RESÛLULLAH’I SEVMENİN BEREKETİ

• Hz. Hâlid b. Velîd’in (r.a.) sarığında Resûlullah’ın mübarek saçından birkaç adet vardı. Bir harpte sarığını düşürünce (harbi bırakıp) sarığını aradı. Resululah’ın ashabı onun bu yaptığını -bu esnada çok kimse öldüğünden- hoş görmediler. “Ben sarığımı aramıyordum. Sarığımdaki Resûlullah’ın mübârek saçının bereketinden mahrum kalmamak ve müşriklerin eline geçmemesi için böyle yaptım.” dedi.
• Bir adam, Ömer bin Abdulaziz’i Hz. Muâviye’den üstün tutarak “Ömer bin Abdulaziz’in yanında Muâviye nerde kalır?” dedi. Muafi bin İmran öfkelendi: “Hiç kimse Resûlullah’ın ashabı ile mukayese edilemez. Hz. Muâviye Resûlullah’ın sahabîsi, kayın biraderi, kâtibi ve bilhassa Kur’ân-ı Kerîm ayetlerini yazan vahiy kâtibidir.” dedi.
• Horasan sultanlarından Saffar öldükten sonra onu rüyada gördüler ve “Allah sana ne yaptı?” diye sordular. “Beni affetti,” dedi. “Seni niçin affetti?” dediler. “Bir gün bir dağın zirvesine çıkmıştım. Askerimin çokluğu hoşuma gitti de ‘Keşke ben de Resûlullah’ın yanında bulunsaydım da bu ordu ile ona yardım edebilseydim’ diye temenni ettim. Allah bunun için beni affetti,” demiştir.

Scroll to Top