Evden çıkarken: “Bismillâhi tevekkeltü alellâhi, ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.” demelidir.
Evden çıkarken, zilletten, dalâlete düşmekten, zulüm ve haksızlık etmekten ve cehaletten Allâhü Teâlâ’ya sığınır.
Evden çıkarken ve eve dönerken Ayetü’l-kürsîyi okur.
Başı önüne eğik bir halde, yukarıdan aşağıya iner gibi süratle yürür. Çünkü bu yürüyüş, kibirden uzaktır. Salına salına ve böbürlenerek yürümez. Çünkü bunlar, kibir alâmetidir.
İki kadın arasında yürümez. Müslümanlara eziyet veren şeyleri, yoldan kaldırır. Çünkü eziyet veren şeyleri yoldan kaldırmanın sevabı çoktur.
Yüksek binaların altından geçerken süratli yürür. Zîra böyle yerler tehlikeli olabilir.
Çarşı ve pazarlarda gözünü haram ve çirkin şeylerden sakınır, eziyet veren şeyleri yoldan kaldırır, selâm verenin selâmını alır, yardım isteyen mazlumlara yardım eder, yolunu kaybedene yol gösterir, bir şey bulursa, “Bir şey kaybedeni duyarsanız bana gelsin.” diye seslenip sahibini bulmaya çalışır. (Şir’atü’l-İslam, Fazilet Neşriyat)