MÜSLÜMANLIKTA ÂİLE

MÜSLÜMANLIKTA ÂİLE
Müslümanların arasında bir din kardeşliği vardır. Bu en kuvvetli bağlılıktır. Bu cihetle müslümanlar, hangi ırk ve memlekete mensup olurlarsa olsunlar birbirlerine bağlıdırlar; birbirlerini severler, birbirleri hakkında hayır isterler. Nitekim bir âyet-i kerîmede: “Mü’minler ancak kardeştirler…” (Hucurât Sûresi, âyet 10) buyurulmuştur. Bundan başka müslümanlar arasında nesebden, sütten ve evlilikten meydana gelen akrabalıklar vardır. Bu bakımdan da aralarında riâyet edilmesi dînen lâzım gelen bir takım vazîfeler, haklar ve hükümler vardır.
Dînin ve dünyânın tam ve sağlam olması için evlenmek ve evliliği devâm ettirmek müslümanlıkta mühim vazifedir. Evlenmek -bazen farz bazen de sünnet olarak- dînin yarısını tamamlar.
Bir hadîs-i şerîfte: “Evleniniz, çoğalınız, evlât sâhibi olunuz, çünkü ben kıyâmette sizinle, ümmetlere karşı iftihâr ederim.” buyurulmuştur.
Fakat evliliğin şartlarına riâyet edemeyip kadına zulmedeceği bilinen kimsenin evlenmesi haramdır.
Talâk (boşama), meşrû’ ise de mahzursuz değildir. Şöyle ki: Aile hayâtından beklenilen şeyler husûle gelmediği veyâ iffet, imtizaç bakımından bir fenâlık yüz gösterdiği takdirde talâk, (boşamak) meşrû’dur. Fakat böyle bir zarûret bulunmadıkça talak güzel değildir.
Nitekim bir hadîs-i şerîfte: “Talâk, helâl şeylerin en sevimsizidir.” buyurulmuştur.
Binâenaleyh âile hayâtını sürdürmeğe çalışmalı, lüzumsuz yere ayrılma, boşanma hâdiselerine meydan vermemeli, bunun mes’ûliyetinden kaçınmalıdır.

A T A L A R S Ö Z Ü :
• Arıdan bal almak herkesin kârı değil.
• Eğrinin iki yakası bir araya gelmez.
• Yemişi olmayan ağaca taş atmazlar.
• Çok çalıştım senin için, şimdi oldu benim için.

Scroll to Top