Sultan İkinci Abdülhamid Han, devletin çok büyük sıkıntılar içinde olduğu bir devirde, 31 Ağustos 1876’da tahta çıkmıştı. Bu sıkıntılara karşı tedbirler alarak tahtan indirildiği 27 Nisan 1909 tarihine kadar 33 sene, 3 kıtada hüküm süren Osmanlı Devleti’ni ayakta tuttu. Yabancı devletlerin desteğindeki bazı cemiyetler Sultan İkinci Abdülhamid Han’ı tahtan indirmek üzere İstanbul’da karışıklık çıkarttılar.
İstanbul’da bulunan Birinci Ordu’nun bazı kumandanları, Sultan İkinci Abdülhamid Han’dan vaziyete müdahale edilmesini rica etmişlerdi. Fakat padişah bunu kabul etmemiş ve: “Paşalar! Ben Müslümanların Halîfesiyim! Müslümanı Müslümana kırdıramam!” deyip mukavemet etmedi.
Mebuslar ve âyân (27 Nisan 1909) “Meclis-i Umumî-i Millî” adı altında Ayasofya’daki meclis binasında toplandı. Âyân Reisi Said Paşa başkanlığındaki meclis, Sultan
İkinci Abdülhamid’i hal’ kararı verdi. Hal’i, Abdülhamid Han’a tebliğ edecek heyet kuruldu. Âyândan Ermeni Aram Efendi ile Bahriye Feriki (Tümamiral) Arif Hikmet Paşa ve Draç Mebusu Arnavut Esad Toptanî Paşa ile Selanik Mebusu Yahudi Emanuel Karasu Efendi tebliğ ettiler. Bu heyet arasında bir Ermeni ile bir Yahudi’nin bulunuşu bilhassa Müslümanlar tarafından eseşe karşılanmıştır. Heyetin diğer üyelerinden Arif Hikmet Paşa ile Esad Toptanî Paşa, sultanın yâverliğinden yetişmiş, onun himayesi sayesinde yükselmiş ve birçok lütuflarını görmüş kimselerdi.
Sultan Abdülhamid Han, Çırağan Sarayı’nda oturmasına müsaade edilmesini istemiştir. Ancak, sultanın bu son arzusu yerine getirilmediği gibi Mahmud Şevket Paşa, kimseye danışmaya lüzum görmeden o gece Sultan Abdülhamid Han’ı Sirkeci’den trene bindirip Selanik’e sevk ettirmiştir