İMANIN ŞUBELERİNDEN: İLİM ÖĞRENMEK VE ÖĞRETMEK

Akâid, fıkıh, hadîs gibi dîn ilimlerini öğrenmek ve onu öğretmeye çalışmak ve Kur’ân-ı Kerîm’e ta’zîm ve onun tecvîdi ile öğrenilip öğretilmesi, hükümlerine riâyet etmek, Kur’ân ehlini sevmek imanın şubelerindendir. Kur’ân-ı Kerîm’de -meâlen-:

“(Allah) sizden iman edenleri ve ilim verilenleri derecelerle yükseltir.” (Mücâdele sûresi, âyet 11)” buyuruldu.

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:

• “Sizin en hayırlınız Kur’ân’ı öğrenen ve öğreteninizdir.”
• “Ancak iki kişiye gıbta; yaptığı işe rağbet edilir:

Bir adam ki Allâh ona bu kitâb (Kur’ân)ın ilmini verdi, o da onunla gece ve gündüz amel eder.

Diğeri de Allâh’ın kendisine mal verip de gece ve gündüz bu malı sadaka olarak veren kimse.”

• “Allâhü Teâlâ kıyâmet günü âlimleri bir araya toplayıp buyuracak ki: ben size sırf hayır murad ettiğim için hikmetimi, ilmimi kalblerinize koydum; haydin cennete gidin, çünkü sizin kusurlarınızı mağfiret buyurdum”
• “Âlimin âbid üzere üstünlüğü on dördüncü gecesinde ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir.”
• “Her kim bir yola girer de onda ilim taleb eylerse Allâhü Tealâ onu cennet yollarından bir yola girdirir ve melekler -ilim öğrenenin meşguliyetlerinden hoşlandıkları için- onlara kanadlarını gererler.
• Âlimler peygamberlerin vârisleridir.
• Peygamberler altın ve gümüş paralar miras bırakmadılar. Onlar ancak ilmi miras bıraktılar. Şu halde onu alan çok nasîb almış olur.”
• “İlim amelden hayırlıdır, dinin kemâli ise verâ ve takvadır. Âlim, az da olsa ilmiyle amel edendir.”

“Her kim ilmi Allâh rızâsından başka gâye için öğrenirse ateşten oturacağı yere hazırlansın.”

Scroll to Top