“Yalan söylemek, rızkın azalmasına; maîşet (geçim) sıkıntısına sebep olur.”
“Bir kul, yalan söylediği zaman, melekler, ondan çıkan kötü koku sebebiyle ondan bir mil uzaklaşır.”
Yalanın kötü bir ahlâk olmasından dolayı Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “Allâh’ım, kalbimi nifaktan, amelimi riyâdan, lisanımı da yalandan temizle…” buyururlardı.
Müslümana, sıdk ve sadâkat yakışır. Yalancı bir kimseyi ne Allâhü Teâlâ sever ne de başkaları sever. Yalan, haramdır. Yalancı bir kimsenin insanlık bakımından hiçbir kıymeti olamaz.
Söylediği yalan sözleriyle halkı aldatan, yaptığı hileler ile ötekini berikini iğfâle çalışan kimse, pek büyük bir günahkârdır. Bir hadîs-i şerîfte buyurulmuştur ki: “Bize hıyânet eden, bizden değildir. Hile ve ikiyüzlülük denilen şeyleri yapanlar Cehennem’dedir.”
Hâsılı; insanın sözü de özü de doğru olmalıdır. Doğru olmayanlar için saâdet kapıları kapalıdır. İslâmiyet gibi hikmet ve hakîkat esasları üzerine kurulmuş bir dinde, doğruluğa aykırı bir şey, aslâ yer bulamaz.
💎 Kıssadan Hisseler ve Manevi İbretler
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır: 'Yalan söylemek, rızkın azalmasına; maîşet ve geçim sıkıntısına sebep olur. Bir kul yalan söylediği zaman, melekler ondan çıkan kötü koku sebebiyle ondan bir mil uzaklaşır.'
Yalanın çirkin bir ahlâk olmasından dolayı Resûlullah Efendimiz, 'Allâh’ım, kalbimi nifaktan, amelimi riyâdan, lisanımı da yalandan temizle…' buyururlardı. Müslümana ancak sıdk ve sadâkat yakışır.
Yalancı bir kimsenin insanlık bakımından hiçbir kıymeti olamaz. Söylediği yalanlarla insanları aldatan, hile yapan kimse büyük bir günahkârdır. Hadîs-i şerîfte 'Bize hıyânet eden, bizden değildir' buyurulmuştur.
Hâsılı; insanın sözü de özü de doğru olmalıdır. Doğru olmayanlar için saâdet kapıları kapalıdır. İslâmiyet gibi hikmet ve hakîkat esasları üzerine kurulmuş bir dinde, doğruluğa aykırı bir şey aslâ yer bulamaz.
📺 Bu İçeriğin Videosunu İzleyin
Görsel anlatım ve sesli tilâvet ile YouTube kanalımızda yayında: