“Kıyametin kopacağı gün, işte o gün mü’minler ve kâfirler birbirinden ayrılacaklardır.” (Rûm, 30/14)
Posts Tagged ‘ allah ’
Günün Ayeti Kerimesi
“…Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duranları sevmez. ” (Lokman, 31/18)
Günün Ayeti Kerimesi
“İman edip salih ameller işleyenler cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.” (Bakara, 2/82)
Günün Ayeti Kerimesi
” Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin…” (Bakara, 2/45)
Günün Ayeti Kerimesi
” Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.” (A’raf, 7/199)
Günün Ayeti Kerimesi
“…Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.” (Bakara, 2/201)
Günün Ayeti Kerimesi
“Şüphesiz inkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.” (Nisâ, 4/167)
Günün Ayeti Kerimesi
” Allah yolunda her ne harcar veya her ne adarsanız, şüphesiz Allah onu bilir..” (Bakara, 2/270)
Günün Ayeti Kerimesi
“Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.” (Âl-i İmrân, 3/109)
Günün Ayeti Kerimesi
“Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah, buna hakkıyla gücü yetendir.” (Nisâ, 4/133)
Günün Ayeti Kerimesi
“Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.” (Bakara, 2/152)
Günün Ayeti Kerimesi
Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.” (Bakara, 2/152)
Günün Ayeti Kerimesi
“…Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.” (Bakara, 2/201)
ALLÂHU TEÂLÂ kul hakkını bağışlamaz
Kul hakkı çok mühimdir. İmam-ı Rabbani (k.s.) Hazretleri buyuruyor ki: “Allâh’ın harâm kıldıklarından sakınmak iki kısımdır; birincisi Allâh’ın hakları ile alakadardır, ikinci kısım ise kullarının hakları ile alakadardır. Kul hakkı Allâh’ın hakkından daha mühimdir. Çünkü Rabb’imiz mutlak zengindir. Erhamürrâhimîn ve affedicidir. Kul ise muhtaç ve cimridir. Cenâb-ı Hakk yarın huzur-ı ilâhîde üzerinde kul hakkı olan […]
ÂHİRETİN VARLIĞI VE EBEDÎ OLMASINDAKİ HİKMET
ÂHİRETİN VARLIĞI VE EBEDÎ OLMASINDAKİ HİKMET Allâhü Teâlâ Hazretleri ezelîdir, ebedîdir, kudreti de nihâyetsizdir ve her fiilinde nice hikmetler vardır, onun yaratıcılık sıfatı her zaman tecelli edecektir. Onun yarattığı ve yaratacağı varlıkların bir kısmı devam edip duracaktır. Kim bilir bu içinde bulunduğumuz âlemi ne kadar asır önce yoktan varetmiş, yaratmıştır, sonra da bu âlemde bir […]
TEVEKKÜL EDENE ALLAH KÂFÎDİR
TEVEKKÜL EDENE ALLAH KÂFÎDİR Hâtem-i Esam’ın otuz senede öğrendiklerinden: • Bazı kişiler, ululuk ve yüceliğin, aşîret, kabile ve akraba çokluğunda olduğunu zannedip bunlarla övünürler. Bazıları da şeref ve izzetin, mal ve evlat çokluğunda olduğunu zannedip bununla övünürler. Bazı kimseler de şeref ve izzeti, başkalarının mallarını mülklerini zorla almakta, zulmetmek ve kan dökmekte bulurlar. Bir kısmı […]
ŞEYTAN KİME ARKADAŞ OLUR?
