قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اَلْبِرُّ حُسْنُ الْخُلُقِ وَالْإِثْمُ مَا حَاكَ فِي صَدْرِكَ وَكَرِهْتَ أَنْ يَطَّلِعَ عَلَيْهِ النَّاسُ. (م Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “İyilik, güzel ahlâktan ibârettir. Günah ise senin vicdanını rahatsız eden ve insanların muttali olmasından hoşlanmadığın şeydir.” (Sahîh-i Müslim)
Archive for Ocak 26th, 2020
İBN-İ ASÂKİR
İbn-i Asâkir ismiyle meşhur olan Ali bin Hasan bin Hibetullâh ed-Dımaşkî, hicrî altıncı asrın meşhur hadîs ve Şâfiî fıkıh âlimidir. Âdil hükümdâr Nûreddîn Mahmûd Zengi ve Salâhuddîn Eyyûbî zamanlarında Şam’da yaşamıştır. İbn-i Asâkir, hicrî 499 (M. 1105) tarihinde Dımaşk’ta doğdu. İlk tahsîlini memleketinde yaptıktan sonra hadîs ve diğer ilimleri tamamlamak için Irak ve Horasan taraflarına […]
HAYA ÖRNEĞİ HAZRETİ OSMAN
Hazreti Âişe radıyallahu anhâ anlatıyor: Allah’ın Resulü bacakları açık bir vaziyette benim odamda oturmakta iken, Hazreti Ebû Bekir içeriye girmek için izin istedi. Peygamber aleyhisselâm halini değiştirmeden girmesine izin verdi. Kendisi ile konuştu. Sonra Hazreti Ömer izin istedi. Ona da, aynı hal üzerine, girmesi için izin verdi ve konuştu. Sonra Hazreti Osman girmek için izin […]
HERŞEYİ İMAN ETTİ, HATTA YÜZÜĞÜ BİLE
Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.), Muâz bin Cebel’i (r.a.) Yemen’e göndermişti. Hz. Muâz oradan döndüğünde elinde “Muhammedün Resûlullâh” nakışlı bir yüzük vardı. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “Bu yüzük nedir?” diye sual buyurdular. Hz. Muâz; – “Yâ Resûlullâh, ben insanlara yazılar yazıyorum. Yazdıklarımın üzerine ilaveler ve noksanlıklar yapılmasın diye böyle mühür olarak kullandığım bir yüzük edindim.” dedi. Resûllullâh Efendimiz […]
EN SAĞLAM KALE; ADÂLET
Ömer bin Abdülaziz (rh.)’e valilerinden biri mektup yazıp valilik yaptığı şehre bir kale inşa etmek için izin ister. Ömer bin Abdülaziz (rh.), kendisine şöyle cevap yazar: “Şehri önce adalet kalesiyle sağlamlaştır! Yollarını zulümden arındır!”
İHLÂS
İhlâs, herhangi bir işi güzel bir niyetle saf bir kalb ile yapmak, o işe başka bir şey karıştırmamaktır. Buna “Hulûs” da denir. Yapılan vazîfelerin kıymetleri ihlâsa göre artar. Zıddı riyâ olup bir vazîfeyi sırf gösteriş veya maddi bir menfaat için yapmaktır. Riyakar adamın yaptığı amelin mükafatını Cenab-ı Hak’tan dilemeğe yüzü olmaz. Hadîs-i şerîfte “Şüphe yok […]
