdu. 1824 (H. 1240) senesinde Delhi’de vefât etti. Kabri Şâhcihân Câmii yakınındaki dergâhındadır. Binlerce seveni her zaman ziyâret edip, feyz almaktadır. Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin babası, Abdullatif Efendi âlim, sâlih, zâhid, dünyâya rağbet etmeyen, yüksek haller sâhibi Kâdirî yolunda bir zât idi. […]
DERVİŞ İLE TİLKİ
Dervişin biri gezerken ayaksız bir tilki gördü, hayrete düştü. ‘Nasıl yaşar bu hayvan, ne yer ne içer?’ diyerek, Allah’ın lütfuna hayran oldu. Derken bir arslan çıkageldi, ağzında çakal taşıyordu. Görkemli ve korkunç hayvan avının bir kısmını yedi, doyunca kalanını bırakıp gitti. Tilki artığa doğru sürünerek yaklaştı ve afiyetle yiyip karnını doyurdu. Tilkinin yiyeceğinin ayağına geldiğini […]
MÜSÂFİR ÂDÂBINDAN
1- Ev sâhibi, müsâfirleri ile berâber kapıya kadar, çıkmalıdır. Bu müsâfire ikrâmdır. Habeş kralı Necâşî’nin bir heyeti Peygamberimizi ziyârete gelmişti. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) bizzât onlara hizmet etmeye başladı. Bunu gören Ashâb-ı Kirâm: “Biz varız, siz oturunuz, Yâ Resûlallâh” deyince Efendimiz aleyhisselâm: “Hayır, asla. Çünkü onlar benim Ashabıma (Habeşistan’da) ikrâm ettiler, ben de bizzat mukâbelede bulunmak isterim.’ […]
