Günün Ayeti kerimesi
“Ve sizden hayra dâvet eder, iyiliği emreder, kötülüğü nehyeder bir cemaat (topluluk) bulunsun…” (Âl-i İmrân Sûresi, âyet 104)
“Ve sizden hayra dâvet eder, iyiliği emreder, kötülüğü nehyeder bir cemaat (topluluk) bulunsun…” (Âl-i İmrân Sûresi, âyet 104)
“Bir de küfredenler, îman edenler hakkında dediler ki: Eğer o (Muhammed’in getirip tebliğ ettiği) bir hayır olsa idi ona kavuşmakta […]
“(Ey Rasûlüm!) De ki, yemin ederim eğer insanlar ve cinler bu Kur’ân’ın bir mislini getirmek üzere toplansalar, asla onun bir […]
“…Onun (Muhammed Mustafa’nın, s.a.v.) mâiyetindeki (sahabî)ler, aralarında çok merhametlidirler…” (Fetih Sûresi, âyet 29)
“Şüphesiz ki müttakîler, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde pınar başlarındadır. Çünkü onlar bundan evvel (dünyada) güzel amel etmeyi âdet edinmişlerdi, […]
“Tallâhi, biz senden evvel birçok ümmetlere resûller gönderdik, buna karşı şeytan onlara amellerini tezyin etti (süsledi), bu gün de o […]
“Ve Muhammed de ancak bir peygamberdir. Ondan evvel de peygamberler gelip geçmiştir. Eğer o ölse veya öldürülse siz gerisin geriye […]
“Ve ona (Hz. İbrâhim’e) İshak’ı ve Yakub’u ihsan ettik ve hepsini de hidâyete erdirdik…” (En’âm Sûresi, âyet 84)
“…Muhakkak Allâhü Teâlâ adâletle hükmedenleri sever.” (Hucurât Sûresi, âyet 9)
“…(Ey Resûlüm,) Haydi, yüzünü mescidi harama doğru çevir, siz de (ey mü’minler) nerede bulunsanız yüzünüzü ona doğru çeviriniz…” (Bakara Sûresi, […]
“Muhakkak ki mü’minler kurtuluşa ermişlerdir. Ki onlar namazlarında huşûludurlar. Boş, faydasız söz ve işten sakınırlar. Ve onlar mallarının zekâtını vermek […]
“Allâhü Teâlâ ‘Ey âdemoğlu, infâk et ki ben de sana infâk edeyim.’ buyurmuştur.” (Hadîs-i Kudsî, Müttefekun aleyh)
“…(O Allah) Sizin içinizi de bilir, dışınızı da, (iyi kötü, gizli aşikâr) her ne kazanıyorsanız onu da bilir.” (En’am Sûresi, […]
“…İşte bugün sizin dîninizi kemâle erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’a râzı oldum…” (Mâide Sûresi, âyet […]
“Kim bir hasene (iyilik) ile gelirse ona on misli verilir, kim de bir seyyie (kötülük) ile gelirse o ancak misliyle […]
Rabbimiz! Hem peygamberlerine karşı bizlere va’dettiklerini ihsan buyur da kıyâmet günü yüzlerimizi kara çıkarma. Şüphe yok ki sen va’dinden dönmezsin.” […]
“Kıyâmet gününde insanların Allâhü Teâlâ’ya en sevgili olanı ve onun ikramına en yakın ve en yüksek mertebede bulunanı, adâletli idarecidir.” […]
“(Ey mü’minler) Sizden önce nice vak’alar geçmiştir. Onun için yeryüzünde dolaşın da bir bakın: Peygamberleri tekzib edenlerin akıbetleri nasıl olmuş?” […]
“Şânım hakkı için size kendinizden, gâyet izzetli bir resûl geldi ki, sizin sıkılmanız ona ağır gelir. Üstünüze hırs ile titrer. […]
“Her kim de Allâh’ın şeâirine (muhterem kıldığı alâmetlere; mukaddesâta) ta’zîm (hürmet) ederse, şüphesiz o kalplerin takvâsındandır.” (Hac Sûresi, âyet 32)
“O namaz kılanların vay hallerine ki onlar namazlarından yanılmışlardır (ehemmiyetinden gaflet edip vaktini tehir etmişlerdir).” (Mâûn Sûresi, âyet 4-5)
“Her kim de kendisine doğru yol belli olduktan sonra peygambere muhâlefette bulunur ve mü’minler (in ittifak ve icmâ ile inandıkları) […]
“…Ve nefisleriniz için her ne hayır takdim ederseniz, Allah yanında onu hayır ve ecri daha büyük olarak bulacaksınız…” (Müzzemmil Sûresi, […]
“Allâhü Teâlâ’nın mescidlerinde onun isminin zikredilmesini engelleyen ve o mescitlerin harap olmasına çalışan kimseden daha zâlim kim vardır? Onlar için […]
“…Namazı tam rükünleri ile edâ edin. Çünkü namaz mü’minler üzerine muayyen vakitlerle yazılı bir farzdır.” (Nisâ Sûresi, âyet 103)
“Allâh üçün üçüncüsüdür.’ diyenler elbette kâfir oldular. Hâlbuki bir tek ilâhtan başka ilâh yok. Eğer bu dediklerinden vazgeçmezlerse elbette içlerinden […]
“Rabbinin adını an ve bütün benliğinle O’na yönel.” (Müzzemmil, 73/8)
“Nerede olursanız olun, sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile ölüm size ulaşacaktır.” (Nisâ, 4/78)
De ki: “O, sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır. Ancak O’nun huzurunda toplanacaksınız.” (Mülk, 67/24)
“(Sadaka vb. ) veren el, alan elden üstündür.” (Buharî, “Zekat”, 18)
“İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.” (Müslim, “Fedail”, 66; Tirmizî, “Birr”, 16)
“Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.” (Şu’arâ, 26/83)
“Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.” (Zilzâl, 99/8)
“Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin…” (Hucûrat, 49/10)
“Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir.” (Zilzâl, 99/7)
“Ey huzur içinde olan nefis!, Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!” (Fecr, 89/27-28)
“Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir.” (Asr, 103/1-2)
“Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.” (İnşirah, 94/5)
“Şüphesiz Kur’an, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.” (Hakkâ, 69/48)
“Görmedikleri hâlde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.” (Mülk, 67/12)
“Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.” (Âl-i İmrân, 3/109)
“Kim iyilik yaparak kendini Allah’a teslim ederse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur…” (Lokman, 31/22)
“…Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma!..” (Bakara, 2/286)
“Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.” (İsra, 17/29)
“Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Resûle itaat edin ki size merhamet edilsin.” (Nûr, 24/56)
“Kıyametin kopacağı gün, işte o gün mü’minler ve kâfirler birbirinden ayrılacaklardır.” (Rûm, 30/14)
“Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter…” (Tahrîm, 66/8)
Meczûb. Hak âşığı. Çok tanınmış evliyâdan biri. Asıl ismi Vüheyb bin Ömer Sayrâfî’dir. Behlûl-i Dânâ adıyla şöhret buldu. Doğum târihi […]
“Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın… “ (Münafikûn, 63/9)
“Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.” (Münafikûn, 63/11)
“Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?” (Saff, 61/2)
“…Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder…” (Haşr, 59/24)
“Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın…” (Haşr, 59/19)
“Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.” (Teğâbun, 64/15)
“Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Haşr, 59/20)
“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun… “ (Tahrîm, 66/6)
“Kıyamet koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.” (Vakıa, 56/1-2)
“Andolsun biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?” (Kamer, 54/22)
“Haydi Allah’a secde edin ve O’na kulluk edin.” (Necm, 53/62)
“Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez.” (Necm, 53/38)
“Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkûmdur.” (İsrâ, 17/81)
Ey iman edenler.Kendinize ait olmayan ev veya ev hükmünde olan yerlere girmeyiniz, izin alincaya ve orada olanlara selam verinceye kadar. […]
“…Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme…” (Bakara, 2/286
“…Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma!..” (Bakara, 2/286
“Kim iyilik yaparak kendini Allah’a teslim ederse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur…” (Lokman, 31/22)
İlk müslümanlardan, muhaddis, fakîh ve müfessir sahâbî. Adı Abdullah, künyesi Abdurrahman’dır. Babası Mes’ud, annesinin adı Ümm-i Abd’dir. Babası hakkında fazla […]
BEHLÜL-İ DÂNÂ Meczûb. Hak âşığı. Çok tanınmış evliyâdan biri. Asıl ismi Vüheyb bin Ömer Sayrâfî’dir. Behlûl-i Dânâ adıyla şöhret buldu. […]
“Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet, güç ve şeref mi arıyorlar. Bilsinler ki gerçekten bütün izzet ve […]
HZ. ABDULLAH İBN MES’UD (r.anh) İlk müslümanlardan, muhaddis, fakîh ve müfessir sahâbî. Adı Abdullah, künyesi Abdurrahman’dır. Babası Mes’ud, annesinin adı […]
“Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyin. Bunu yaparak ALLAH Teâlâ’ya, kendi aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek […]
“Ayet-i kerimelerde ifade edildiği gibi: Başka dinden olanlar, özellikle yahudiler ve hıristiyanlar Müslümanların dostu olmazlar; onlar ancak birbirinin dostu olur, […]
“Yahudiler de hıristiyanlar da; sen onların dinlerine uymadıkça asla senden razı olmayacaklardır. De ki: ALLAH Teâlâ’nın yolu, doğru yolun tâ […]
“Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost ve idareci edinmeyin. Zira onlar birbirlerinin dostudurlar, birbirinin tarafını tutarlar. Sizden kim onları […]
“(Ey Muhammed!) De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin.” (Ali İmran: 31)
“Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin” de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen […]
“Dinledik ve itaat ettik. Bağışlamanı dileriz. Dönüş sanadır.” (Bakara: 285) “Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Rasulüne davet edildiklerinde, müminlerin […]
”Gökleri ve yeri yarattığı gündeki yazısına göre Allah’ın katında ayların sayısı onikidir. Bunlardan dördü haram (ay)lardır. İşte doğru din budur. […]
“Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini […]
O, göklerin ve yerin yoktan var edicisidir ve O, bir işin olmasını murad edince, ona yalnızca “ol!” der, o da […]
Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir. […]
“Kim affeder ve arayı düzeltirse onun mükafatı Allah’a ait tir. Şüphe siz O, zalimleri sevmez.” (Şûrâ, 42/40)