📜 MÜMİN YALAN SÖYLEMEZ
Yalan söylemek, haramdır; buna dair birçok âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîf vardır.
Yalan, büyük günahlardan, çirkin ve utanılacak hâllerdendir. Her günahın başı yalandır, en sevilmeyen ahlâktır. Yalan, imana zıttır; iman bir tarafta, yalan bir taraftadır.
Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular:
“Yalandan sakınınız. Zira yalan, isyana götürür. İsyan ve kötülük ise Cehennem’e düşürür. Muhakkak kul, yalan söylemeye devam ederse Allâhü Teâlâ katında yalancılardan yazılır.”
Tâbiîn’in büyüklerinden Hasan-ı Basrî (rah.) buyurdu ki: Gizli ve açık hâllerinin, sözüyle fiilinin, içiyle dışının bir olmaması, nifak (münafıklık) alâmetlerindendir. Nifakın, üzerine bina olunduğu temel de yalandır.
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e, ‘Mümin, korkak olur mu?’ diye suâl olundu.
“Evet (olabilir)” buyurdular.
‘Mümin, cimri olur mu?’ diye suâl olundu.
‘Evet (olabilir)’ buyurdular.
‘Mümin, yalancı olur mu?’ denilince ‘Hayır (mümin aslâ yalancı olmaz).’ buyurdular.
Rivâyet edildiğine göre, Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), yalan yere şâhitlik eden bir kişinin şâhitliğini reddettikten sonra şöyle buyurdular: “Müslümanda her haslet bulunabilir, fakat hıyânet ve yalan, aslâ bulunamaz.”
Yine buyurmuşlardır ki: “Kendisi için sevip istediğini, kardeşi için sevmedikçe ve şaka yaptığında dahi yalanı terk etmedikçe kişinin imanı kâmil olamaz.”
Hazret-i Ali kerremallâhü veche şöyle buyurmuştur:
“Allâhü Teâlâ indinde günahların en büyüğü, yalan söylemektir. Pişmanlığın en şiddetlisi de, kıyamet günündeki pişmanlıktır.”
💎 Kıssadan Hisseler ve Manevi İbretler
Yalan, hakikate aykırı bilgi vermektir ve İslam fıkhında büyük günahlardan sayılır. Her günahın başı yalandır; iman bir tarafta, yalan ise zıttı olan bir taraftadır. Bu çirkin hâl, kalbi karartır ve ruhu zehirler.
Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: 'Yalandan sakınınız. Zira yalan, isyana götürür. İsyan ve kötülük ise Cehennem’e düşürür.' Kul, yalan söylemeye devam ederse, Allâhü Teâlâ katında yalancılardan yazılır. Bu, imanın sarsılması demektir.
Tâbiîn’in büyüklerinden Hasan-ı Basrî (rah.) buyurdu ki: 'Gizli ve açık hâllerinin, sözüyle fiilinin bir olmaması, nifak alâmetlerindendir.' Nifakın temeli yalandır. Mümin, içiyle dışı bir olan, sözünde duran ve samimi olandır.
Efendimiz'e (s.a.v.) 'Mümin korkak, cimri olur mu?' diye sorulduğunda evet buyurdular. Ancak 'Mümin yalancı olur mu?' sorusuna kesin bir dille 'Hayır' buyurdular. Müslümanda her haslet bulunabilir, fakat hıyânet ve yalan aslâ bulunamaz.
Hazret-i Ali (r.a.) buyurdu: 'Allâhü Teâlâ indinde günahların en büyüğü yalandır. Pişmanlığın en şiddetlisi de kıyamet günündeki pişmanlıktır.' Şaka dahi olsa yalanı terk etmedikçe iman kâmil olmaz. Doğruluk, imanın ta kendisidir.
📺 Bu İçeriğin Videosunu İzleyin
Görsel anlatım ve sesli tilâvet ile YouTube kanalımızda yayında:
