Abdullah İbn-i Ömer (r.anhüma) buyurdu: “Nebî aleyhisselâmın yanında Hz. Osman anıldı. Resûlullâh “O nurdur” buyurdular. “Nûr nedir” diye soruldu. “Nûr semâ ve cennetlerde güneştir. O nur, hûru’l-îynden üstündür. Ben kızımı onunla evlendirdim. Allâhü Teâlâ melekleri katında onu “Zü’n-nûreyn” diye isimlendirdi. Cennette de onu zü’n-nûreyn diye isimlendirir. Kim Osman’a kötü söylerse elbette bana kötü söylemiştir.” buyurdular.
Peygamber (a.s.)’ın iki defa damadı olmuştur. Onun için lâkabı “Zinnûreyn” (iki nur sâhibi; Hz. Peygamberin iki kızının zevci) idi. Melekler ondan utanırdı. Resûlullâh (a.s.)’ın Hz. Ebûbekir ve Ömer’den sonra üçüncü dostu idi. Kur’ân’ı Kerîm’in tamamı hafızasında idi ve aynı zamanda Câmi’u’l-Kur’ân’dır. Tefsirini; manasını iyi bilenlerden idi. Hz. Osman’ın, bir gecede iki rek’at namazda Kur’ân-ı hatmettiği meşhurdur.
Malını Allah ve İslâm yolunda harcadı. Bir gün Resûlullâh’a (s.a.v.) üçyüz deve bağışladı.
Resûlullâh (a.s.) Hz. Osman’a duâ etti ve “Ey Osman! Allah senin gelmiş ve gelecek günahını bağışlasın!’ buyurdu. Hak Teâlâ Hazretleri o duâyı kabûl edip Hz. Osman’ı bağışladı.
Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) Hz. Osman’a baktı ve: “Benden sonra sana belâlar geldiğinde halin nice olur.” buyurdular. Hz. Osman (r.a.) sordu “Ben ne yapayım, Yâ Resûlallâh”, Hz. Peygamber: “Sabır, Yâ Osmân! Rabbin senden râzı olduğu halde bana kavuşuncaya kadar sabır.” buyurdular.
Hz. Ömer’den sonra oniki yıl halîfelik yaptı. Zilhicce ayının 18. Cuma günü, Kur’an okurken evinde şehîd ettiler. 90 yahut 86 yaşında vefat etti.
BEYİT: Hakkıyâ, âyîne-i cevr u cefâdır evliyâ
Cilvegâh-ı sabr u teslîm ü rızâdır evliyâ
Dâvet etti bezmine çû anı şâh-ı enbiyâ
Hazret-i Osmân şehâdet şerbetin nûş eyledi.
Açıklaması: Ey Hakkı, evliyâ; belâ ve cefânın aynası, sabır, teslîmiyyet ve rızânın tecellî ettiği mahaldir. Sultân-ı Enbiyâ onu meclisine dâvet edince Hz. Osmân şehâdet şerbetini içti.