“Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin.” (Ahzab, 33/41)
Archive for Ocak 26th, 2016
Günün Hadisi Şerifi
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: يَا مَعْشَرَ مَنْ أَسْلَمَ بِلِسَانِهِ وَلَمْ يُفْضِ الْإِيمَانُ إِلَى قَلْبِهِ لَا تُؤْذُوا الْمُسْلِمِينَ وَلَا تُعَيِّرُوهُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا عَوْرَاتِهِمْ فَإِنَّهُ مَنْ تَتَبَّعَ عَوْرَةَ أَخِيهِ الْمُسْلِمِ تَتَبَّعَ اللهُ عَوْرَتَهُ وَمَنْ تَتَبَّعَ اللهُ عَوْرَتَهُ يَفْضَحْهُ وَلَوْ فِي جَوْفِ رَحْلِهِ. (ت “Ey diliyle Müslüman olup imanı kalbine inmeyen kimseler! Müslümanlara eziyet etmeyin, […]
ABDULLAH BİN NÜMEYR
Hadîs âlimlerinin meşhûrlarından. Künyesi, Ebû Hişam el-Kûfî’dir. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de 84 yaşında iken vefât etti. Hadîs ilminde sika (güvenilir, sadık) bir âlim olup, çok hadîs-i şerîf rivâyet etmekle tanınmıştır. İlim öğrenip hadîs-i şerîf rivâyet ettiği âlimler, Hişam bin Urve, İsmail İbn-i Ebî Hâlid, el-A’meş, Ubeydullah İbn-i Amr, Mûsâ el-Cüheni ve […]
ABDULLAH BİN NÜMEYR
Hadîs âlimlerinin meşhûrlarından. Künyesi, Ebû Hişam el-Kûfî’dir. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de 84 yaşında iken vefât etti. Hadîs ilminde sika (güvenilir, sadık) bir âlim olup, çok hadîs-i şerîf rivâyet etmekle tanınmıştır. İlim öğrenip hadîs-i şerîf rivâyet ettiği âlimler, Hişam bin Urve, İsmail İbn-i Ebî Hâlid, el-A’meş, Ubeydullah İbn-i Amr, Mûsâ el-Cüheni ve […]
EDİLLE-İ ŞER’İYYE; DÎNİN DELİLLERİ
Edille-i şer’iyye, dînî hükümlerin çıkarıldığı ve dayandığı kaynaklardır ki, bunlar dörttür. Kitab: Kur’ân-ı Kerîm’dir ki, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) Allâhü Teâlâ tarafından Cibrîl-i Emîn vâsıtası ile vahyedilmiştir. Sünnet: Peygamberimiz’in mübârek sözleri, işledikleri ve başkaları tarafından yapılan işlerde o işi tasvîb mâhiyetindeki sükûtlarıdır. Resûlü Ekrem’in mübârek sözlerine “Sünnet-i kavliye”, fiillerine “Sünnet-i fiiliye” denir. Yapıldığını gördüğü bir şeye […]
İLİM ÖĞRETMENİN EDEB VE ŞARTLARI
Talebeye ilim öğretmenin bazı edeb ve şartları: • Hoca çok gayretli ve çok şefkatli olmalı, • Lüzumlu olan her şeyi öğretmeli, • Geçmiş âlimlere karşı vefâlı olmalı, • Zaman zaman latife yapmalı, • Talebeleri arasında ayrım yapmamalı, • Talebelere çok değer vermeli, • Tatbikat yaptırmalı, • Emir vermekten hoşlanmamalı, • Ehl-i sünnet akîdesine düşman olanlarla […]
ŞEYTANIN HİLELERİNDEN
Bir gün İblis, Yahyâ Aleyhisselâm’a geldi. Yahya Aleyhisselâm onun üzerinde çeşitli çengeller gördü; “Bunlar nedir?” diye sordu. “Bunlar insanoğlunun hoşlandığı şeylerdir. Nefsine aldanan insanları bunlarla avlarım.” dedi. “Benim için orada bir şey var mı?” diye sordu. “Karnını iyice doyurduğunda, namazdan ve zikirden gevşeklik göstertiriz.” dedi. “Başka bir şey var mı?” diye sordu. “Hayır” dedi. Yahya […]
Tarihte Bugün 26 Ocak
66 – Halley kuyruklu yıldızı Dünya’nın yakınından 5. kayıtlı geçişi. 1340 – III. Edward İngiltere kralı kendini Fransa kralı ilan etti. 1531 – Lizbon’da (Portekiz) şiddetli deprem; binlerce kişi öldü. 1699 – Osmanlı Devleti Karlofça Antlaşması’nı imzaladı. 1700 – Kuzey Amerika’nın batı sahillerinde 9 şiddetinde deprem (Kaskadya depremi) meydana geldi. 1785 – Benjamin Franklin, kızına […]
PEYGAMBERLERE OLAN İHTİYAÇ
Allâhü Tealâ, varlığını, birliğini bilmeleri ve kendisine ibadet etmeleri için insanları yaratmış, onları diğer yaratılmışlar arasında akıl ile fikir ile mümtaz kılmıştır. Bir insan aklını ve fikrini kullanarak bir yaratan olması gerektiğini bilebilir. Fakat insan kendi başına Allâhü Teâlâ’yı şânına lâyık bir surette bilemez, onun rızasına uygun olan ibadetleri ve kendi yaratılışındaki hikmetin neden ibaret […]
“ÂHİRET SAÂDETİNİN BİZİM OLMASINA RÂZI DEĞİL MİSİN?”
Hazret-i Ömer (r.a.) anlatıyor: Resûlullâh’ın (s.a.v.) yanına girdiğimde altında kuru bir hasırdan başka bir şey yoktu. Başının altında içi lif dolu bir meşin yastık vardı. Ayaklarının ucuna da selem ağacı yaprakları dökülmüştü. Başucunda ufak bir su kırbası asılı idi. Mübârek vücudunda hasırın izlerini görünce ağlamaya başladım. Resûlullâh (s.a.v.); “Neden ağlıyorsun?” diye sordular. Ben de, “Yâ […]
Yirmibin Altın
Hazret-i Ebû Bekr ‘r.a.’ bütün mal ve mülkünü fîsebilillah sadaka verip, bir hırka ile evinde otururken, bir kimse gelip, kapıyı çaldı. Hazret-i Ebû Bekr dışarı çıkıp, kapıda duran kimdir diye bakdı. – Ne istersin – Yâ Ebâ Bekr! Onikibin akça borcum var. Bugün vermemin son günü. Muhakkak vermem lâzım. Şimdi, lutf ve kerem edip, benim […]
AMEŞ VE KARISI
İmam-ı Azam Ebu Hanife rh.a.’in arkadaşlarından, o dönemin hadis ve kıraat âlimlerinden Süleyman A’meş, bir gece evinde eşiyle tartışmış ve hanımını biraz incitmişti. Buna rağmen tartışmadan hemen sonra hanımıyla tekrar konuşmak istemiş, ama hanımı kocasına kırgın olduğu için, adamın sözlerini cevapsız bırakmıştı. Adam öfkeyle: -Niçin bana cevap vermi yorsun? diye hanımını bağırıp, azarladı. Fakat bir […]
ASHÂB-I KİRÂMDAN ABDULLÂH BİN SELÂM (R.A.)
Abdullah bin Selâm (r.a.), Yûsuf aleyhisselâm neslindendir. Müslüman olmadan önce ismi Husayn idi, Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) Abdullâh olarak değiştirdiler. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) Medîne’ye hicret ettiklerinde Müslüman oldu, hicri 43 yılında vefat ettiler. Abdullah bin Selâm, müslüman olduğu zaman dedi ki: “Yâ Resûlallâh! Yahudiler bilir ki ben onların âlimlerindenim. Babam da onların âlimlerinden idi. Halbuki şimdi […]
