İSTİŞÂRENİN EHEMMİYETİ

Bir iş hakkında, bazı kimselerin görüşüne mürâcaat etmeye, onlara danışmaya ve fikir alışverişinde bulunmaya “istişâre” denir. Bir yerde toplanıp müşâverede bulunan topluluğa “şûrâ”, kendisiyle istişâre edilen kişiye de “müsteşâr” denir. Âl-i İmrân Sûresi’nin 159. âyet-i celîlesinde -meâlen-: “…(yapacağın) işlerde onlara da danış…” buyurulmuştur. Hasan-ı Basrî (rah.), bu âyet-i celîlenin tefsîrinde demiştir ki: Buradaki istişâre emri, Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.), ona muhtaç olduğu için değildir. Lâkin ondan sonra gelen ümmetleri arasında istişâre, bir sünnet ve âdet olsun içindir.
Kendisinden fikir sorana, doğru yolu göstermek, Cenâb-ı Hakk’ın ihsân ettiği ince fikir ve yüksek anlayış nimetinin şükrüdür. Meşveret, iki taraf da hayır üzere olduğu müddetçe bereketlidir. İstişârede, bir nevi, sırları açmak vardır. Bu sebeple istişâre ederken, akıllı, insanların hayrını dileyen, güzel huylu, dininde fazilet sahibi kimseleri seçmelidir. Müşâvere, bereketin kapısı, rahmetin anahtarıdır.
Kendisiyle istişâre edilen kimse, muhatabının hayrını, iyiliğini istemeli, sorulan husûsta güzelce düşünmeli, hakkı ve doğru yolu beyân etmelidir. İstişâre edeni, kendi yerine koymalı, ona hıyânet etmemelidir.
Müsteşâr, kendisine güvenilmiş bir kimse demektir, ancak istişâre edilen şeyden dolayı herhangi bir zarar meydana gelirse tazmin etmesi istenmez. İstişâre eden kimse hataya düşmekten sakınmış olur. Ancak görüşü, irâdesi, kendi elindedir.
Hasan-ı Basrî (rah.) demiştir ki: “Bir topluluk, zor ve şiddetli bir işle karşılaştığında, bir araya gelip bu husûsu güzelce müşâvere ederlerse, Allâhü Teâlâ, onları, en doğru yola irşâd eyler.”
Başına sıkıntılı bir hâl geldiğinde, basiret sâhibi, akıllı ve insanların iyiliğini isteyen kimse ile müşâvere etmelidir. Sonra da onun sözünü dinlemelidir. İstişâre edecek kimse doğruyu beyân etmeli, istişâre edilen de haktan başka şeye irşâd etmemelidir. Büyükler, “İnsanların en akıllısı dahi, istişâreden müstağni değildir.” buyurmuşlardır.

💎 Kıssadan Hisseler ve Manevi İbretler

Bir iş hakkında danışmaya istişâre denir. Âl-i İmrân Sûresi'nde yapacağınız işlerde onlara da danışın buyrulmuştur. Hasan-ı Basrî hazretleri, bu emrin ümmete sünnet olması için hikmetle buyrulduğunu beyan etmiştir.

Kendisinden fikir sorana doğru yolu göstermek, Cenâb-ı Hakk'ın ihsân ettiği yüksek anlayış nimetinin şükrüdür. Meşveret, iki taraf hayır üzere müddetçe bereketlidir, rahmetin anahtarıdır.

İstişâre ederken akıllı, insanların hayrını dileyen, güzel huylu kimseleri seçmelidir. Kendisiyle istişâre edilen kimse, muhatabının iyiliğini istemeli ve hakkı beyân etmelidir.

Hasan-ı Basrî hazretleri buyurmuştur ki: Bir topluluk zor ve şiddetli bir işle karşılaştığında, bir araya gelip müşâvere ederlerse, Allâhü Teâlâ onları en doğru yola irşâd eyler.

🤲 Dua ve Niyaz: Rabbimiz bizleri istikamet, ilim ve ihlas üzere sabit kılsın.

📺 Bu İçeriğin Videosunu İzleyin

Görsel anlatım ve sesli tilâvet ile YouTube kanalımızda yayında:

🏷️ Odak Konu Etiketleri:
#Günün İncisi #Dini Hikayeler #İslam Alimleri #Evliya Sözleri #Menkıbe #Kıssa #Tasavvuf #Hikmetli Sözler #Manevi Sohbet

Scroll to Top