Allâhü Teâlâ Tevrat’ı bir defada göndermiştir. Kur’ân-ı Kerîm’i ise ayrı ayrı, âyet âyet, sûre sûre göndermiştir. Kur’ân-ı Kerîm’in bu indirilişi daha güzeldir. Çünkü Allâhü Teâlâ Tevrat’ı bir defada indirdiği zaman İsrailoğulları kabul edip, az bir zaman onun emirleriyle amel ettiler. Bir müddet sonra Tevrat’ta bulunan emirler ve yasaklar zor gelince Kur’ân-ı Kerîm’de bildirildiği gibi “İşittik […]
Archive for Ağustos 13th, 2012
Günün Ayeti Kerimesi
“O (Allah), sizlere ancak ölü olanları, akar kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına boğazlananı haram kılmıştır…” (Bakara Sûresi, âyet 173)
Günün Hadisi Serifi
“Dört şey peygamberlerin sünnetindendir: Hayâ sâhibi olmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve nikâhlanmak.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)
Günün Sözü
Yalan söylediği defalarca denenmiş olan bir kimse, “Bu gece düşman hücum edecek” diye bir haber verecek olsa, bu haber üzerine o beldenin ileri gelenleri derhal savunma tedbirleri alır. Bu haberi veren kimsenin yalancı olduğunu bildikleri halde o belanın giderilmesi için çareler ararlar. Çünkü tehlike ihtimaline karşı dikkatli olmak lazımdır. (İmam Rabbani)
KADİR GECESİ’NİN FAZÎLETİ
Ashâb-ı Kirâm, Allâhü Teâlâ’nın Kadir Gecesi hakkında “Bin aydan hayırlıdır.” meâlindeki âyet-i kerîmesine sevindikleri kadar hiçbir şeye sevinmediler. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) ashâbına İsrailoğullarından dört kişiyi anlattı. Bunlar -göz açıp yumuncaya kadar bir zaman dahi Allâh’a âsî olmadan- seksen sene ibâdet etmişlerdi. Resûlullâh’ın (s.a.v.) ashâbı da bundan dolayı hayret etmişlerdi. Cebrâil (a.s.) geldi ve: “Yâ Muhammed! […]
Muhammed Nûrü’l-Bedvânî (k.s.)
Orta boylu, esmer tenli, seyrek sakallıydı. Kaşları çatıktı; fakat yüzündeki ve alnındaki nur, kaşlarının çatıklığına tatlı bir mehâbet kazandırmıştı. Gözü yaşlıydı. Göz pınarlarından akan yaşlar, yanaklarına doğru derin iz açmıştı. Zahiri ve batini ilimlere vukufu sebebiyle “Allame-i cihan” diye anılırdı. Altın Silsilenin 27. halkası yine Hind diyarından, fakat bu sefer “Serhindi” ailesinden ve İmam-ı Rabbâni […]
Günün Fıkrası
Kafamı Dinlerim Bir hayli yaşlı olan Fadime ve Temel’e basın mensupları sormuş: -Kaç yaşındasınız?! -Seksen yedi, demiş Fadime.. Yüz yaşıma kadar yaşayacağım.. -Ben de seksen yedi, demiş Temel.. Ben yüzbir yaşıma kadar yaşayacağım. -Neden bir yıl fazla yasamak istiyorsunuz?.? -Hiç değilse bir yıl kafamı dinlerim.
