قَالَ اللهُ تَعَالَى: رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنْتَ (الْوَهَّابُ. (سورة آل عمران، 8 Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu: “Ey Rabbimiz, bizleri hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi haktan saptırma ve kendi katından bizlere bir rahmet ihsan et. Şüphe yok ki herkesin muradını verecek ancak sensin.” (Âl-i İmran sûresi, âyet 8)
Archive for Ocak 9th, 2016
Günün Hadisi Şerifi
(قَالَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: يَا عَجَبُ ، كُلَّ الْعَجَبِ لِلْمُصَدِّقِ بِدَارِ الْحَيَوَانِ وَهُوَ يَسْعَى لِدَارِ الْغُرُورِ. (هب “Ebedî hayâta; âhiret hayâtına inanıp da (hep) aldatıcı dünyâ hayâtı için çalışana hayret ederim.” (Hadîs-i Şerîf, Beyhakî, Şuabü’l-Îmân)
HAKİKİ ZENGİNLİK
Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: • Allâhü Teâlâ şöyle buyurur: “Kulum! Sana farz kıldıklarımı edâ et ki, insanların en âbidi (çok ibâdet edeni) olasın. Sana yasakladıklarımdan uzak dur ki, insanların en verâlısı (harama düşmek korkusu ile şüpheli şeylerden uzaklaşan) olasın. Sana verdiğim rızka kanâat et ki, insanların en zengini olasın.” (Şuabu ‘l-İman, Beyhakî) • “(Hakîkî) zenginlik, […]
REBÎA BİN EBÎ ABDURRAHMÂN
Tabiîn devrinin büyük hadîs ve fıkıh âlimlerinden. Künyesi, Ebû Osman’dır. Doğum tarihi bilinmemektedir. 137 (m. 753) senesinde Enbar’da vefât etti. Babasının ismi Ferrûh’tur. Irak âlimlerinin yolunu tutmuştur. Bu yolun özelliği bir işin nasıl yapılacağı, Kur’ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş ise, buna benziyen başka bir işin nasıl yapıldığı aranır bulunur. Bu iş de onun […]
AYETÜ’L KÜRSÎ VE CİNLER
Ebû Eyyub Ensarî radıyallahu anh’ın bodrum şeklinde bir yeri vardı. Hurmalarını buraya koyardı. Gül denilen cinlerden biri gelir, oradan hurmaları kaçırırdı. Ebû Eyyub radıyallahu anh, bu durumu Peygamber aleyhisselâma şikâyet etti. Allah’ın Resulü de: — Git ve cinni gördüğün vakit; «Allah’ın adı ile Resûlullah aleyhisselâma git» diye söyleyiver, buyurdu. Ebû Eyyub radıyallahu anh geldi ve […]
Ağızdaki Taşın Hikmeti
Birgün hazret-i Ebû Bekr ‘r.a.’, hazret-i Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem Nebiyyi muhterem ve habîb-i mükerremin ‘s.a.v.’ huzûr-ı şerîflerinde, se’âdetle otururlarken; Bir bedbaht kötü huylu kimse; bir edebsizlik edip, Ebû Bekre dil uzatıp, yakışıksız sözler söyledi. Hazret-i Server-i kâinât; o edebsiz, Ebû Bekre edebsizlik etdikce; birşey söylemez, ba’zan da tebessüm eder idi. Hazret-i Ebû Bekr; […]
