ASHÂB-I KİRÂM’IN FAZİLETİ

Silsile-i Sâdât’ın 28. halkası Abdullâh Dehlevî kuddise sirruh Hazretleri, bir mektûbunda şöyle yazmıştır: Cenâb-ı Hakk’ın, şükründen âciz olduğumuz büyük nimetlerinden birisi de bizi “ümmet-i merhûme” yani Muhammed aleyhisselâm’ın ümmetinden kılması, ayrıca Ehl-i Sünnet ve Cemâat itikadı üzere bulunmakla şereflendirmesidir. Ehl-i Sünnet’e mensup olmanın en mühim bir alâmeti, Peygamberimizin Ehl-i Beyt’ine ve Ashâb-ı Kirâm’ın tamamına muhabbet besleyip onlara hürmet etmektir. İşte bu muhabbet ve hürmet, kurtuluşun esasıdır.
Yine peygamberlerin, evliyâdan üstün olduklarına inanmak da Ehl-i Sünnet’in nezîh itikadlarındandır ki Hak Teâlâ, bu itikâda sahip kılmakla da bizi mümtâz kılmıştır. Evliyâdan hiçbirisi, ulaştığı manevî hâlde ve ilimlerde, hiçbir Peygamberin derecesine erişemez. Çünkü evliyâdaki meârif, sıfât-ı İlâhî’nin tecellilerinden, peygamberlerde ise zât-ı İlâhî’nin tecellisinden gelmektedir. Cenâb-ı Hak, bütün veli kullarına, peygamberlere uymayı emretmiştir.
Ashâb-ı Kirâm’ın, evliyânın tamamından faziletli olduğu sabit olan bir husûstur. Zira Ashâb-ı Kirâm, peygamberlerin en üstünü olan Peygamber Efendimizin sohbetinde bulunmuşlar ve kendilerinden sonra gelen ümmetin tamamının hidâyete kavuşmalarına vesile olmuşlardır.
Resûlullâh Efendimizin (s.a.v.) sohbeti bereketiyle, Ashâb-ı Kirâm’ın kalplerinde hâsıl olan feyz ve nur ile, sabır, kanâat, tevekkül, rıza ve hayat sermâyesini din yolunda bezletmek gibi güzel hasletler zâhir olmuştur. Onlar, teheccüd başta olmak üzere her nevi nâfile ibadetlere devam etmişlerdir. Allâhü Teâlâ’ya ve Resûlullah Efendimize olan muhabbetlerinin çokluğundan, iman etmeyen en yakın akrabaları ile Allah yolunda savaşmayı, dünya ve âhiretleri için salâh ve kurtuluş bildiler. İslâm’ın yayılması ve insanların Müslüman olmaları için cihâd sahalarına atılmayı ve bu uğurda can vermeyi; şehitliği, en büyük nimet saymışlardır.
İşte bunun içindir ki, hiçbir veli, en aşağı derecedeki bir Sahâbî’nin mertebesine erişemez.

💎 Kıssadan Hisseler ve Manevi İbretler

Büyük veli mektubunda, en büyük nimetin ümmet-i merhûmeden olmak ve Ehl-i Sünnet itikadıyla şereflenmek olduğunu bildirir. Bu yolun en mühim alameti ise, Peygamberimizin Ehl-i Beyt'ine ve Ashâb-ı Kirâm'ın tamamına hürmet ve muhabbet beslemektir.

Ehl-i Sünnet'in nezih itikadına göre, peygamberler evliyadan üstündür. Hiçbir veli, ulaştığı manevi derecede bir peygambere erişemez. Çünkü evliyadaki marifet sıfât-ı İlâhî'nin tecellisinden, peygamberlerdeki ise bizzat zât-ı İlâhî'nin tecellisinden süzülür.

Ashâb-ı Kirâm ise bütün evliyadan daha faziletlidir. Onlar, peygamberlerin en üstünü olan Efendimiz'in sohbetinde bulunmuş, O'nun feyz ve nuruyla yetişmişlerdir. Kendilerinden sonra gelen tüm ümmetin hidayetine vesile olan kutlu rehberlerdir.

Resûlullah'ın sohbet bereketiyle kalpleri nurla dolan Sahabe-i Kiram; sabır, tevekkül ve rıza ile canlarını din yoluna feda etmişlerdir. Allah ve Resulü'ne olan aşklarından dolayı her türlü çileye göğüs germiş, şehadeti en büyük nimet bilmişlerdir.

🤲 Dua ve Niyaz: İşte bu sebeple, hiçbir veli en aşağı derecedeki bir sahabinin mertebesine ulaşamaz. Rabbimiz bizleri istikamet, ilim ve ihlas üzere sabit kılsın. Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir. Cenâb-ı Hak cümlemizi rızasına nail eylesin.

📺 Bu İçeriğin Videosunu İzleyin

Görsel anlatım ve sesli tilâvet ile YouTube kanalımızda yayında:

🏷️ Odak Konu Etiketleri:
#Günün İncisi #Dini Hikayeler #İslam Alimleri #Evliya Sözleri #Menkıbe #Kıssa #Tasavvuf #Hikmetli Sözler #Manevi Sohbet

Scroll to Top