HER İNSANIN YANINDA İKİ HAFAZA MELEĞİ VARDIR

Kâf Sûresi’nin 17 ilâ 19. âyet-i kerîmeleri, her şahsın bütün yaptıklarını, söylediklerini meleklerin tespit ettiklerini ihtar etmektedir. Şöyle tefsir edilmiştir:
Her insanda iki gözetici; iki hafaza meleği vardır ki onu gözetirler. Yani bu meleklerden biri, insanın sağ tarafında bulunarak onun hasenâtını (iyiliklerini, hayırlı amellerini) yazar, diğer bir melek de o insanın sol tarafında bulunarak onun seyyiâtını (kötülüklerini, günahlarını) tespit eder. İşte insanların bütün fiil ve sözleri, bu suretle de malûmdur, zaptedilmiştir.
Bu da insanların gafletten uyanmasına bir vesiledir, ileride bir inkâra, bir mazeret beyan etmelerine meydan kalmayacağını temin hikmetine dayanmaktadır ve haklarında İlâhî delillerin tamam olmasına da bir sebeptir.
Evet, insan, bir meşrû veya gayrimeşru; gerek hayra ve gerek şerre dâir herhangi bir söz söylerken yanında muhakkak hazır bir gözetici melek vardır. Onun bütün sözlerini zapteder, onun amellerini gözetir. O insanın, sevabı veya azâbı gerektiren her sözünü yazar. Artık insanların bütün hâli, bu suretle de malum ve yazılı bulunmaktadır. Binâenaleyh insanlar, bu vaziyeti düşünüp hayatlarını tanzim etmelidirler, mesuliyeti bulunan sözlerden, hareketlerden kaçınmalıdırlar. Bu meleklerin bu husûstaki memuriyetleri de insanların uyanık, dikkatli yaşayabilmelerine pek güzel bir vesiledir.
Çünkü sekerât-ı mevt (ölümün şiddetli hâlleri), yakînen ortaya çıkınca, yani böyle bir ölüm hâli gelince lisân-ı hâl ile “İşte bu, kendisinden kaçınır olduğun şey.” denilecektir. Ey insan! Ölümü hiç düşünmüyordun, öldükten sonra nasıl bir istikbâle kavuşacağını tefekkürde bulunmuyordun, işte o kendisinden kaçınmak istediğin hâdise geldi, artık bundan kurtuluş yoktur. Fakat insan, öyle ölmekle artık kurtulmuş, bir daha hayata kavuşmayacak bir hâlde bulunmuş değildir. Her ölen insan, âhirette tekrar hayat bulacaktır ve dünyada yaptıklarından da hesaba çekilecektir.

💎 Kıssadan Hisseler ve Manevi İbretler

Kâf Sûresi'nin mübarek beyanlarında ihtar edildiği üzere, her şahsın bütün yaptıklarını ve söylediklerini tespit eden iki hafaza meleği vardır. Biri sağ tarafımızda hasenâtımızı yazar, diğeri sol tarafımızda seyyiâtımızı kaydeder.

İnsanın ağzından çıkan her bir söz, gizli veya açık her bir amel, bu iki vazifeli melek tarafından anında muhafaza altına alınır. Bu hakikat, insanoğlunun gaflet uykusundan uyanması ve mazeret beyan edemeyeceği ilahi adalet gününe hazırlanması içindir.

Meşru veya gayrimeşru, hayra veya şerre dair ne söylersek söyleyelim, yanımızda daima hazır bulunan bir gözetici vardır. İnsanın her halinin yazılı olduğunu bilmesi, hayatını bu mesuliyet şuuruyla tanzim etmesini icap ettirir.

Sekerât-ı mevt, yani ölümün o şiddetli ve mukadder hali tecelli edince; 'İşte kendisinden kaçıp durduğun hakikat geldi' denilecektir. Kaçmak ve ertelemek imkansızlaşacak, kul o ana kadar düşünmek istemediği akıbetle baş başa kalacaktır.

Fakat ölüm bir son değil, ebedî istikbalin başlangıcıdır. Her ölen insan ahirette tekrar dirilecek, dünyada fani ömründe işlediği her zerre amelden ve sarf ettiği her kelimeden hesaba çekilecektir.

🤲 Dua ve Niyaz: Rabbimiz bizleri istikamet, ilim ve ihlas üzere sabit kılsın. Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir. Cenâb-ı Hak cümlemizi rızasına nail eylesin.

📺 Bu İçeriğin Videosunu İzleyin

Görsel anlatım ve sesli tilâvet ile YouTube kanalımızda yayında:

🏷️ Odak Konu Etiketleri:
#Günün İncisi #Dini Hikayeler #İslam Alimleri #Evliya Sözleri #Menkıbe #Kıssa #Tasavvuf #Hikmetli Sözler #Manevi Sohbet

Scroll to Top