ŞEYTAN KİME ARKADAŞ OLUR? Şeytan, insanın azâba uğramasına sebep olur. Fakat kul, Allah’ın emirlerini yapar ve yasaklarından kaçarsa şeytan ondan uzaklaşır, ona yaklaşamaz. Böylece kul, kalkan ile düşmanın silahından kurtulan kimse gibi, onun fitnesinden kurtulur. Allâhü Teâlâ nereden yiyip nereden içtiğine dikkat etmeyeni hangi kapıdan cehenneme girdireceğine bakmaz. Kul bunlara dikkat ederse şeytan ondan ümidini […]
ALLÂHÜ TEÂLÂ’NIN SIFATLARINDAN
ALLÂHÜ TEÂLÂ’NIN SIFATLARINDAN: Muhâlefetün lil-Havâdis: Sonradan var olmuş şeylerden ayrı olmak sıfatıdır. Allâhü Teâlâ yaratılmış şeylerden hiç birine asla benzemez, hepsine muhâliftir. Hâtırlara ne gelirse Allâhü Teâlâ onlardan mutlaka başkadır. Kâinat, mümkinat dediğimiz şeyler, hâdistirler, sonradan olmuşlardır ve değişirler, başkalaşırlar. Birbirine benzeyebilirler ve nihâyet yok olurlar. Bütün bu fânî varlıkların cinslerini, nevilerini, şekillerini gözönüne alınız, […]
NAMAZIN FARZLARINDAN: NİYET
NAMAZIN FARZLARINDAN: NİYET Niyet namazın şartlarındandır. Zira Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) “Niyetsiz hiçbir amel kâmil değildir (sevâbı yoktur).” buyurdular. Niyet kalbin bir ameli işlemeyi irâde ve kasd etmesi ve kişinin hangi namazı kılacağını kalbiyle bilmesidir. Kişiye hangi namazı kıldığı sorulsa hiç duraklamadan söyleyemezse namazı olmaz. Niyette asıl olan kalbin amelidir. Bir kimse niyetinde kalbiyle öğle namazını […]
ALLAH Nasıl Misafir Edilir…
Musa Aleyhisselâmın ümmeti: – Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allah (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelîmullah Turu Sina’ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediğinde, Allah […]
ALLÂH’I BİLMEYE YÜZ DELİL…
Fahreddîn-i Râzî Herat ve civarında bozuk inançları yaymakla meşgul olanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar’ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu. Üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat’a geldiğinde; hem devlet, hem din büyükleri akın akın ziyaretine gelmiş, alâka göstermişlerdi. Ama birileri vardı ki; ne geliyor, ne de gelme arzusu ızhâr ediyordu. Acaba Fahreddîn-i Râzî hazretlerinin […]
ALLÂH’I BİLMEYE YÜZ DELİL…
Fahreddîn-i Râzî Herat ve civarında bozuk inançları yaymakla meşgul olanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar’ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu. Üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat’a geldiğinde; hem devlet, hem din büyükleri akın akın ziyaretine gelmiş, alâka göstermişlerdi. Ama birileri vardı ki; ne geliyor, ne de gelme arzusu ızhâr ediyordu. Acaba Fahreddîn-i Râzî hazretlerinin […]
ALLAH Nasıl Misafir Edilir…
Musa Aleyhisselâmın ümmeti: – Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allah (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelîmullah Turu Sina’ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediğinde, Allah […]
ŞEFÂAT
ŞEFÂAT Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Dünyâda önce ve sonra gelmiş, geçmiş ne kadar insan varsa bunların hepsini Allâhü Teâlâ kıyâmet gününde düz ve geniş bir sâhada toplayacaktır. Öyle düz ve geniş meydan ki orada bir çağırıcı seslenince sesini herkese duyurabilecek ve bakan bir kişinin gözü mahşer halkını bir bakışta görebilecek. Bir de güneş yaklaşacak. Artık […]
Günün Hadisi Şerifi
Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır. خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50
Günün Ayeti Kerimesi
“İnsanlar, ‘İnandık’ demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler?” (Ankebût, 29/2)
Günün Hadisi Şerifi
(قَالَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اِذَا اَرَادَ اللهُ بِرَجُلٍ مِنْ اُمَّتِى خَيْرًا اَلْقَى حُبَّ اَصْحَابِى فِى قَلْبِهِ. (فر “Allâhü Teâlâ, ümmetimden bir kimseye hayır (ihsân etmeyi) murâd ederse onun kalbine Ashâbımın sevgisini verir.” (Hadîs-i Şerîf, Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs)
Günün Ayeti Kerimesi
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.”
