❖ Kâmil İman ve Doğruluk: Günün Hadîs-i Şerîfi
Anlamı: Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kul, mizah yaparken bile olsa yalanı terk etmedikçe ve haklı da olsa münâkaşayı (çekişmeyi) terk etmedikçe kâmil imana kavuşamaz.” (Müsned-i Ahmed bin Hanbel)
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَا يُؤْمِنُ الْعَبْدُ الْإِيمَانَ كُلَّهُ حَتَّى يَتْرُكَ الْكَذِبَ فِي الْمُزَاحَةِ وَيَتْرُكَ الْمِرَاءَ وَإِنْ كَانَ صَادِقًا. (حم)
Kaynak: Fazilet Takvimi
💡 Hadîs-i Şerîf Şerhi ve Hayatımıza Yansımaları
İman, kalbin nurudur; yalan ise bu nuru karartan karanlıktır. Şaka bile olsa yalan, kalpteki imanın safiyetini bozar ve ruhu ağırlaştırır. Doğruluk, imanın en temel rükünlerinden biridir.
Münâkaşa, haklı olsan bile kalbi katılaştırır ve kardeşliği yıkar. Efendimiz (s.a.v.) haklılık payını bile olsa çekişmeyi terk etmeyi emreder. Çünkü maksat kibir değil, hakikatin huzuru olmalıdır.
Doğru sözlü kulun kalbi, çiçek açan bir bahçe gibidir. Münâkaşadan uzak duran, huzuru bulur. Bu sünnet, bizi nefsin azgınlığından koruyan ilahi bir zırhtır ve toplumsal barışın teminatıdır.
📺 Bu İçeriğin Videosunu İzleyin
Görsel anlatım ve sesli tilâvet ile YouTube kanalımızda yayında:
