“Kıyâmet gününde insanlar mahşer yerinde (izdihamdan, şiddetten, güneşin yaklaşmasından) terleyecektir. Öyle ki dökülen ter, yetmiş zirâ derinliğinde yere geçecek ve onların ağızlarına yükselip gemleyecek, hatta kulaklarına yükselecektir.” (Hadîs-i Şerîf, Sahîh-i Buhârî)
Archive for Şubat 17th, 2012
Günün Sözü
Evladım, ağzın laf ediyorsa dil ile doğru ol, sözünle doğru ol. Sana inanan kişilere karşı sözünden cayma. Eğer sözünü tutarsan “söz” olur ve seni cennete götürür; tutmazsan “köz” olur. Süleyman Hilmi Tunahan (K.S.)
Günün Duası
Aksırma Esnasında Aksıran kimsenin; “Elhamdulilllah” “Allah’a hamd olsun” demesi, o’nu işiten kimsenin de: “Yerhamukeallah” “Allah sana merhamet etsin” demesi gerekir Aksıran kişi, yanında “Yerhamukeallah” denildiğini duyunca: “Yehdina ve yehdikumullah ” ” Allah bize ve size hidayet versin”Veya, “Yehdikumullahu ve yuslihu balekum” “Allah, sizi doğru yola yöneltsin ve işlerinizi düzeltsin” demelidir (Buhari, Edep: 125)
AHMED BİN HANBEL
AHMED BİN HANBEL Velîlerin büyüklerinden ve Ehl-i sünnetin amelde dört hak mezhebinden biri olan Hanbelî mezhebinin imâmı. Künyesi, Ebû Abdullah’tır. 780 (H.164) senesinde Bağdat’ta doğdu. Aslen Basralıdır. Babasının ismi Muhammed bin Hanbel’dir. Dedesi Hanbel bin Helâl, Basra’dan Horasan’a yerleşmiş ve Emevî Devletinde Serahs şehri vâliliği yapmıştır. Babası asker (subay) idi. Ahmed bin Hanbel’in âilesi, annesi […]
SELÂM VERMEK SÜNNET, ALMAK FARZDIR
SELÂM VERMEK SÜNNET, ALMAK FARZDIR “es-Selâm” Allâhü Teâlâ’nın esmâ-i hüsnâsından; güzel isimlerindendir. Mânâsı: “Her belâ ve âfetten, her türlü eksiklikten, her fenâ ve zevâlden sâlim ve münezzeh” demektir. Bu mânâya göre, müslümanların aralarındaki ‘selâmün aleyküm’ diyerek selâm vermesi ‘Her kazâ ve belâdan esenlik üzerinize olsun!’ diye selâmetle duâ ve temennîden ibârettir. Selâmın en kısa şekli […]
Günün Fıkrası
Isıt da İçelim Her gün Temel sabah erkenden Dursun’un evine gidiyormuş ve “Soğuk çay var mı?” diyormuş. Dursun da “yok” diyormuş. Bu bir kaç gün sürmüş. Dursun bir gün merak edip soğuk çay hazırlamış. Temel gene gelmiş. “Soğuk çay var mı?” demiş. Dursun da var demiş. Temel de “İyi ısıt da içelim” demiş.
