Resûl-i Ekrem Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Efendimiz; Müslümanların hem dinlerine, hem dünyalarına âit işlerini öğretirdi. Çünkü Müslümanlık, insanlara hem dünyada, hem âhirette doğru yolu göstermekten ibâret idi. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) vefatından sonra bu işler için bir zatın tayini lazım geldi. Bütün ashâbın en fazîletlisi olan Hazret-i Ebû Bekir’i Resûlüllah’ın halifesi
olmak üzere seçtiler.
Hazret-i Ebû Bekir Resûlullah’ın makamına geçti. Onun vefatında Hazret-i Ömer, ondan sonra Hazret-i Osman, ondan sonra Hazret-i Ali halîfe oldu.
Bunlara Hulefâ-i Râşidîn denilir ki doğru yola giden, adalet ve hakkâniyetle hüküm veren halîfeler demektir. Zamanları 30 seneden ibarettir.
Hulefâ-yı Râşidîn’den sonra Emevî hânedânından 14 kişi hilâfet makamına geçti ve 92 sene hüküm sürdü. Emevîlerden sonra da Resûl-i Ekrem hazretlerinin amcası Hz. Abbas Radıyallâhü anhın torunları halîfe oldular. 524 sene Irak’ta, 264 sene Mısır’da olmak üzere
788 sene halîfelik ettiler. Irak’taki halîfeler 37, Mısır’dakiler 14 kişi idi.
Mısır halîfelerinin sonuncusu olan üçüncü Mütevekkil Alellâh Osmanlı padişahlarından Mısır fâtihi Yavuz Sultan Selim Han’a hilâfeti 1517’de devretti. Böylece Osmanlı padişahları Resûlullah Efendimizin halîfesi oldu.
HİLÂFET
Nisan 26, 2019
