ALLÂHÜ TEÂLÂ’NIN SIFATLARINDAN:
Muhâlefetün lil-Havâdis: Sonradan var olmuş şeylerden ayrı olmak sıfatıdır. Allâhü Teâlâ yaratılmış şeylerden hiç birine asla benzemez, hepsine muhâliftir. Hâtırlara ne gelirse Allâhü Teâlâ onlardan mutlaka başkadır.
Kâinat, mümkinat dediğimiz şeyler, hâdistirler, sonradan olmuşlardır ve değişirler, başkalaşırlar. Birbirine benzeyebilirler ve nihâyet yok olurlar. Bütün bu fânî varlıkların cinslerini, nevilerini, şekillerini gözönüne alınız, bunların arasında insanları, melekleri de düşününüz, bunlardan hiç biri Allâhü Teâlâ’ya -hâşa-, benzemez ve hiçbirisinde ulûhiyetten, mâbûdiyetten hâşâ, bir hisse, bir cüz’iyet bulunamaz. Hiç yaratılan, yok olmaya mahkûm bulunan âciz, fânî şeyler, yaratan, fânî olmaktan uzak bulunan Allahü Azimüşşana benzeyebilir, hiç o kadîm (ezeli), hakîme ortak olabilir mi?.Böyle bir şey düşünenler, kendi fânî varlıklarını -hâşâ- ilahlığa kadar yükseltmek, Allâhü Teâlâ’yı da kendileri gibi naçiz bir mahlûk derecesine indirmek cüret ve küstahlığında bulunmuş olurlar.
İnsanların ve diğer mahlûkların birçok ihtiyaçları vardır. Bunlar mekâna, zamana, yeyip içmeye, gelip gitmeğe, doğup doğurmaya vesair birçok şeye muhtaç bulunurlar. Allâhü Teâlâ ise bütün bu ihtiyaçlardan münezzehtir. Arş, Kürsî, yedi kat semâ ve sâir nice âlemler hep onundur. Fakat o, bunlardan hiçbirine muhtaç değildir. Bunlar yok iken o yine var idi.
CEMAATLE NAMAZIN FAZİLETİ
Cemâatle namaz kılmanın tek başına kılınan namazdan üstün olmasının sebeplerini İbn-i Hacer (rh.) hadîs-i şerîflerden toplayarak şöyle sıralamıştır:
Müezzinin cemaatle namaz davetine icabet etmek, namazları en faziletli vakitlerinde kılmak, Mescide vakar ile yürümek, duâ ile mescide girmek, mescide girdiğinde tahiyye namazı kılmak, bütün bunlar cemaatle namaza niyet etmekle hâsıl olur.
Cemâatle namazı beklemek ve ibâdette yardımlaşmak.
Meleklerin ona dua, istiğfar etmeleri ve şâhid olmaları
Kâmete icâbet etmek, kâmet getirilirken şeytan kaçtığı için ondan selâmet bulmak.
İmamın iftitah tekbirini bekleyerek onunla namaza başlamak. Namaz saflarını düzeltip boşlukları doldurmak.
İmam “Semiallâhü limen hamideh” dediğinde “Rabbenâ leke’l-hamd” demek.
Namazda hatadan emin olmak; imamın hatasını da tesbîh ile (Sübhânallah diyerek) veya kıraat ile düzeltmek.
Huşûun hasıl olması ve huşuu bozan şeylerden kurtulmak.
Kılık kıyafeti güzel ve temiz olmak. (Ashâb-ı kirâmın imkânlarına göre iki elbiseleri olurdu, biri günlük giydikleri, biri de namaz için giydikleri en iyi elbiseleri idi)
Meleklerin onları kuşatması.
Kırâatin tecvîdli ve aheste olması ve namazın rükünlerinin kâmil şekilde yerine getirilmesi
Dînin şeâirinin; alâmetlerinin izhârı. İbâdet için toplaşıp, yardımlaşarak ve tenbelliği defederek şeytanın burnunu sürtmek. Nifaktan ve töhmetten kurtulmak.
Duâ ve zikir için toplanmak ve noksanların kâmil olanların bereketiyle tamamlanması.
Komşular arasında birlik ve muhabbetin temini.
İmamın kırâati esnasında susmak, okunan kırâati dinlemek. İmamın “Âmîn”ine (gizlice) “Âmîn” demek.
