Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından, Kur’ân-ı Kerîm’i ve dinin hükümlerini öğretmek için Hicret’ten 36 ay sonra Safer ayında, Adal ve Kâre kabilelerine gönderilen ve Recî’de şehit edilen 6 zâttan biridir. O altı zât: Âsım bin Sâbit, Mersed bin Ebû Mersed, Hubeyb bin Adiy, Hâlid bin Bükeyr, Zeyd bin Desinne ve Abdullah bin Târık radıyallâhü anhüm Hazretleridir. Bu hâdise, İslâm Târihi’nde “Recî’ Vakası” olarak bilinir.
Bu altı mübârek zât, Medîne-i Münevvere’den çıkarak Recî’ denilen yere geldiler. Recî, Hüzeyl kabilesinin su kuyusunun bulunduğu mevki idi. Burada, yanlarında bulunan Adal ve Kâre kabilesi mensupları onlara ihânet ederek Hüzeylileri, bu hâfızlar üzerine kışkırtarak muhârebeye başlattılar. Mersed, Hâlid, Âsım Hazretleri şehit oluncaya kadar çarpıştılar.
Zeyd, Hubeyb ve Abdullah bin Târık Hazretleri ise esir düştüler. Abdullah bin Târık Hazretlerini, Mekke-i Mükerreme’ye götürürken yolda şehit ettiler.
Şöyle ki Merru’z-Zahrân denilen mahalle geldiklerinde, Abdullah bin Târık radıyallâhü anh, müşriklerden biraz geride kalmıştı. Abdullah Hazretleri elindeki ipten kurtuldu, eline bir kılıç kaptı ve dedi ki: “Ben, kendimi, size teslim etmeyeceğim. Benden önce şehit olan kardeşlerimde, benim için uyulacak pek güzel numûne vardır.” Onlara kılıcıyla hücum etmek için her yaklaştığında, müşrikler geri çekilerek kendisine uzaktan taş atarak hücum ediyorlardı. Abdullah Hazretlerini, taş atıp yaralayarak şehit ettiler. Kabri, Merru’z-Zahrân’dadır.
Zeyd ile Hubeyb Hazretlerini de, Kureyşlilerin elindeki esirleriyle mübâdele için götürdüler, fakat onları, Kureyşliler şehit etti.
💎 Kıssadan Hisseler ve Manevi İbretler
Ensâr’dan olup Evs kabilesinin Benî Zafer koluna mensup olan Abdullah bin Târık radıyallâhü anh, Bedir ve Uhud gazâlarında bizzat hazır bulunmuş necip bir sahâbîdir.
Peygamber Efendimiz tarafından Kur’ân-ı Kerîm’i ve dinin hükümlerini öğretmek için Hicret’ten otuz altı ay sonra Safer ayında Recî’ mevkiine gönderilen altı mübârek zâttan biriydi.
Hâin bir pusu neticesinde kardeşleri şehit düşerken, o esir düştü. Mekke yolunda Merru’z-Zahrân denilen mahalle geldiklerinde ipten kurtulup kılıcına sarıldı.
Abdullah bin Târık radıyallâhü anh, 'Ben kendimi size teslim etmeyeceğim, benden önce şehit olan kardeşlerimde uyulacak pek güzel numûne vardır' diyerek direndi.
Müşriklerin uzaktan attığı taşlarla yaralanarak Merru’z-Zahrân’da şehit edildi. Kabri bugün o mübârek topraklarda manevi bir nişane olarak durmaktadır.
📺 Bu İçeriğin Videosunu İzleyin
Görsel anlatım ve sesli tilâvet ile YouTube kanalımızda yayında: