Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Zulümden sakının. Çünkü zulüm kıyâmet günü kat kat zulmet ve karanlıklarda kalmanıza sebep olur. Şuhdan (aşırı hırs ve cimrilikten) da sakının; çünkü hırs ve kıskançlık sizden evvelkileri helâk etti. Birbirlerinin kanlarını döktüler, haramları helâl saydılar.” buyurdular.
Şuhdan korunmak bir kişinin her şeyde cömert olmasına bağlı değildir. Hadîs-i şerîfte; “Zekâtını veren, müsâfire ziyâfet veren, bir felâkette yardım eden şuhtan uzak olmuş, kurtulmuş olur.” Bir hadîs-i şerîfte de; “Malının zekâtını veren, nefsinin cimriliğinden korunmuş olur.” buyuruldu.
Tâbiînden Ebu Heyyâc-ı Esedî (r.a.) anlatıyor: Kâbe’yi tavaf ederken “Allâhım beni nefsimin cimriliğinden koru!” diye dua eden, başka bir şey demeyen bir adam gördüm. Niye böyle yaptığını sordum. Şu cevabı verdi: “Nefsimin cimriliğinden korunursam hırsızlık etmem, zinâ etmem, zararlı bir şey yapmam.” Baktım ki o Abdullah İbn-i Avf hazretleri imiş.