“Kendilerine hainlik edenleri savunma. Zira Allah, hiçbir haini, hiçbir günahkârı sevmez.” (Nisâ, 4/107)
Archive for Şubat 20th, 2016
Günün Hadisi Şerifi
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أَلَا يَا رُبَّ نَفْسٍ طَاعِمَةٍ نَاعِمَةٍ فِي الدُّنْيَا جَائِعَةٌ عَارِيَةٌ يَوْمَ الْقِيَامَةِ. (فيض Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Dikkat edin! Dünyada (lezzetli) yiyecekler ve (kıymetli) giyecekler içinde yaşayan (fakat âhiret amellerinden gâfi l) nice kimseler vardır ki kıyâmet gününde aç ve çıplaktırlar.” (Hadîs-i Şerîf, Feyzu’l-Kadîr)
ABBÂS BİN ABDULMUTTALİB ( radıyallahü anh )
Peygamber efendimizin ( aleyhisselâm ), en çok sevdiği amcalarından. Abdulmuttalibin en küçük oğludur. Peygamber efendimizden üç yaş büyüktür. Bedir gazâsında düşman askeri arasında idi. Müslümanların eline esîr düştü. Kendisi için ve kardeşlerinin oğulları Ukayl ve Nevfel bin Haris için para verip kurtuldular. O yıl îmân etti. En son hicret eden budur. Mekke ve Huneyn gazâlarında […]
ÖMER BİN ABDÜLAZÎZ’İN BİR HUTBESİNDEN
Ömer bin Abdülazîz (rah.) bir hutbesinde dedi ki: “Ey insanlar! Bâtınınızı (kalbinizi) ıslah ederseniz zâhiriniz de düzgün olur. Âhiretiniz için amel işleyiniz, dünyalık ihtiyaçlarınız da görülür. Biliniz ki Âdem aleyhisselamdan kendisine kadar bütün dedeleri ölmüş bir adamın kendisi de muhakkak ölecektir. Vesselâmü aleyküm.” “Münâkaşa ve mücâdeleden, öfke ve hırsdan korunan kurtulmuştur.” “Ey insanlar! Rızkı helâlinden […]
RESÛLULLAH’IN KOMŞULARINI SEVMELİYİZ
Medîne-i Münevvere ahâlîsi Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) komşularıdır. Âsî ve günahkâr olsalar bile haklarına riâyet edilmelidir. Komşuluk hukûku önceden olduğu gibi devam eder. Kâinâtın Sultanı Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri: “Hz. Cebrâil komşu hakkını gözetmek husûsunda bana o kadar tavsiye etti ki komşularımı bana vâris kılacak zannettim!” buyurdular. Böyle olunca Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin komşuları hakkında münâsip olmayan […]
CUMA GÜNÜNÜN FAZÎLETİ
Bu gün, günlerin efendisi, mü’minlerin bayramıdır. Bu gün, Kur’ân-ı Kerîm’de zikredilmiştir. Bu gün, mü’minlerin bağışlandığı gündür. Bu günün cemaatle kılınan sabah namazı, namazlar içinde en faziletli olandır. Bu gün, kıraati sesli olarak kılınan Cuma namazı vardır. Hutbe okunurken namaz kılınmaz, cemaatin konuşmayıp susması, selam alıp vermemesi icab eder. Bu gün gusül abdesti almak müstehaptır. Güzel […]
CUMA GÜNÜNÜN FAZÎLETİ
Bu gün, günlerin efendisi, mü’minlerin bayramıdır. Bu gün, Kur’ân-ı Kerîm’de zikredilmiştir. Bu gün, mü’minlerin bağışlandığı gündür. Bu günün cemaatle kılınan sabah namazı, namazlar içinde en faziletli olandır. Bu gün, kıraati sesli olarak kılınan Cuma namazı vardır. Hutbe okunurken namaz kılınmaz, cemaatin konuşmayıp susması, selam alıp vermemesi icab eder. Bu gün gusül abdesti almak müstehaptır. Güzel […]
Asalet & Terbiye
Firavun’un kahinleri, saltanatı yıkacak çocuğun dünyaya geldiğini kendisine haber verdiler. Firavun ölmemek için öldürmek sevdasına kapıldı. O sene dünyaya gelen erkek çocuklarını, kılıçtan geçirtmeye başladı. Cellatlar; sokak sokak, ev ev dehşet ve ölüm saçıyorlardı. Kadının biri, doğum sancıları başlayınca, mağaraya vardı ve çocuğunu orada dünyaya getirdi. Çocuğunun , gözünün önünde öldürülmesinden korktuğu için orada bırakarak […]
ÎTİKÂDDA VE AMELDE MEZHEB
ÎTİKÂDDA VE AMELDE MEZHEB Mezheb, ictihâd ehliyetine sâhip âlimin edille-i şer’iyye (kitap, sünnet, icmâ ve kıyas)dan çıkardığı mesele ve hükümlerdir. Erkek ve kadın her müslümanın îtikatta ve amelde mezhebini öğrenip bilmesi vâciptir. “İtikatta mezhebin hangisidir?” denirse, “Ehl-i sünnet ve cemâat mezhebidir.” demelidir. Ehl-i sünnet ve cemâat demek, Resûlullâh’ın (s.a.v.) ashâbı ve cemâati (radıyallâhü anhüm) demektir. […]
İMANIN ŞUBELERİNDEN: TEVBE
Tevbe, dinin çirkin gördüğü ve yasakladığı şeyleri terk etmek, övdüğü ve izin verdiği şeylere dönmektir. Günahlar ve isyanlar, helâk eder, Allâh’tan ve cennetlerinden uzaklaştırır. Onları terk etmek de Allâh’a ve cennetlerine yaklaştırır. Samîmî, hâlisâne, azimkârâne olan bir tevbeye nasûh tevbe denilir. Nasûh, çok hâlis, çok temiz, veya pek ziyade faydalı demektir. Tevbe-i nasûh, bir kulun, […]
NÜKTE: Kendisi nereden girecek?
Câhil bir muallim, dershânesinin kapısı üzerine, “Câhiller bu kapıdan giremez” diye bir levha asmış. Muallimin cehâletini bilenlerden biri, levhayı okuyunca: “Acaba kendisi nereden girecek?” demiş.
ADALET VE TEVAZU
Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı. Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi. Yakınlarından birisi […]
