قَالَ اللهُ تَعَالَى: … لَا تَحْزَنْ إِنَّ اللهَ مَعَنَا فَأَنْزَلَ اللهُ سَكِينَتَهُ عَلَيْهِ وَأَيَّدَهُ بِجُنُودٍ لَمْ تَرَوْهَا… الآية. (سورة التوب
Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu: “O arkadaşı (Ebûbekr-i Sıddîk)’a ‘Mahzun olma, çünkü Allah muhakkak bizimle beraberdir.’ diyordu. Derken Allâhü Teâlâ onun üzerine sekînetini (kalplere sükûnet veren rahmeti)ni indirdi, onu da görmediğiniz ordularla te’yîd buyurdu…” (Tevbe sûresi, âyet 40)
Bu ayet-i kerime, Hicret yolculuğunda Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve Hz. Ebûbekir Sıddîk (r.a.)’ın Sevr Mağarası’ndaki hâllerini anlatır. En zor anlardan birinde, Hz. Ebûbekir’in endişesini gören Resûlullah Efendimiz’in (s.a.v.) “Lâ tahzen, innallâhe meanâ (Mahzun olma, çünkü Allah muhakkak bizimle beraberdir.)” sözü, tüm zamanların müminlerine ışık tutan bir tevekkül ve teslimiyet dersidir.
Akabinde gelen “Allâhü Teâlâ onun üzerine sekînetini indirdi, onu da görmediğiniz ordularla te’yîd buyurdu” ifadesi ise, Allah’a güvenenlere gelen ilahi yardımı ve manevi huzuru müjdelemektedir.
Sadakallâhül’azîm.
Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu: “O arkadaşı (Ebûbekr-i Sıddîk)’a ‘Mahzun olma, çünkü Allah muhakkak bizimle beraberdir.’ diyordu. Derken Allâhü Teâlâ onun üzerine sekînetini (kalplere sükûnet veren rahmeti)ni indirdi, onu da görmediğiniz ordularla te’yîd buyurdu…” (Tevbe sûresi, âyet 40)
Bu ayet-i kerime, Hicret yolculuğunda Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve Hz. Ebûbekir Sıddîk (r.a.)’ın Sevr Mağarası’ndaki hâllerini anlatır. En zor anlardan birinde, Hz. Ebûbekir’in endişesini gören Resûlullah Efendimiz’in (s.a.v.) “Lâ tahzen, innallâhe meanâ (Mahzun olma, çünkü Allah muhakkak bizimle beraberdir.)” sözü, tüm zamanların müminlerine ışık tutan bir tevekkül ve teslimiyet dersidir.
Akabinde gelen “Allâhü Teâlâ onun üzerine sekînetini indirdi, onu da görmediğiniz ordularla te’yîd buyurdu” ifadesi ise, Allah’a güvenenlere gelen ilahi yardımı ve manevi huzuru müjdelemektedir.
Sadakallâhül’azîm.
