SÂLİH AMELLER TEHİR EDİLMEMELİDİR

İmâm-ı Rabbânî (k.s.) Hazretleri, Mektûbât-ı Şerîfe’sinde şöyle buyuruyor:
“Ey evladım, vakitlerin en kıymetlisi olan gençlik yıllarını, en faziletli ameller olan, Allâhü Teâlâ’ya itaat ve ibadet ile geçirmek lâzımdır.
Yine haramlardan ve dînen şüpheli şeylerden sakınarak beş vakit namazı cemâatle edâ etmeye devam etmek lâzımdır. Nisap miktarı mal mevcut olduğu takdirde, zekâtı vermek de İslâm’ın zarûriyyâtındandır. Bunu da isteyerek ve bir lütuf kabul ederek edâ etmek lâzımdır. Allâhü Teâlâ, kullarına, kâmil olan keremi sebebiyle, bir gün ve gecede (namaz için) sadece beş vakti tayin etmiş; (zekât için) nâmiye, yani vasfında çoğalma olan mallar ile sâime, yani yılın çoğunu otlakta geçiren hayvanlardan da tahkîkan ve takrîben kırkta birini fakirler için tayin etmiştir. Mübah şeyler için de geniş bir meydan bırakmıştır.
Yirmi dört saatten sadece bir saati, Allâhü Teâlâ’ya ibadette geçirmek husûsunda tembellik göstermek; kırk hisseden yalnız birini fakirlere vermekte cimrilik yapmak; mübahlar için ayrılan bu kadar geniş dâireden çıkıp haram ve şüpheli şeylere düşmek, ne kadar büyük insafsızlıktır.
Nefs-i emmârenin hâkim olduğu ve mel’ûn şeytanın çokça vesvese verdiği gençlik vaktinde, azıcık bir amel için çok büyük ecirler verilir. Yarın ihtiyarlık günleri gelip hislerde ve kuvvette zayıflık meydana geldiği, derlenip toparlanma sebepleri dağılıp kaybolduğu zamana ulaştığında, pişmanlık ve üzüntüden başka bir şey eline geçmez. Belki yarına da çıkamayıp, bir nevi tevbe olan pişmanlık ve üzüntü fırsatını da yakalayamazsın. Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’in haber verdiği ve âsîleri sakındırdığı ebedî ve dâimî azâp, muhakkak gelecektir; aslâ geri kalmayacaktır.
İşte bu günlerde mel’ûn şeytan, Allâhü Teâlâ’nın affına ve keremine güvendirerek insanların kalbine, amelleri sonraya bırakmayı, gurur ve kibri ilkâ eder ve isyanı emreder.” (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, 1/m.96)

💎 Kıssadan Hisseler ve Manevi İbretler

Büyük âlim İmâm-ı Rabbânî Hazretleri Mektûbât-ı Şerîfe'sinde buyuruyor ki; vakitlerin en kıymetlisi olan gençlik yıllarını, Allâhü Teâlâ'ya itaat ve ibadet ile geçirmek lâzımdır.

Haramlardan ve şüpheli şeylerden sakınarak beş vakit namazı cemaatle edâ etmeye devam etmek, nisap miktarı mal ile zekâtı seve seve vermek İslâm'ın zarûriyyâtındandır.

Yirmi dört saatten sadece bir saati ibadette geçirmekte tembellik göstermek, kırk hisseden yalnız birini fakirlere vermekte cimrilik yapmak ne kadar büyük insafsızlıktır.

Nefsin hâkim olduğu gençlik vaktinde azıcık bir amel için büyük ecirler verilir. Yarın ihtiyarlık günleri gelip çattığında ise pişmanlıktan başka bir şey eline geçmez.

Hayra vesile olan hayrı yapan gibidir.

🤲 Dua ve Niyaz: Şeytan, Allah'ın affına güvenerek amelleri sonraya bırakmayı emreder. Rabbimiz bizleri istikamet, ilim ve ihlas üzere sabit kılsın.

📺 Bu İçeriğin Videosunu İzleyin

Görsel anlatım ve sesli tilâvet ile YouTube kanalımızda yayında:

🏷️ Odak Konu Etiketleri:
#Günün İncisi #Dini Hikayeler #İslam Alimleri #Evliya Sözleri #Menkıbe #Kıssa #Tasavvuf #Hikmetli Sözler #Manevi Sohbet #Günün #Mektûbât

Scroll to Top