“Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.” (İsra, 17/32)
Archive for Kasım 24th, 2017
Günün Hadisi Şerifi
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ فَلَا يَشْرَبِ الْخَمْرَ, مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ فَلَا يَجْلِسْ عَلَى مَائِدَةٍ يُشْرَبُ عَلَيْهَا الْخَمْرُ, مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ فَلَا يَخْلُوَنَّ بِامْرَأَةٍ لَيْسَ بَيْنَهُ وَبَيْنَهَا مَحْرَمٌ Peygamberimiz (s.a.v) buyurdular: “Allâhü Teâlâ’ya ve âhiret gününe iman eden şarap (ve içki) […]
Günün Sözü
Kul Allah’ı ne kadar seviyorsa, Allah da kulu o kadar sever. (Mevlâna)
ŞENB-İ GÂZÂN KÜLLİYESİ
İlhanlı hükümdarı Gâzân Han (1295-1304) İslâmiyet’i kabul edip tahta geçti. Büyük bir îmâr faaliyetine başladı. Başşehir Tebriz’de Şenb-i Gâzân isimli muhteşem bir hayır külliyesi yaptırmıştı. Şenb-i Gâzân’ın inşasına 5 Ekim 1297 tarihinde başlandı ve yedi yıl sürdü. Gâzân Han’ın kurduğu vakıfta, hayır işleri için şu hususlara tahsisat ayrılmıştı: Her yıl Gâzân Han’ın vefât yıldönümünde türbeyi […]
A’MEŞ (Süleymân bin Mihran)
Tabiîn devrinin büyük hadîs, kırâat, fıkıh imamlarından. Kûfe’nin büyük âlimlerinden olup, zamanının imâmı idi. İsmi, Süleymân bin Mikrân el-Kâhili el-Esedî el-Kûfî’dir. Künyesi Ebû Muhammed’dir. Babası, Demâvend’li iken, Kûfe’ye hicret edip, orada yerleşti. A’meş ( radıyallahü anh ) 61 (m. 680)’de, başka bir rivâyette, Hazreti Hüseyin’in şehîd olduğu gün Kûfe’de doğdu. 148 (m. 765)’de vefât etti. […]
MA’RÛF-İ KERHÎ
Evliyânın büyüklerinden. Adı Ma’rûf bin Fîrûz olup künyesi Ebû Mahfûz’dur. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. 200 (m. 815) senesinde Bağdâd’ta vefât etti. Bağdâd’ın Kerh beldesinden olduğu için Kerhî denilmiş olup, Ma’rûf-i Kerhî olarak tanınmış, Sofıyye-i aliyyenin büyüklerindendir. Tasavvufta örnek, Hak teâlâya giden yolun rehberi, çeşit çeşit latifelerle seçilmiş, zamanındaki âşıkların efendisi idi. İranlı hıristiyan bir […]
HİZMETÇİDEN DAHA HAYIRLI
Hazreti Ali radıyallahu anh anlatıyor: Fatıma radıyallahu anhâ’nın el değirmeni ile un öğütmekten elleri acıyordu. Bu acısından dolayı —bir hizmetçi ihtiyacını arzetmek maksadıyla— Peygamber aleyhisselâma şikâyette bulunmaya geldi. Resulüllah aleyhisselâma un geldiğini de haber almış, fakat bu undan kendisine bir hisse düşmemişti. Bu hususu Hazreti Âişe radıyallahu anhü’ya söyledi. Allah’ın Resulü eve gelince Âişe radıyallahu […]
