İmâm Ahmed bin Hanbel rahimehullah, Ebû Saîd el-Hudrî radıyallâhü anh’ın şöyle dediğini rivayet eder:
“Bir gün kurdun biri, sürüye saldırıp bir koyun kaptı. Çoban, kurdun peşine düşüp yakaladı ve koyunu ondan geri aldı. Bunun üzerine kurt, kuyruğu üzerine oturup çobana:
‘Allah’tan korkmuyor musun? Allâh’ın bana gönderdiği rızkı niçin benden alıyorsun?’ dedi.
Çoban, ‘Hayret yahu! Kurt, kuyruğu üzerine oturmuş, benimle insan gibi konuşuyor.’ dedi.
Kurt dedi ki:
‘Ben, sana bundan daha acayip olan bir şeyi haber vereyim mi? Allâh’ın Resûlü Muhammed sallallâhü aleyhi ve sellem, Medîne’de halkı hakka davet etmektedir.’
Bunun üzerine çoban, sürüsünü önüne katıp Medîne-i Münevvere’ye geldi. Sürüyü şehrin bir kenarına bırakıp Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimizin huzuruna girdi ve vakayı anlattı. Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz de halkı namaza çağırmalarını emretti. Namazdan sonra çobana, ‘Gördüklerini anlat’ buyurdular.
O da anlattı. Sonra Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem de yırtıcı hayvanlar insanlarla konuşmadıkça kıyametin kopmayacağını bildirdiler.”
