ABDÜLKADİR CEZÂYİRÎ

Hz. Hasan (r.a.) neslinden şerîf olup İslam kahramanlarındandır. 1808 yılında Maaskar şehri yakınında bulunan Kaytana çiftliğinde doğdu. Baba ve dedeleri, Cezayir’in Vehran tarafında yaşayan ilim, fazilet ve takva sahibi, herkesin sevip saydığı kimselerdi. Büyük dedesi Seyyid Muhammed bin Abdülkadir, Barbaros Hayreddin Paşa’nın Cezayir’i fethine yardım etmişti.

Çocukluğunda ve gençliğinde din ilimleri tahsil etti, ata binip silah kullanmayı da öğrendi. 1826 yılında, hac farizasını eda etti. Üç sene kadar Hicaz’da kaldı. Fransızların Cezayir’e girdiğini haber alınca hemen vatanına döndü.

Vehran ve Müsteganem taraflarındaki halk Fransızlara karşı 1832 (H. 1248) senesi Receb ayında onu emir seçtiler.

Kuvvetli bir ordu kurarak Fransızları askerî ve siyaset sahasında birçok defalar yendi, Cezayir’i işgalden kurtardı. Büyük Sahra’nın bazı şeyhleri de kendisine tâbi oldular. 30 Mayıs 1837’de Fransızlarla Tafna Antlaşmasını imzalayarak devletini güçlendirmek için faaliyetlerde bulundu. Ancak Cezayir ordusunun içindeki tefrika ve anlaşmazlıklar yüzünden Fransızlar karşısında Büyük Sahra’ya kadar çekilmek mecburiyetinde kaldı. Burada tarafdarlarının çoğunun telef olması üzerine teslim oldu (1847). Fransızların Cezayir valisi tarafından Fransa’ya gönderildi. Bazı kalelerde mahbus tutuldu. lll. Napolyon, imparatorluğunu ilan ettiği zaman Osmanlı ülkesine gitmesine müsaade etti.

Abdülkadir Cezâyirî İstanbul’a gelip Sultan Abdülmecid Han’ın iltifatına mazhar oldu. Şam’da vefat etti. Kabri Muhyiddin-i Arabi (k.s.) Türbesi içindedir.

Şerif Abdülkadir cesur, akıllı ve dindar bir idareciydi. Fransızlarla yıllarca süren mücadelesinde askerlik kabiliyeti yanında siyasi dehasını da göstermiştir. Merhametli ve adaletli idi. Ancak gerektiğinde şiddet kullanmaktan çekinmezdi.

Değerli bir fikir adamı ve şair olan Emir Abdülkadir’in en değerli eserleri ‘De la Fidélité des Musulmans a Observer Leurs Traitées d’alliance et les Autres’ ile Zikrü’l-âkıl ve Tenbihü’l-Gâfil’dir.

Scroll to Top