قَالَ اللهُ تَعَالَى: يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا وَدَاعِيًا إِلَى اللهِ بِإِذْنِهِ وَسِرَاجًا مُنِيرًا وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ بِأَنَّ لَهُمْ مِنَ اللهِ فَضْلًا كَبِيرًا . (سورة الاحزاب، 45-47 Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu (meâlen): “Ey Peygamber, şüphe yok ki biz seni bir şâhit ve bir müjdeci ve bir korkutucu olarak gönderdik. Ve hem Allâh’a (ona […]
Archive for Mart 25th, 2019
MÜ’MİNİN NİYETİ AMELİNDEN HAYIRLIDIR
Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) bir gün Ashâbına: “Mü’min kimdir bilir misiniz?” buyurdular. “Allâh ve Resûlü en iyisini bilir.” dediler. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Mü’min, Allâhü Teâlâ’nın hoşuna giden şeylerle kulaklarını doldurmadıkça ölmeyen kimsedir. Eğer bir kul Allâh’dan korksa yetmiş demirden kapısı olan yetmiş hücrenin içindeki bir hücrede bulunsa, Allah ona amelinin elbisesini giydirir. Hatta öyle […]
OSMANLI’DA ÇOCUKLAR MEKTEBE NASIL BAŞLARDI?
Çocuklar mektebe başlayacakları esnada âilesi ve bütün mahalle halkı ile birlikte merâsimler yapılırdı. Halk arasında “Âmin Alayı” diye bilinen bu merâsimin kandil günlerine denk gelmesine bilhassa dikkat edilirdi. Eğer kandil günleri mümkün olmazsa Pazartesi veya Perşembe günleri tercih edilirdi. Merâsimlerin ilk devresinde evde temizlik ve bayram hazırlığı yapılırdı. Hayatta ise büyükanne, hanımanne, cicianne, dadı, kalfa… […]
RESÛL-İ EKREM’İN PEK YÜKSEK İLİM VE İRFANI
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), sırf Allâhü Teâlâ’nın vahiy ve ilhâmıyla pek çok hakikatlere muttalî idi. Hiçbir kimse ilim ve irfanca onun mertebesine yetişmemiştir ve yetişemez. Semavî kitapların, şeriatların hükümlerine, geçmiş ümmetlerin târihine, her kavmin siyâsetine, hikmetli ilimlerine, medeniyet ilimlerine, harp fenlerine ve daha birçok yüksek ilimlere vâkıf idi. Halbuki kendisi ümmî idi, yani hiçbir mektebe, medreseye […]
