KURTULUŞA VE HELÂKA GÖTÜREN SIFATLAR

Her Müslümanın isyan ve günah olan fiilleri ve itaat ve ibadet olarak bildirilen şeyleri öğrenmesi lâzımdır. Sabah ve akşam, her gün kendisini yoklayarak bu sıfat ve fiillerden hangisinin kendisinde bulunduğunu görmesi gerekir.
Mümin kimse helâk edici şu on sıfattan kaçındığı takdirde diğerlerinden de emin olur: Cimrilik, kibir, kendini beğenme, riyâ, haset (çekememe), aşırı öfke, yemeğe aşırı düşkünlük, şehvete düşkünlük, mal ve makam sevgisi.
Kurtuluşa vesile olan şu on sıfata sahip olduğu zaman da diğer güzel sıfatları kendisine celb eder: İşlediği günahlardan pişman olmak, belâya sabretmek, kazâya (Allâhü Teâlâ’nın takdirine) rızâ göstermek, nimetlere şükretmek, korku ve ümit arasında olmak, dünyaya karşı zühd ve takvâlı olmak, amellerde ihlâslı, halk arasında güzel ahlâklı olmak, dâima Allâhü Teâlâ’ya muhabbet beslemek ve ona karşı huşû’ içinde bulunmak.
Kul, kavuştuğu her güzel haslet ve kurtulduğu bir fenâlıktan dolayı Cenâb-ı Hakk’a şükretmelidir. Zira bunlar ancak Allâhü Teâlâ’nın muvaffak kılması ve yardımı ile mümkün olur.
Bir mümin; şüpheli şeyler yemek, gıybet, nemîme (laf taşıma), riyâ, kendini övmek, düşmanlarına nefrette ileriye gitmek, olmadığı hâlde velîlik taslamak, iyiyi emredip kötüden menetmeyi terk etmek, yağcılık yapmak gibi kötü görülen sıfatlardan uzak durmalıdır.
İmâm-ı Rabbânî (k.s.) Hazretleri şöyle buyurdular: “İşin özü, kalptedir. Eğer kalp, Allâhü Teâlâ’dan başkasına aldanmış ve bağlı olursa o kalp, harap olmuş ve hayırdan uzak kalmış demektir. Sırf sûrî ameller ve emredilen ibadetleri işlemekle bir şey hâsıl olmaz. Elbette kalbi, Allâhü Teâlâ’dan başka şeylere iltifattan selâmette kılarak dinimizin emretmiş olduğu bedene bağlı olan sâlih amelleri işlemeye devam etmek gerekir. Sâlih amel işlemeksizin kalbin temiz olduğunu iddiâ etmek, bâtıldır. Zira bu dünyada, beden olmadan rûhun varlığı düşünülemediği gibi sâlih amel olmadan da kalbin selâmetini düşünmek imkânsızdır.” (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, c. 1, m. 39)

💎 Kıssadan Hisseler ve Manevi İbretler

Her Müslümanın isyan ve günah olan fiilleri ve ibadet olarak bildirilen şeyleri öğrenmesi lâzımdır. Sabah ve akşam, her gün kendisini yoklayarak bu sıfat ve fiillerden hangisinin kendisinde bulunduğunu görmesi gerekir.

Mümin kimse helâk edici cimrilik, kibir, riyâ, haset ve mal sevgisi gibi on sıfattan kaçındığı takdirde diğerlerinden de emin olur. Kurtuluşa vesile olan tövbe, sabır ve şükür gibi sıfatlara sahip olduğunda ise güzel ahlâkı celb eder.

Kul, kavuştuğu her güzel haslet ve kurtulduğu bir fenâlıktan dolayı Cenâb-ı Hakk’a şükretmelidir. Zira bunlar ancak Allâhü Teâlâ’nın muvaffak kılması ve yardımı ile mümkün olur.

Büyük İslam alimi İmâm-ı Rabbânî Hazretleri şöyle buyurdular: İşin özü, kalptedir. Eğer kalp, Allâhü Teâlâ’dan başkasına aldanmış ve bağlı olursa o kalp, harap olmuş ve hayırdan uzak kalmış demektir.

Sâlih amel işlemeksizin kalbin temiz olduğunu iddiâ etmek bâtıldır. Zira bu dünyada beden olmadan rûhun varlığı düşünülemediği gibi, sâlih amel olmadan da kalbin selâmetini düşünmek imkânsızdır.

🤲 Dua ve Niyaz: Rabbimiz bizleri istikamet, ilim ve ihlas üzere sabit kılsın. Hayra vesile olan hayrı yapan gibidir.

📺 Bu İçeriğin Videosunu İzleyin

Görsel anlatım ve sesli tilâvet ile YouTube kanalımızda yayında:

🏷️ Odak Konu Etiketleri:
#Günün İncisi #Dini Hikayeler #İslam Alimleri #Evliya Sözleri #Menkıbe #Kıssa #Tasavvuf #Hikmetli Sözler #Manevi Sohbet

Scroll to Top