ZİKR-İ KALBÎ’NİN LÜZUM VE EHEMMİYETİ

İmâm-ı Rabbânî (k.s.) Hazretleri, Mektûbât-ı Şerîfe’de zikr-i kalbî ile alâkalı şöyle buyurmuştur:
“Evladım, fırsat ganimettir. Sıhhat ve boş vakitleri de ganimet bilmek lâzımdır. Bu sebeple vakitler, devamlı zikr-i İlâhî’ye sarf edilmelidir. Şerîat-i garrâya muvâfık olarak yapılan her bir iş -alışveriş bile olsa- zikre dâhildir. Böyle olunca, bütün hâl ve hareketlerin tamamının zikir olması için, şerîatin hükümlerine son derece riâyet etmek lâzımdır.
Zikir, gafleti uzaklaştırmaktır. Yapılan bütün işlerde, Allâhü Teâlâ’nın emir ve yasaklarına riâyet edilmelidir. Bu riâyet hâsıl olunca ma’rûfu emredici, münkerden nehyedici olan Allâhü Teâlâ’dan gâfil olma esaretinden kurtulmak müyesser olur. Böylelikle devamlı zikir de elde edilmiş olur.” (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, 2/ m. 25)
“Dikkat et ve iyi bil ki, senin hattâ bütün âdemoğlunun dünya ve âhiret kurtuluşuna ve saâdetine kavuşması, ancak Allâhü Teâlâ’yı zikirle mümkündür. Öyle olunca, mümkün mertebe bütün vakitleri, Allâhü Teâlâ’yı zikirle geçirmek lâzımdır. Bir an bile olsa bu husûsta gaflet câiz değildir. Hamd ve minnet, Allâh Sübhânehû’ya mahsustur ki devamlı zikir, Hâcegân (kaddesellâhü esrârahüm) yolunda, daha işin başında müyesser olur. Bu zikir, bu yolda, (Tarîk-ı Nakşibendiyye’de) ‘indirâcü’n-nihâye fi’l-bidâye’ tarîkı üzere hâsıl olur. Yani bu yolun yolcuları, diğerlerinin nihayette bulduklarını, daha ilk adımda bulurlar. Bu sebeple tâlib için, bu yolu seçmesi, evlâ ve en münasip olandır, hattâ vacip ve lâzımdır.” (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, 1/ m. 190)
“Size tarif edilen zikr-i kalbî; hem dinin hükümlerini en güzel şekilde yerine getirmeye yardımcı olur hem de nefs-i emmârenin inâdını, muhalefetini defeder, kırar.” (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, 1/ m. 275)

💎 Kıssadan Hisseler ve Manevi İbretler

İmâm-ı Rabbânî Hazretleri buyurur ki: 'Evladım, fırsat ganimettir. Sıhhat ve boş vakitleri ganimet bilmelidir. Şerîat-i garrâya muvâfık yapılan her bir iş -alışveriş bile olsa- zikre dâhildir. Bütün hâllerin zikir olması için şerîatin hükümlerine riâyet lâzımdır.'

Zikir, Allâhü Teâlâ'yı bir an bile unutmamak, gafleti uzaklaştırmaktır. Yapılan her işte İlâhî emir ve yasaklara riâyet edilince, Allâhü Teâlâ’dan gâfil olma esaretinden kurtulmak müyesser olur ve böylece devamlı zikir elde edilir.

İnsanoğlunun dünya ve âhiret saâdeti, ancak Allâhü Teâlâ’yı zikirle mümkündür. Hâcegân yolunda 'indirâcü’n-nihâye fi’l-bidâye' sırrıyla devamlı zikir, daha ilk adımda müyesser olur. Bu sebeple bu yolu seçmek en evlâ ve en lâzım olandır.

Size tarif edilen zikr-i kalbî; hem dinin hükümlerini en güzel şekilde yerine getirmeye yardımcı olur, hem de nefs-i emmârenin inâdını, başkaldırısını ve muhalefetini defeder, kırar.

🤲 Dua ve Niyaz: Rabbimiz bizleri istikamet, ilim ve ihlas üzere sabit kılsın. Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir. Cenâb-ı Hak cümlemizi rızasına nail eylesin.

📺 Bu İçeriğin Videosunu İzleyin

Görsel anlatım ve sesli tilâvet ile YouTube kanalımızda yayında:

🏷️ Odak Konu Etiketleri:
#Günün İncisi #Dini Hikayeler #İslam Alimleri #Evliya Sözleri #Menkıbe #Kıssa #Tasavvuf #Hikmetli Sözler #Manevi Sohbet #Günün #Zikir #Maneviyat

Scroll to Top