قَالَ اللهُ تَعَالَى: وَمَنْ يَكْسِبْ إِثْمًا فَإِنَّمَا يَكْسِبُهُ عَلَى نَفْسِهِ وَكَانَ اللهُ عَلِيمًا حَكِيمًا. (سورة النساء، 111 Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu (meâlen): “Ve her kim bir günah kazanırsa onu ancak kendi nefsi aleyhine kazanmış olur. Allâhü Teâlâ ise Alîm’dir, Hakîm’dir.” (Nisâ Sûresi, âyet 111)
Archive for Haziran 24th, 2018
Günün Hadisi Şerifi
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أَسْرَعُ الْخَيْرِ ثَوَابًا اَلْبِرُّ وَصِلَةُ الرَّحِمِ Resûlullâh Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Sevabı en süratli verilecek hayır, iyilik yapmak ve sıla-i rahimdir.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i İbn-i Mâce)
HER KUL KENDİ GÜNÂHINDAN MES’ÛLDÜR
En’am Sûresi’nin 164. âyet-i kerîmesinde buyuruluyor ki (meâlen): “…Ve herkesin kazanacağı günah kendi aleyhinedir. Ve hiçbir günahkâr nefis, başkasının günâhını yüklenmez…” İkrime (radıyallâhü anh)’dan rivâyet olunduğuna göre, kıyâmet günü bir baba evladına gelir ve ‘Ey yavrucuğum, ben dünyada iken senin babandım. Senin hasenâtından çok az bir kısmına ihtiyacım var. Ümit ederim ki vereceğin az bir […]
SALAVÂT-I ŞERÎFENİN FAZÎLETİ
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: • “Bana salât getirene kıyâmet günü şefaatçi olurum.” • “Allâhü Teâlâ meleklerinden birini vazîfelendirdi. O melek kıyâmete kadar benim kabrimin üzerinde durur. Ümmetimden biri bana salât okusa, “Ey Ahmed, filân oğlu filân, sana salât getirdi” der. Allâhü Teâlâ bana bir salevât okuyana, on rahmet eder. Daha çok okursa, Allâhü Teâlâ da daha […]
DİN KARDEŞLERİMİZİ GÖRMEYİ NE KADAR ÇOK ARZU EDİYORUM
Bir gün Resûlullâh (s.a.v.) kabristana geldiler ve “es-Selâmü aleyküm dâre kavmin mü’minîn ve innâ inşâallâhü biküm lâhikûn” (Selâmün aleyküm, ey mü’minler diyarı! İnşallah biz de size katılacağız) diye selâm verdi ve: “Din kardeşlerimizi dünya gözüyle görmeyi ne kadar çok arzu ediyorum” buyurdular. Ashâb-ı Kirâm: “Biz senin din kardeşlerin değil miyiz, yâ Resûlallah?” dediler. Resûlullâh (s.a.v.): […]
HAYIR KAPISINI İLK AÇANIN SEVABI
Hazret-i Cerîr (radıyallâhu anh) anlatıyor: Bir kere biz, gün ortasında Resûlüllâh’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) huzurunda iken Mudar kabilesinden aç ve çıplak bir kafile gelmişti. Bunları derin bir yokluk ve sıkıntı içinde gören Resûlullâh’ın (s.a.v.) müşfik simasının rengi derhal değişmişti. Bilâl’e ezan okumasını ve kâmet getirmesini emrettiler. Öğle namazını kıldıktan sonra îrad ettiği beliğ bir […]
İMÂM-I ZÜFER
Hanefî mezhebinin büyük fıkıh âlimlerinden. Hadîs ilminde de meşhûr bir âlim olup, İmâm-ı a’zamın ( radıyallahü anh ) talebesidir. Künyesi, Ebû Huzeyl’dir. Aslen İsfehânlı olup, 110 (m. 728) senesinde doğdu. 158 (m. 775)’de Basra’da 48 yaşında iken vefât etti. Basra’da yaşadı ve orada kadılık yaptı. Babası Basra şehrinin vâlisi idi. Züfer bin Hüzeyl ilim öğrenmeye […]
EZÂN VE KÂMETE DÂİR BAZI HÜKÜMLER
Bir namazın vakti gelmeden ezan okumak câiz değildir. Okunursa iâdesi lâzım gelir. Bunda, namaz vakitlerinin temkîne riâyet edilerek hesaplanmasının ve ezânı vakit girince okumanın ehemmiyeti ortaya çıkar. • Cuma namazından başka bir farz için birden fazla ezan ve hiçbir farz namaz için birden fazla kâmet caiz değildir. Bir câmide ezan ve kâmetle vakit namazı kılındıktan […]
