FÂNİ HAYATIN NİHÂYETİ: ÖLÜM

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır: “(Dünyalık) lezzetleri yıkan ölümü çok hatırlayınız.”
Münâvî (rah.) bu hadîs-i şerîfin şerhinde şöyle demiştir: Eğer akıl sahibi olanlar, Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin bu hadîs-i şerîfini güzelce düşünseler, ölüm hakkında ve onu anlatmak için söylenen her şeyin, bu veciz kelam ile ifade edildiğini anlarlar. İşte bu sebeple, İsa aleyhisselâm’ın yanında ölüm zikrolunduğu zaman vücudu titrerdi.
Hikmet sahibi kimseler şöyle demiştir: “Ölümü hatırlayan kimse, dünyevî arzularını unutur.” Nitekim ölüm hakkında denilmiştir ki: “Bir evde ölüm zikredildiği zaman, o hâne halkı(nın kalplerinden dünya sevgisi gidip), kendileri için taksim edilen rızka razı olurlar.” Ve yine, “Ölümü sıkça hatırlayan bir kimseye, bâkî (ebedî) olan her şey sevdirilir, fânî (geçici) olan her şey ise çirkin gösterilir.” denilmiştir.
Tabiîn’den İbrahim et-Teymî (rah.) ise şöyle demiştir: “Beni, uykunun lezzetinden alıkoyan iki şey vardır: Ölümü hatırlamak ve kıyâmet günü, Allâhü Teâlâ’nın huzuruna çıkacağımı düşünmek.”
Halife Ömer bin Abdülaziz (rah.) bazen fakîhlerle, ölüm ve kıyamet hakkında konuşurlardı. Öyle bir hâle gelirlerdi ki, sanki önlerinde bir cenaze varmış gibi ağlarlardı.
Allâhü Teâlâ, Kasas Sûresi’nin 77. âyet-i kerîmesinde, Âdemoğluna hitaben, şöyle buyurmuştur -meâlen-:
“Allah’ın sana verdiği (mal) ile, âhiret yurdunu iste. Ama dünyadan nasibini de unutma. Allah, sana nasıl ihsan buyurdu ise, sen de (insanlara) öyle iyilik et. Yeryüzünde fesad çıkarma. Çünkü Allah, fesatçıları sevmez.” Âyet-i kerîmedeki, “nasip” kelimesini “kefen” olarak tefsir eden ne güzel söylemiştir. Buna göre mana, “Unutma ki sen, dünyalık olarak sahip olduğun her şeyi geride bırakırsın da nasibin ancak bir kefen olur.”

💎 Kıssadan Hisseler ve Manevi İbretler

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem: 'Lezzetleri yıkan ölümü çok hatırlayınız' buyurmuştur. Münâvî hazretleri, bu veciz kelamın derinliğini vurgular. Öyle ki, İsa aleyhisselâm'ın yanında ölüm zikrolunduğu zaman mübarek vücudu titrerdi.

Hikmet ehli der ki: 'Ölümü hatırlayan, dünyevî arzularını unutur.' Bir evde ölüm zikredilirse, hâne halkının kalbinden dünya sevgisi gider ve rızıklarına razı olurlar. Ölümü sıkça hatırlayana ise bâkî olan sevdirilir, fânî olan çirkin gösterilir.

Tabiîn'den İbrahim et-Teymî hazretleri, uykunun lezzetinden kendisini alıkoyan iki şeyi şöyle açıklar: Ölümü hatırlamak ve kıyâmet günü, Allâhü Teâlâ'nın huzuruna çıkacağını düşünmek. Bu tefekkür, uykuyu ibadete dönüştüren bir uyanıklıktır.

Adaletiyle maruf Halife Ömer bin Abdülaziz hazretleri, fıkıh âlimleriyle bir araya geldiğinde ölüm ve kıyamet hakkında konuşurdu. Meclistekiler öyle bir hâle bürünürlerdi ki, sanki önlerinde bir cenaze varmış gibi huşuyla ağlarlardı.

Rabbimiz Kasas Sûresi 77. âyetinde meâlen: 'Allah'ın sana verdiği ile âhiret yurdunu iste. Dünyadan nasibini de unutma' buyurur. Âyetteki 'nasip' kelimesini 'kefen' olarak tefsir edenler, insanın dünyadan götüreceği tek şeyin bir parça bez olduğunu hatırlatır.

🤲 Dua ve Niyaz: Rabbimiz bizleri istikamet, ilim ve ihlas üzere sabit kılsın. Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir. Cenâb-ı Hak cümlemizi rızasına nail eylesin.

📺 Bu İçeriğin Videosunu İzleyin

Görsel anlatım ve sesli tilâvet ile YouTube kanalımızda yayında:

🏷️ Odak Konu Etiketleri:
#Günün İncisi #Dini Hikayeler #İslam Alimleri #Evliya Sözleri #Menkıbe #Kıssa #Tasavvuf #Hikmetli Sözler #Manevi Sohbet #Günün

Scroll to Top