Silsile-i Sâdât’ın dokuzuncu halkası olan Hâce Abdülhâlık Gucdüvânî Hazretleri Buhârâ’ya 50 km. mesafede bulunan Gucdüvan kasabasında doğdu. Babası İmam Abdülcemîl, İmâm-ı Mâlik Hazretlerinin torunlarındandır. Zamanının ileri gelenlerinden olup zâhirî ve bâtınî ilimlerde âlim idi. İmam Abdülcemîl Hazretleri Rum
ve Şam beldelerinde meydana gelen hâdiselerden dolayı, ikâmet ettiği Malatya’dan uzak yakın bütün akrabasıyla beraber, Buhârâ’ya geldi ve Gucdüvan’a yerleşti.
İmam Abdülcemîl Hazretleri ile Hızır (a.s.) arasında manevî kardeşlik vardı. Hızır (a.s.) kendisine Hâce Hazretlerinin doğacağını müjdelemiş, ismini de Abdülhâlik koymasını söylemişti. Abdülhâlik Hazretleri ilk ilim tahsilini Buhârâ’da yaptı.
Hâce Abdülhâlık Hazretleri, sıdk ve safâ yoluna, şerîata ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sünnetine tâbî olmaya, nefsine ve hevâsına muhâlefete devam ettiler. Kendilerini başkalarından gizlediler. Hızır (a.s.) kendisini evlatlığa kabul etti ve genç yaşta zikr-i kalbîyi tarif edip devam etmesini emretti. Bu zikir neticesinde idrâkin üstünde fütûhât ve terakkiyât hâsıl oldu. Bu zikr-i hafîyi Hâcegân devam ettirdiler.
Hâce Yûsuf Hemedânî Hazretleri Buhârâ’yı teşrif ettiğinde Hâce Abdülhâlık Hazretleri onun sohbetlerinde bulundu, kendilerinden istifâde ve istifâza etti.
Hâce Yûsuf Hemedânî Hazretleri Horasan’a dönünce Hâce Abdülhâlık Gucdüvânî Hazretleri riyâzatla meşgul oldular, manevî halini başkalarından gizlediler. Velâyet ve kerâmeti öyle bir mertebeye ulaştı ki, beş vakit namazı Mekke’de Mescid-i Haram’da kıldılar.
Şam’a gidip bir sene kadar, halkı hakka davet ve irşad için orada kaldılar. Kendi ismiyle bir hankâh (zâviye) yaptırdılar. Sayılamayacak kadar çok mürîdi oldu.
Hâce Abdülhâlık Gucdüvânî Hazretleri, 575 (M. 1180) senesinde Gucdüvan’da vefat etti.
Vefatlarına “Yâr-ı mahbûb-i Nebiyy-i Müctebâ” ibaresi tarih düşürülmüştür. Kabr-i şerîfleri Gucdüvan’dadır.