İkinci Akabe’ye katılanlardandır. Bedir Harbi’nden itibaren bütün harblere katılmıştır.
Resûlullah (s.a.v.) ona: “Ey Ebu’l-Münzirî! İlim sana kolay gelsin.”
“Allah bana, (Kur’ân-ı) sana okumamı emretti.” buyurdular.
Resûlullah (s.a.v.) ona “Müslümanların efendisi” diye hitab eder ve “Oku! ey Ubeyy” buyururdu.
Hadîs imamları Sahih’lerinde, onun hadîsini tahric etmişlerdir. Fetva veren altı sahabedendir.
Resûlullah (s.a.v.)’in kâtiplik hizmetini ilk yapan ve mektubun sonunda “Falan oğlu Falan yazdı” cümlesini ilk yazan odur.
Hz. Ömer ona yeni hadiseleri sorar ve zor meseleleri onunla muhakeme ederdi.
Bir müslüman “Yâ Resûlallah! Uğradığımız hastalıklarda bizim için bir ecir var mıdır, ne buyurursunuz?” diye sordu. ‘Keffâret olur.’ buyurdu.
Ubey b. Kâ’b, “Ya Resûlallah, ya önemsiz bir şeyse?” diye sordu. “Bir diken batması veya ondan biraz fazlası bile olsa (keffârettir)” buyurdu.
Bunun üzerine Ubeyy (r.a.), yakalandığı sıtma hastalığından kendisini hac, umre, cihad ve farz namazı cemaatle kılmaktan alıkoymaması şartıyla ölünceye kadar kurtulmaması için dua etti… Ölünceye kadar onun vücuduna dokunan mutlaka onun ateşini hissederdi.”