Bedir Gazâsı’nda bulunmuş, Uhud Gazâsı’nda şehit olmuştur. Uhud Gazâsı’nda ilk şehit olan sahâbîlerdendir.
Hazret-i Câbir (r.a.), babasının şehit edildiğini şöyle anlatıyor: “Sabah olduğunda babamın, harbin ilk anlarında şehit edildiğini ve burnuyla kulağının kesildiğini haber aldık! Yüzünü bir örtü ile örtmüşlerdi. Ben ağlıyordum, insanlar, beni ağlamaktan nehyediyorlardı, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise beni bundan nehyetmediler. Sonra halam Fâtıma binti Amr geldi, o da ağlamaya başladı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ona buyurdular ki: “Ağlama, melekler, naaşı defnolununcaya kadar kardeşine kanatlarıyla gölge ettiler.”
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri, Abdullah Hazretlerinin cenaze namazını bizzât kıldırmışlar, Amr bin Cemûh (r.a.) ile bir kabre defnettirmişler ve “Onları, bir kabre defnedin, zira onlar, dünyada iken pek samîmî ve aynı huylara sahip kardeştiler.” buyurmuşlardır. Amr bin Cemûh (r.a.), aynı zamanda Abdullah’ın (r.a.) kız kardeşi Hind binti Amr bin Harâm ile evli idi.
Sevgili Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, “Allâhü Teâlâ, bize yaptıkları iyilikler sebebi ile Ensâr’ı hayırla mükâfatlandırsın. Bilhâssa Abdullah bin Amr ailesini ve Sa’d bin Ubâde’yi…” buyurmuşlardır.
Definlerinden 46 sene sonra, Uhud’da meydana gelen bir sel sebebiyle Abdullah bin Amr ve Amr bin Cemûh Hazretlerinin kabri açılmıştı. Başka bir kabre nakil için kabirlerini tamamen açtıklarında, ikisinin de naaşının henüz yeni defnedilmiş gibi olduğunu gördüler, sanki onlar uykuda gibiydiler. Onlardan birisi, elini yarasının üzerine koymuş hâlde defnolunmuştu. Eli yarasından çekildiğinde hayatta imiş gibi elini tekrar yarasının üzerine koyuyordu.
💎 Kıssadan Hisseler ve Manevi İbretler
Hazrec kabilesinden olan Abdullah bin Amr hazretleri, İkinci Akabe Bey'ati'nde Ensâr'ı temsil eden on iki seçkin zâttan biridir. Bedir Gazâsı'nda bulunmuş, Uhud Savaşı'nda ise ilk şehitlerden olma şerefine erişmiştir.
Uhud'da şehit düştüğünde, evladı Câbir ve ailesi hüzünle gözyaşı dökerken Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem müjdeyi verdi: 'Ağlama, melekler naaşı defnolununcaya kadar kardeşine kanatlarıyla gölge ettiler.'
Resûlullah Efendimiz cenaze namazını bizzat kıldırıp onu dostu Amr bin Cemûh ile aynı kabre defnettirdi ve 'Onları bir kabre koyun, zira dünyada iken pek samîmî ve aynı huylara sahip kardeşlerdi' buyurdular.
Sevgili Peygamberimiz, Ensâr-ı Kirâm'ın bu büyük fedakârlığını şu niyazla taçlandırdı: 'Allâhü Teâlâ, bize yaptıkları iyilikler sebebi ile Ensâr'ı hayırla mükâfatlandırsın. Bilhâssa Abdullah bin Amr ailesini…'
Tam kırk altı yıl sonra Uhud'daki sel sebebiyle kabirleri nakledilirken mucizevi bir tecelli görüldü: Naaşları henüz yeni defnedilmiş gibi taze duruyordu ve mübarek elini yarasının üzerinden kimse ayıramıyordu.
📺 Bu İçeriğin Videosunu İzleyin
Görsel anlatım ve sesli tilâvet ile YouTube kanalımızda yayında: