Archive for Ağustos 4th, 2012

TEVBENİN KABUL OLDUĞUNUN ALAMETİ DÖRTTÜR

Ağustos 4, 2012

1- Fâsıklarla alâkasını kesmesi ve sâlihlerle beraber olması, 2- Bütün günahları terk etmiş, ibâdet ve tâata dönmüş olması, 3- Dünya ferahını kalbinden çıkartıp her zaman kalbinde âhiret hüznünü görmesi, 4- Allâhü Teâlâ’nın emrettiği şeylerle meşgul olurken Allâhü Teâlâ’nın kefil olduğu rızık hususunda hiçbir endişe duymaması, Kulda bu alametler bulunduğu zaman o kul Allâhü Teâlâ’nın, haklarında […]

No Comments »

İNSANLARIN TEVBE EDENE KARŞI VAZİFELERİ

Ağustos 4, 2012

1- Allâhü Teâlâ tevbe edeni sevdiği için insanlar da onu sevmeli, 2- Allâhü Teâlâ’nın tevbe edeni tevbesinden ayırmaması için ona dua etmeli, 3- Daha önce işlediği günahlarından dolayı onu ayıplamamaları lâzımdır. Peygamber Efendimiz “Kim, (işlediği) bir günâh sebebiyle (din) kardeşini ayıplarsa, aynı günâhı işlemedikçe ölmez.” buyurmuştur. 4- Onunla oturup sohbet etmeli ve ona yardımcı olmalıdırlar.

No Comments »

YEMEK ÂDÂBINDAN

Ağustos 4, 2012

Yemeğe Besmele ile başlanır. Unutulursa “Bismillâhi evvelehû ve âhırahû” denir. Yemeğe tuz ile başlayıp yine tuz ile bitirmek sünnettir. Hadîs-i Şerîf’de “Ya Ali! Yemeğine tuzla başla ve yine tuzla bitir. Gerçekten tuz, yetmiş derde devadır.” buyuruldu. Yemeği, kırıntıların üzerine toplanacağı bir sergi üzerinde yer. Lokmayı ufak alır ve güzelce çiğner. Sağ eliyle yer, sağ eliyle […]

No Comments »

RAMAZAN AYINDA İBADETLERİMİZE İTİNA GÖSTERMEK

Ağustos 4, 2012

Peygamber Efendimiz (s.a.v.): • “Ümmetim Ramazan ayını gündüzleri oruçla geceleri ibadetle geçirdikleri müddetçe rüsvay olmazlar” buyurdu. Bir kimse ‘Yâ Resûlallâh! Onların rüsvay olması nasıl olur?’ diye sordu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Ramazan ayında haramlardan kaçınmayan, günah işleyen, içki içen, zina yapan kimsenin Ramazanı kabul olunmaz. Allâhü Teâlâ ve melekleri, göklerdekiler ve çevresindekiler ona lanet […]

No Comments »

Günün Ayeti Kerimesi

Ağustos 4, 2012

“O kimseler ki îmân edip hicret ettiler ve Allah yolunda cihada gittiler ve o kimseler ki muhâcirleri barındırdılar, yardıma koştular. İşte bunlar hakkıyla müminlerdir. Bunlara bir mağfiret ve kerîm (bol) bir rızık var.” (Enfâl Sûresi, âyet 74)

No Comments »

Günün Hadisi Serifi

Ağustos 4, 2012

“İnsanın her konuşması aleyhinedir. Ancak iyiliği emretmesi, kötülükten nehyetmesi ve Allâh’ı zikretmesi lehinedir.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)

No Comments »

Günün Sözü

Ağustos 4, 2012

Kul gözleri gördüğü halde Allah’ın kendisini âmâ olarak haşretmesinden korksun. Hikmetten anlayana manalı bir söz kafidir. Ma’nen sağır olanlar zaten Hakk’ı duyamaz. Hz. Osman (r.a.)

No Comments »

KUR’AN-I KERİM’E BAKMAK

Ağustos 4, 2012

Resûlullah Efendimiz (s.a.v) “Göze, ibadetten nasibini verin.” buyurdular. “Onun ibadetten nasibi nedir?” diye soruldu. Resûlullah (s.a.v): “Gözün ibadetten nasibi Mushaf’a (Kur’ân-ı Kerîm’e) bakmaktır.” buyurdular. Bir başka hadîs-i şerîflerinde Resûlullah (s.a.v) Cebrâil’e (a.s), gözünde bir ağrıdan şikâyet etti. Cebrail (a.s) ona ‘Mushafa bak’ dedi.” Bir hadîs-i şerîfte: “Kim Mushaf’a bakarak her gün iki yüz âyet okursa […]

No Comments »

Salâhuddin İbn-i Mevlânâ Sirâcüddin (k.s.)

Ağustos 4, 2012

Buhara’lıdır. Nemengan’ın Tus bölgesinde dünyaya gelmiş bir Özbek türküdür. Şeyh Mazhar İşan Can-i Canan k.s. Hz. lerinin en büyük halifesi idiler. Altun Silsilenin büyük rütbesi ve 32’inci halkasıdır. Devamlı istiğrak halinde, zamanın kutbu ve tayyi mekan sahibi idiler. Sabah namazlarının ekserisini bu suretle, yani tayyi mekan ile Kabe-I Muazzama’da kılarlardı. Mekke Şerifi Hüseyin in İngilizlerle […]

No Comments »

Günün Fıkrası

Ağustos 4, 2012

Kafan Çalışıyor Temel bir gün Dursun’a balık kılçığı yemenin insanın kafasını çalıştırdığını söylemiş. Bu habere sevinen Dursun yanına Temel’i de alarak hemen bir balık lokantasına gitmiş. Az sonra gelen balıkların etini Temel, kılçıklarını Dursun yemiş. Böylece üç porsiyon balık tükettikten sonra Dursun hesabı ödemiş ve dışarıya çıkmışlar. Yolda bir ara Dursun: – Baa bak Temel. […]

No Comments »

Links

Calendar