قَالَ اللهُ تَعَالَى: إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ، آخِذِينَ مَا آتَاهُمْ رَبُّهُمْ إِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذَلِكَ مُحْسِنِينَ، كَانُوا قَلِيلًا مِنَ اللَّيْلِ مَا يَهْجَعُونَ، وَبِالْأَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ. (سورة الزارياة، 15-18 Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu: “Şüphesiz ki müttakîler, Rab’lerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde pınar başlarındadır. Çünkü onlar bundan evvel (dünyada) güzel amel etmeyi âdet edinmişlerdi, gece pek […]
Archive for Ocak 29th, 2019
Günün Hadisi Şerifi
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: وَالَّذِي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهِ لَوْ أَخْطَأْتُمْ حَتَّى تَمْلَأَ خَطَايَاكُمْ مَا بَيْنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ ثُمَّ اسْتَغْفَرْتُمُ اللهَ عَزَّ وَجَلَّ لَغَفَرَ لَكُمْ Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Muhammed’in nefsi kudretinde olan Allâh’a yemin ederim ki, sizler günah işleseniz ve hatta günahlarınız gök ve yer arasını doldursa, sonra da […]
İLİMLE AMEL ETMEK
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: • “İlim öğreniniz ve öğrendiklerinizle amel ediniz, onu insanlara öğretiniz. Ehil olmayanlara öğretmeyiniz, ilim öğrenmeye ehil olanları da mahrum bırakmayınız.” • “İlimlerden dilediğinizi öğreniniz. Öğrendiklerinizle amel etmedikçe Allâhü Teâlâ size asla ecir ve mükâfat vermez.” • “Ey Uveymir! Allâhü Teâlâ sana kıyâmet gününde “İlim öğrendin mi yoksa cahil mi kaldın?” derse, […]
İmanın Devamının Şartları
Dünyada insan için birinci derecede lüzumlu olan imandır. Her insan iman etmek ve bu imanı âhirete götürmekle mükelleftir. Bunun için de, bütün müminlerin aşağıdaki hususlara dikkat etmesi lâzımdır: Gaybe inanmak. Gayb, beş duyu ile anlaşılamayan şeylerdir. Allâh, melek, Cennet, Cehennem ve cin gibi. Helâlin helâl olduğuna inanmak. Yâni helâl şeylere haram dememek. Haramın haram olduğuna […]
NÂBÎ’NİN BİR HATIRASI
Şâir Nâbî’nin, merhûm Sultan Üçüncü Ahmed’e ait bir hatırası şöyledir: “Üçüncü Ahmed Han, henüz dört yaşlarında idiler. Birgün Karaağaç bahçesinde merhum Sultan Dördüncü Mehmet Han’ın huzurundan dışarı çıkıp, bahçe tarafına doğru gidiyordum. Meğer o anda şehzâde Ahmed Han, çiçek bahçesinde imiş. Merhum Bozoklu Mustafa Paşa, silahdar ağa idi. Şehzâde onun ellerine yapışıp, yanlarında bulunan dört […]
SİRKE, NE GÜZEL KATIKTIR
Mekke-i Mükerreme’nin fethi günlerinde, bir gün Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) amcasının kızı Ümmühânî’nin evini teşrif edip, “Yâ Ümmehânî! Senin biraz yiyeceğin var mıdır?” buyurdu. Ümmühânî (r.anha): “Bir iki kurumuş et parçası var ama, ben onu size takdim etmeye utanırım.” dedi. Resûlullâh (s.a.v.): “Onu bana getir.” buyurdu. Ümmühânî gitti, getirdi. Resûlullâh o kuru et parçalarını su ile […]
