GÜNÜN AYETİ KERİMESİ
Allâhü Teâlâ buyurdu -meâlen-: “Zünnûn’u (balık sâhibi Yûnus’u) da hatırla! Hani o, öfkelenerek gitmişti de, bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Derken karanlıklar içinde: ‘Senden başka ilâh yoktur! Sen (her türlü noksandan) münezzehsin. Şüphesiz ben zâlimlerden oldum!’ diye nidâ etti. Biz de onun duasını kabul ettik ve onu kederden kurtardık. İşte biz müminleri böyle kurtarırız.” (Enbiyâ Sûresi, 87-88. Ayetler)
وَذَا النُّونِ اِذْ ذَهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادٰى فِي الظُّلُمَاتِ اَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنّ۪ي كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ
فَاسْتَجَبْنَا لَهُۙ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّۜ وَكَذٰلِكَ نُـنْجِي الْمُؤْمِن۪ينَ
Hz. Yunus (a.s.), balığın karnındaki o derin karanlıkta, en çaresiz anında ne yaptı? Bugünün Hadis-i Şerifi’nde tavsiye edilen iki büyük silaha sarıldı: “Lâ ilâhe illâ ente” diyerek Tevhid’e ve “İnnî küntü mine’z-zâlimîn” diyerek İstiğfar’a. Bu samimi yakarış, onu karanlıklardan aydınlığa çıkardı. Rabbimiz, bu duayı yapan her mümini darlıktan kurtaracağını müjdeliyor.