Günün Ayeti Kerimesi
“Sabretmenize karşılık selâm sizlere. Dünya yurdunun sonucu (olan cennet) ne güzeldir!” (Râ’d, 13/24)
Günün Ayeti Kerimesi
“Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, ana-babamı ve inananları bağışla.” (İbrahim, 14/41)
Günün Ayeti Kerimesi
“Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.” (Hicr, 15/99)
Günün Ayeti Kerimesi
“Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.” (Nahl, 16/98)
Günün Ayeti Kerimesi
“Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.” (İsra, 17/29)
Günün Ayeti Kerimesi
“Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme…” (İsra, 17/36)
Günün Ayeti Kerimesi
“Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkûmdur.” (İsrâ, 17/81)
Günün Ayeti Kerimesi
“Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. En güzel isimler O’nundur.”
Günün Ayeti Kerimesi
“Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!” (Mü’minûn, 23/118)
Günün Ayeti Kerimesi
“Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Resûle itaat edin ki size merhamet edilsin.” (Nûr, 24/56)
Günün Ayeti Kerimesi
“İnsanlar, ‘İnandık’ demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler?” (Ankebût, 29/2)
Günün Ayeti Kerimesi
“Kıyametin kopacağı gün, işte o gün mü’minler ve kâfirler birbirinden ayrılacaklardır.” (Rûm, 30/14)
Günün Ayeti Kerimesi
“…Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duranları sevmez. ” (Lokman, 31/18)
Günün Ayeti Kerimesi
“İman edip salih ameller işleyenler cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.” (Bakara, 2/82)
Günün Ayeti Kerimesi
” Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin…” (Bakara, 2/45)
Günün Ayeti Kerimesi
” Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.” (A’raf, 7/199)
Günün Ayeti Kerimesi
“…Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.” (Bakara, 2/201)
Günün Ayeti Kerimesi
“Şüphesiz inkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.” (Nisâ, 4/167)
Günün Ayeti Kerimesi
” Allah yolunda her ne harcar veya her ne adarsanız, şüphesiz Allah onu bilir..” (Bakara, 2/270)
Günün Ayeti Kerimesi
“Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.” (Âl-i İmrân, 3/109)
Günün Ayeti Kerimesi
“Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah, buna hakkıyla gücü yetendir.” (Nisâ, 4/133)
Günün Ayeti Kerimesi
“Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.” (Bakara, 2/152)
Günün Ayeti Kerimesi
Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.” (Bakara, 2/152)
Günün Ayeti Kerimesi
“…Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.” (Bakara, 2/201)
Günün Ayeti Kerimesi
” Allah yolunda her ne harcar veya her ne adarsanız, şüphesiz Allah onu bilir..” (Bakara, 2/270)
Günün Ayeti Kerimesi
“Kim bir mü’mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî kalacağı cehennemdir…” (Nisâ, 4/93)
Günün Ayeti Kerimesi
“Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Nisâ, 4/106)
Günün Ayeti Kerimesi
“Kendilerine hainlik edenleri savunma. Zira Allah, hiçbir haini, hiçbir günahkârı sevmez.” (Nisâ, 4/107)
Günün Ayeti Kerimesi
“Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.”(Nahl, 16/98)
Günün Ayeti Kerimesi
“Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma.” (İsra, 17/26)
Günün Ayeti Kerimesi
“Ölçtüğünüzde ölçmeyi tam yapın, doğru terazi ile tartın…” (İsra, 17/35)
Günün Ayeti Kerimesi
“Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme…” (İsra, 17/36)
Günün Ayeti Kerimesi
“Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. En güzel isimler O’nundur.” (Tâ-Hâ, 20/8)
Günün Ayeti Kerimesi
“İnanan ve salih amel işleyenler için, mutluluk ve güzel bir dönüş yeri vardır.” (Râ’d, 13/29)
Günün Ayeti Kerimesi
“Rabbim! Gönlüme ferahlık ver. İşimi bana kolaylaştır.” (Tâ-Hâ, 20/25-26)
Günün Ayeti Kerimesi
“Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.” (Mülk, 67/14)
Günün Ayeti Kerimesi
“Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır… ” (Bakara, 2/257)
Günün Ayeti Kerimesi
“…Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma!..” (Bakara, 2/286)
Günün Ayeti Kerimesi
“…Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme…” (Bakara, 2/286)
Günün Ayeti Kerimesi
“…Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı!..” (Bakara, 2/286)
Günün Ayeti Kerimesi
“Şüphesiz yerde ve gökte Allah’a hiçbir şey gizli kalmaz.” (Âl-i İmrân, 3/5)
Günün Ayeti Kerimesi
“(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.” (Fâtiha, 1/5)
Günün Ayeti Kerimesi
“Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.” (Bakara, 2/42)
Günün Ayeti Kerimesi
” Namazı kılın, zekatı verin. Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.” (Bakara, 2/43)
Günün Ayeti Kerimesi
” Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin…” (Bakara, 2/45)
Günün Ayeti Kerimesi
“İman edip salih ameller işleyenler cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.” (Bakara, 2/82)
Günün Ayeti Kerimesi
“…Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz…” (Bakara, 2/110)
38) الكبير EL KEBİR
Büyüklükte kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen… Allah Teâlâ kibriyâ sâhibidir. Kibriyâ, zâtın kemâli demektir. Her bakımdan büyük, varlığının kemâline hudut yoktur. Bütün büyüklükler O’na mahsustur. Ya Kebir ismini zikredenin ilmi ve bilgisi artar. İnsanlardan hürmet görür. Onu görenler, ondan çekinir. Yüce mertebelere erer. Borçlu kişiler günde 1000 defa okurlarsa borçlarını ödemeye muvaffak olurlar. İşinden haksız yere […]
37) العلي EL ALİYY
Her hususta, herşeyden yüce olan… Allah Teâlâ yücedir, yüksektir. Yüksekliğin hakikî mânası şudur: 1. Allah’tan daha üstün bir varlık düşünülmesi imkânsızdır. 2. Bir benzeri veya ortağı veya yardımcısı yoktur. 3. Şânına yaraşmayan her şeyden uzaktır. 4. Kudrette, bilgide, hükümde, iradede ve diğer bütün kemâl sıfatlarında üstündür. Şu halde Aliyy, her şey kendisinin dûnunda, emrinde ve […]
36) الشكور EŞ ŞEKUR
Kendi rızâsı için yapılan iyi işleri, daha ziyadesiyle karşılayan… Şükür, iyiliği, iyilikle karşılamak demektir. Şükür, Allah Teâlâ’ya karşı kulun yapması gereken bir vazifesidir. Şekûr ise, az tâat karşılığında çok büyük dereceler veren, sayılı günlerde yapılan amel karşılığında âhiret âleminde sonsuz nimetler lûtfeden demektir. Bu mânaya Allah’dan başka hakikî Ya Şekur ismini zikreden kişinin refahı artar, […]
35) الغفور EL GAFUR
Mağfireti çok… Allah Teâlâ’nın mağfireti çoktur. Bir kulun kusuru ne kadar büyük ve çok olursa olsun onları örter, meydana çıkarıp da sâhibini rezîl etmez. Kusurları insanların gözünden gizlediği gibi, melekût âlemi sâkinlerinin gözünden de gizler. İnsanların görmediği bâzı şeyleri melekût âlemi sâkinleri görürler. Gafûr ism-i şerîfi, kusurların onların gözünden de gizlenmesini ifade eder. Ya Gafur […]
34) العظيم EL AZİM
Bütün büyüklüklerin sâhibi… Azamet, büyüklük mânasınadır. Hakikî büyüklük Allah’a mahsustur. Yerde, gökte, bütün varlık içinde mutlak ve ekmel büyüklük, ancak O’nundur ve herşey O’nun büyüklüğüne şâhiddir. Bu sıfatta da Allah’a herhangi bir denk bulunması muhaldir. Ya Azim ismini zikreden korktuğu ve çekindiği şeylerden korunur. Hastaysa şifa bulur. İnsanlar arasında itibarlı olur, şerefi yücelir. İstek ve […]
33) الحليم EL HALİM
Hilm, suçluların cezasını vermeye gücü yetip dururken bunu yapmamak, onlar hakkında yumuşak davranmak ve cezalarını geriye bırakmaktır. Suçluyu cezalandırmağa iktidarı olmayana halîm denmez. Halîm, kudreti yettiği halde, bir hikmete binaen cezalandırmayana denir. Allah Teâlâ Halîm’dir. Her günah işleyeni hemen cezalandırmaz. Hışım ve gazabda acele etmez, mühlet verir. Bu mühlet içinde yaptıklarına pişman olup tevbe edenleri […]
32) الخبير EL HABİR
Her şey’in iç yüzünden, gizli taraflarından haberdar olan… En küçüğünden en büyüğüne kadar bütün eşya ve hâdiselerden Allah haberdardır. Onun haberi olmadan hiçbir hâdise cereyan etmez. Ya Habir ismini zikredende ruhaniyet kesbeder, eşyanın sırrına vakıf olur. Kötü ahlak ve zalim şerrinden kurtulur. Rüyasında istediği şey hakkında bilgi alır. 40 gün 7000 defa okuyan bu ismin […]
31) اللطيف EL LATİF
En ince işlerin bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına nüfuz edilemeyen en ince şeyleri yapan; İnce ve sezilmez yollardan kullarına çeşitli faydalar ulaştıran… Allah Teâlâ Lâtîf’dir. En ince şeyleri bilir. Çünkü onları yaratan O’dur. Nasıl yapıldığı bilinmiyen, gizli olan en ince şeyleri yapar. Ya Latif ismi; insana her hususta fayda veren, havassı en çok olan isimlerden […]
30) العدل EL ADL
Tam adâletli… Adalet, zulmün zıddıdır. Zulüm kelimesinde; incitme, can yakma mânası vardır. Zulmetmiyerek herkese hakkını vermek ve her şey’i akıl ve mantığa, hikmet ve maslahata uygun olarak yapmak da adalet demektir. Allah Teâlâ Âdil’dir. Zâlimleri sevmez. Zâlimlerle düşüp kalkanları ve hattâ sadece uzaktan onlara imrenenleri ve sevenleri de sevmez. Ya Adl ismini zikredenin maddi ve […]
29) الحكم EL HAKEM
Hükmeden, hakkı yerine getiren… Allah Teâlâ Hâkim’dir, her şey’in hükmünü O verir ve hükmünü eksiksiz icra eder. Hâkimlerin hâkimliğine, hükümdarların hükümdarlığına hüküm veren de ancak O’dur. O’nun hükmü olmadan hiçbir şey, hiçbir hâdise meydana gelemediği gibi, O’nun hükmünü bozacak, geri bıraktıracak, infazına mâni olacak hiçbir kuvvet, hiçbir hükûmet, hiçbir makam da yoktur. Haklı davasını kazanması […]
28) البصير EL BASIR
İyi gören… Allah Teâlâ herkesin gizli açık yaptığını ve yapacağını görüp durmaktadır. Karanlıklar O’nun görmesine mâni olamaz. Karanlık gibi, yakınlık – uzaklık, büyüklük – küçüklük gibi insanların görmelerine engel olan şeyler de O’nun görmesine mâni olmaz. Acziyetin kalkması için günde 112 defa okunur. Ya Basır ismini zikredenin dünya ve ahiret korkuları kalmaz. Basiret gözü açılır. […]
27) السميع ES SEMİ
İyi işiten… Allah Teâlâ işitir. Kalblerimizdeki sözleri ve işitilmek şânından olan her şey’i işitir. Mesafeler, onun işitmesine perde olamaz. Birini işitmesi, ötekilerini işitmesine mâni olmaz. Her hâdiseyi aynı derece açık olarak işitir Duaların kabulu için günde 180 defa okunur. Ya Semi ismini zikredenin duaları kabul olur. 7 gün oruç tutup, halvete girerek Ya Semi ismini […]
26) المذل EL MUZİL
: Zillete düşüren, hor ve hakîr eden… İzzet ve zillet, birbirine zıd mânalardır. İzzet kelimesinde “şeref ve haysiyet”, Zillet kelimesinde ise “alçaklık” mânası vardır. Bunlar hep Allah Teâlâ’nın, mahlûkatı üzerindeki tasarrufları cümlesindendir. Ya Muzill ismini zikreden kişiye, istediği düşmanını Allah zelil kılar. Düşman ve zalim şerrinden emin olur, korunur. Düşmanını hezimete uğratır.
25) المعز EL MUİZ
İzzet veren, ağırlayan… Günde Zikir Sayısı : 117 Fakir ve zelillikten kurtulmak için okunur. Ya Muizz zikrine devam eden kişi aziz olur. Gücü, kuvveti artar. Kadri yücelir. Mahlukata karşı heybetli görünür. Kimseden korkmaz.
24) الرافع EL RAFİ
Yukarı kaldıran, yükselten… Allah Teâlâ, istediği kulunu indirdiği gibi, istediği kulunu da yükseltir. Şan ve şeref verir. Bâzı gönülleri îman ve irfan ışığı ile parlatır, yüksek hakikatlardan haberdâr eder. Allah’ın yükselttiği insanlar, çok defa melek huylu, tatlı dilli, insanların ayıplarını, kusurlarını örtüp eksiklerini tamamlayan; onlara malıyla, bedeniyle, bilgisiyle, nasihatiyle yardım eden nâzik, kibar insanlardır. Onlar […]
23) الخافض EL HAFID
Yukarıdan aşağıya indiren, alçaltan… Allah Teâlâ, istediği kulunu yukarıdan aşağı atıverir. Şan ve şeref sâhibi iken, rezîl ve rüsvây eder ve bu muamelesi çok defa, kendisini tanımıyan, emirlerini dinlemeyen âsiler, başkalarını beğenmiyen mütekebbirler ve hak, hukuk tanımayan zâlim zorbalar hakkında tecellî eder. Ya Hafıd ismini zikreden kişi; zalim ve kötülerin şerrinden korunur. Düşmanlarına güçlü görünür […]
22) الباسط EL BASIT
Açan, genişleten… Bütün varlıklar Allah Teâlâ’nın kudret kabzasındadır. İstediği kulundan, ihsân ettiği servet ve sâmânı, evlâd ve iyâli, yahut hayat zevkini, gönül ferahlığını alıverir. O adam zenginken fakir olur, yahut evlâd acısına boğulur, yahut iç sıkıntısına, ıstırap ve huzursuzluk içine düşer. İşte bu haller, Kâbıd isminin tecellileridir. Allah, istediği kuluna da yepyeni bir hayat verir, […]
21) القابض EL KÂBİZ
Ruhları kabzeden, canalan, sıkan, daraltan, rızkı belli ölçülerde veren Ya Kabid ismini okumaya devam eden kişi heybetlilik ve celallik kazanır. Kimse düşmanlık etmeye, hakkında dedikodu yapmaya cesaret edemez. Okuyan kötü huylarından kurtulur. Düşman şerrinden korunmak için 903 defa okunur. 2 ay günde 10000 defa okuyana bazı sır perdeleri açılır.
20) العليم EL ALİM
Her şey’i çok iyi bilen… Allah, her şey’i tam mânasıyla bilir. Her şey’in, içini, dışını, inceliğini, açıklığını, önünü, sonunu, başlangıcını, bitimini çok iyi bilendir O. Olmuşları bildiği gibi, olacakları da aynı şekilde bilir. Onun için, olmuş – olacak, gizli – açık söz konusu değildir. Bunlar, insanlar hakkında geçerli olan mefhumlardır. İnsanların bilmesi nisbî ve ârızîdir. […]
19) الفتّاح EL FETTAH
Her türlü müşkilleri açan ve kolaylaştıran… Fettâh kelimesi, feth’den gelmektedir. Feth ise, “kapalı olan şey’i açmak” mânasınadır. Kapalı bir şey’i açmak: a. Maddî olur; bir kapıyı, bir kilidi açmak gibi. b. Mânevî olur; kalbden tasaları, kederleri atıp gönlü açmak gibi. Bitkilerin çiçek açması, tohum ve çekirdeklerin sünbül vermesi, rızık ve rahmet kapılarının açılması hep Fettâh […]
18) الرزّاق ER REZZAK
Yaratılmışlara, faydalanacakları şeyleri ihsân eden… Rızık, Allah Teâlâ’nın bilhassa yaşayan mahlûkatına faydalanmalarını nasib ettiği her şeydir. Rızık yalnız yenilip içilecek şeylerden ibaret değildir. Kendisinden faydalanılan herşey’e rızık denir. Maddî rızık, her türlü yiyecek ve içecek, giyilecek ve kullanılacak eşya, para, mücevher, çoluk-çocuk, vücudun çalışma kudreti, bilgi, mal-mülk, servet v.s. gibi şeylerdir. Mânevî rızık ise, ruhun […]
17) الوهّاب EL VEHHAB
Çeşit çeşit nimetleri devamlı bağışlayıp duran…Vehhâb kelimesi hibe kökünden gelmektedir. Hibe “herhangi bir karşılık ve menfaat gözetmeden birine bir malı bağışlamak” mânasınadır. Vehhâb ise “Her zaman her yerde ve her şey`i çok çok ve bol bol veren ve karşılık beklemeyen” demektir. Ya Vehhab ismini sürekli zikreden kişinin rızkı artar, maddi sıkıntılarından kurtulup, refaha erer. Mahlukata […]
16) القهّار EL KAHHAR
Herşey`e her istediğini yapacak surette galib ve hâkim… Kahr bir şey`e onu hor ve hakîr kılacak veya mahv ve helâk edebilecek sûrette galib olmaktır. Allah Teâlâ Kahhâr`dır her vechile üstün ve daima galibdir. Kuvvet ve kudretiyle her şey`i içinden ve dışından kuşatmıştır. Hiçbir şey O`nun bu ihâtasından dışarı çıkamaz. Ona karşı herşey`in boynu büküktür. Kahrına […]
15) الغفّار EL GAFFAR
Mağfireti pek bol olan… Gafr örtmek ve sıyânet etmek (korumak) mânâsınadır. Allah mü`minlerin günahlarını örter. Dilediği kullarını da günahlardan sıyânet eder korur. Bu onlar için en büyük nimetlerden biridir Ya Gaffar zikrine devam eden günahlarından, hata ve isyanlarından mağfiret bulur. Affolunur. Hasımlarının gözünde görünmez olur. Kavga ve savaş durumunda düşmanları tarafından görülemez. Gaffar ismini zikreden […]
