ŞEYH EBÛ SAÎD K.S.

Silsile-i Sâdât’ın yirmi dokuzuncu halkası olan Mevlânâ Şeyh Ebû Saîd (k.s.) Hazretleri 2 Zilkade 1196 (M.1782) senesinde Hindistan’ın Rampur şehrine bağlı Mustafa âbâd beldesinde doğdu. Nesebi İmâm-ı Rabbânî Hazretlerine ulaşır. Babası Şeyh Safiyyü’l-kadr hazretleridir. On bir yaşında iken Kur’ân-ı Kerîm’i ezberledi. Aklî ve naklî ilimlere son derece vakıf idi. On dokuz yaşında tahsîlini tamamladı. Tarîkat-ı Müceddidiyye-i Nakşibendiyyeyi, babasından öğrendi. Şeyh Abdullah Dehlevî Hazretlerinin sohbetine katıldı. Abdullah Dehlevî (k.s.) onu tazim ve tekrimle karşıladı ve irşad makamına oturmasını işaret etti. Ancak Ebû Saîd Hazretleri, ben bunun için değil istifade ve hizmet için geldim, deyince birçok iltifatta bulundu.

Birkaç ay sohbetine devam ettikten sonra Abdullah Dehlevî (k.s.), icazet ve hilafet verdi; birçok müridini ona havale etti. Sık sık “Müridin iradesi, Ebû Saîd’in iradesi gibi olmalı. Zira o, irşad makamını bırakıp müridliği tercih etti.” buyururlardı. Ebû Saîd (k.s.), Abdullah Dehlevî Hazretlerinin sohbetine tam on beş sene devam etti.

Abdullah Dehlevî’nin (k.s.) hastalığı şiddetlenince, üstazının kendisine yazdığı mektuplar üzerine yerine oğlu Ahmed Saîd’i (k.s.) bıraktı ve Leknev’den Dehli’ye, Üstazının huzuruna geldi. Vefatından sonra irşad makamına oturdu. Şerîat-i mustafaviyyenin yücelmesi, tarîkat-ı nakşibendiyye-i ahmediyyenin yayılması için büyük gayret gösterdi. Yaklaşık dokuz sene irşad makamında bulundu.

1249 (M.1834) senesinde hac vazifesini ifa için Haremeyn-i Şerifeyn’e gitti. Burada üç ay kadar kaldı. Sonra Medine-i Münevvereye gitti. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) manen iltifatlarına mazhar oldu. Dönmek için yola çıktı. Lunk şehrine varınca hastalığı şiddetlendi. 1250 (M.1835) senesi, Ramazan Bayramı günü öğle ile ikindi arasında ruhunu teslim ettiler. Namazı kılındıktan sonra tabutunu alıp Dehliye götürdüler. Kırk gün sonra Dehliye ulaşıp naşını tabuttan çıkarıp kabre koyduklarında daha yeni yıkanmış gibi hiçbir değişme olmamıştı.

Kabr-i şerifleri Dehli’de, üstazı Şeyh Abdullah Dehlevî Hazretlerinin kabirlerinin yanındadır. İrtihaline ‘Yünevvirullâhu mazceahû’ ibâresi tarih düşülmüştür.

Scroll to Top