ALLÂHÜ TEÂLÂ DUÂLARI İŞİTİR KABUL EDER

Resûlullah (s.a.v)’in azatlı kölesi Zeyd b. Hârise (r.a), münafıklardan biri ile yola çıkar. Harabe bir yere geldiklerinde Zeyd (r.a) uyur. Adam onu kıskıvrak bağlar.
Zeyd (r.a) uyanınca ona “Niçin beni bağladın?” diye sorar.
Münafık “Seni kesmek istiyorum!
Çünkü sen Muhammed’i seviyorsun!” diye cevap verir.
Zeyd (r.a), “Yâ Rahmân! Kurtar beni!” diye duâ eder. Tam o anda “Bırak onu, öldürme!” diye bir ses duyulur.
Münafık hemen harabeden çıkıp etrafa bakınır. Kimseyi göremeyince, tekrar Zeyd’i (r.a) öldürmek üzere içeri girer.
Zeyd (r.a) yine “Yâ erhamerrâhimîn! Kurtar beni!” diye duâ eder. Öncekinden daha yakın bir ses “Bırak onu” der. Adam tekrar dışarı çıkıp, bakar ama kimseyi göremez. Tekrar içeri Zeyd’i (r.a) öldürmek üzere gelir.
Zeyd (r.a) üçüncü kez “Yâ Rahmân! Kurtar beni!” deyince harabenin kapısında bir ses “Öldürme onu!” der.
Adam geri dönünce mızraklı bir süvari münafığı hemen öldürür ve Zeyd’in (r.a) ellerini çözüp onu kurtarır. Zeyd (r.a)  ona kim olduğunu sorar.
“Ben Cebrâil’im! Birinci duâda yedinci semada idim Allâhü Teâlâ ‘Kuluma yetiş’ buyurdu. İkincisinde dünya semasında, üçüncü duâda ise harabenin kapısında idim! Münafığı öldürdüm!” buyurur.
FIKRA:…..Her Doğruyu Söylemek Doğru Değildir!
Sözü, özü doğru bir adamı şahitlik için mahkemeye götürmüşler. Kâdıya da önceden bu adamı, doğruluğundan dolayı methetmişlerdi.
Meğer kâdı’nın bir gözü körmüş. Adam içeri girip kâdı’nın kör olduğunu görünce,
Selâmün aleyküm, kör kadı, demiş. Kadı:
Yoo! Bu kadar da doğruluk fazla! demiş…

Scroll to Top