Kur’ân-ı Kerîm, diğer semâvî kitaplar gibi bir defada değil, 23 senede nâzil olmuştur. Âyet-i kerîme ve sûrelerin tertibi, nüzûl sırasına göre değildir. Cebrâil (a.s.), Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) vahiy getirdiğinde; “Falân âyeti, falân yere koyun” diyerek yerlerini de bildirirdi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de vahiy kâtiplerine; “Bunu falân sûreye koyunuz.” diye emrederek âyetlerin sûrelerdeki yerlerini göstermiş ve yazdırmıştır. Binâenaleyh âyetler ve sûrelerin yeri tevkîfîdir. (Resûllulah’ın (s.a.v.) talimatına dayanır.)
Vahiy kâtipleri âyet-i kerîmeleri, kâğıt az olduğundan; tahtalara, deri üzerine, develerin kürek kemiklerine, porselenlere, hurma dallarına, yassı taşlara vs. yazarlardı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), son âyet-i kerîme nâzil olduktan sonra 81 gün (veya daha az) yaşamışlardır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in irtihâlinden sonra vukû bulan Yemâme vak’asında birçok hafız sahâbinin şehîd olması üzerine, Hz. Ömer (r.a.)’ın teklifi ile Halife Hz. Ebû Bekri Sıddîk’ın (r.a.) tensibi ve emri ile Zeyd bin Sâbit (r.a.) başkanlığında kurulan (Hz. Ömer, Osman, Ali, Übeyy bin Ka’b, İbn-i Mes’ûd, Abdullah bin Abbas, Abdullah bin Ömer, Abdullah bin Zübeyr, Abdullah bin Said, Talha, Sa’d, Huzeyfe, Amr bin As, Ebû Hureyre, Halid bin Velid, Ebû Mûsa el-Eş’arî, Ebû Zeyd, Ebu’dDerdâ radıyallâhü anhüm’den müteşekkil) bir heyete Kur’ân-ı Kerîm’i bir araya toplatmıştır. Bu toplama işi takriben bir sene sürmüştür. Hz. Ebû Bekir’in (r.a.) bu hizmetinden dolayı Hz. Ali (k.v.) şöyle buyurmuştur: “Allâh’ın rahmeti Ebû Bekir’in üzerine olsun. Mushafın toplanmasında insanların arasında en büyük ecir onundur. Kur’ân-ı Kerim’i iki kabın arasına toplayanların ilki odur.”
Bu Mushaf-ı Şerîf, Sıddîk-ı A’zam’ın vefâtından sonra Hz. Ömer (r.a.)’a intikâl etmiştir. Hz. Ömer’in (r.a.) vefâtından sonra, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in zevcelerinden Hz. Hafsa (r.anhâ)’ya intikâl etmiştir. Hz. Osman (r.a.) halife olunca, Mushaf-ı Şerîf’i Hz. Hafsa’dan emânet olarak almış ve bu aslî nüshadan bu aslî nüshadan yedi adet istinsah ettirmiştir ki bu nüshalara “İmam Mushaflar” denir. Bu Mushaf-ı Şerîf’lerden Hz. Osman’ın (r.a.) okurken şehîd edildiği nüsha hâlen (İstanbul) Topkapı Sarayı’nda muhafaza edilmektedir.